Yeni Yazı >>

Kişisel Satış Stratejisi

Kişisel satış, tutundurma karması elemanlarından (kişisel satış, reklam, satışta tutundurma, duyurum halkla ilişkiler) biridir. Kişisel satış stratejisi, pazarlama karması kararları dikkate alınarak oluşturulur. Kişisel satışın mal, fiyat, dağıtım ve diğer tutundurma stratejileri için ayrı ayrı dikkate alınması gerekir. Geçmişte, satış elemanı ve satış yöneticilerinin mal planlama ve geliştirme kararlarında rolleri sınırlıydı. Gelişen pazarlama kavramı doğrultusunda arzulanan mal özellikleri ve faydalarının …

Devamını Oku »

Satış Evreleri

Satış geçmişten bugüne başlıca dört evreden geçmiştir. Söz konusu evreler; üretim, satış, pazarlama ve ortak hareket (ilişkisel) evreleridir. Bu evrelerin her birinde, satış elemanının rolü farklı olmakta ve bu yüzden, her evrede satış elemanları etkili olabilmek için farklı faaliyetlerle ilgilenmekte ve değişik bilgi, beceri ve kabiliyete ihtiyaç duymaktadır. Satış yönetiminin doğası da, kişisel satıştaki bu değişiklikten dolayı, farklılık göstermektedir. Üretim …

Devamını Oku »

Satış Yönetimi, Kişisel Satış ve Satış Görevi

Satış yönetimi, kişisel satış ve satış görevi birbirine bağlı üç kavramdır. Satış yönetimi, kişisel satışı yönetip satışla sonuca ulaşır. Satış yöneticisi, satış ve satış elemanı problemlerini çok iyi bilmek ve önerilerde bulunarak çözüm üretmek zorundadır. Satış yöneticisi için en önemli iş, servis ve geliştirici satışı birbirinden ayırmaktır. Servis satışı, potansiyel müşterilerin karar almalarına yardım eden satıştır. Geliştirici satış ise, müşterinin …

Devamını Oku »

İş Sözleşmesinin Son Bulmasının Sonuçları

İş sözleşmesinin sona ermesi taraflar açısından bazı sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Ortaya çıkan sonuçlardan en önemlisi kıdem tazminatıdır. Bir diğer sonuç ise, çalışma belgesinin verilmesidir. Kıdem Tazminatı Kıdem tazminatı uygulaması, Türk İş Hukukuna ilk defa 1936 tarihli 3008 sayılı İK. ile girmiştir. Çeşitli değişikliklere uğramakla birlikte hâlâ Kanunda varlığını devam ettirmektedir. Kıdem tazminatını, işçinin iş sözleşmesinin sona eriş biçimine bağlı olarak …

Devamını Oku »

İş İlişkisinde Derhal Fesih

Derhal fesih, işçi açısından İK. m. 24′te, işveren açısından da m. 25′te düzenlenmiştir. Süreli fesih, sadece süresi belirsiz olan iş sözleşmelerinde yapılabilirken; derhal fesih, hem süresi belirli olan hem de süresi belirsiz olan iş sözleşmelerinde yapılabilmektedir. İşçi açısından İK. m. 24, işveren açısından İK. m. 25′de düzenlenmiş olan sebeplerden biri ortaya çıktığında, işçi veya işveren iş sözleşmesini feshedip etmemekte serbesttir. …

Devamını Oku »

İş İlişkisinde Süreli Fesih

Süreli fesih, İK. m. 17′de düzenlenmiştir. Sadece belirsiz süreli iş sözleşmeleri süreli fesih ile sona erdirilebilir. İşçilerin, işyerindeki çalışma süreleri ile orantılı olarak iş sözleşmesi feshedildikten sonra belli bir süre daha çalışmalarını öngören sona erme şeklidir. İş sözleşmesinin feshinden önce durumun karşı tarafa bildirilmesi gereklidir (İK. m. 17/I). Fesih bildirimi, tek taraflı bir irade beyanıdır. Karşı tarafın bunu kabul etmesine …

Devamını Oku »

İş İlişkisinin Genel Sebeplerle Sona Ermesi

İş sözleşmesinin, Borçlar Kanununda gösterilen ve iş hukukuna özgü olmayan bazı sebeplerle sona ermesine genel sebeplerle sona erme adı verilmektedir. İş sözleşmeleri, her zaman BK. ‘da düzenlenmiş olan bu sebeplerle sona erdirilebilir   İş Sözleşmesinin Hükümsüzlüğü İş sözleşmesinin BK. ‘da öngörülen ve sözleşmenin hüküm ifade etmesi için gerekli olan geçerlilik koşullarına sahip olması gereklidir. İş sözleşmesinin yapılması sırasındaki eksiklikler veya …

Devamını Oku »

İş İlişkisinin Özürlüler, Eski Hükümlüler ve Terör Mağdurları Yönünden Düzenlenmesi

Özürlü, eski hükümlü ve terör mağdurlarının çalışma yaşamında korunmasını öngören hukuki düzenlemeleri daha iyi kavrayabilmek için, önce iş ilişkisinin bu kişiler yönünden neden düzenlenmesi gerektiği üzerinde duralım. Özürlüleri, Eski Hükümlüleri ve Terör Mağdurlarını Koruma Gereği Anayasa’nın 48 inci maddesinde yer alan, “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir” hükmü uyarınca bir işveren bir iş sözleşmesi yapmaya zorlanamaz. Ancak; kanun …

Devamını Oku »

İş İlişkisinin Kadınlar Yönünden Düzenlenmesi

Kadın işgücü tarihin hemen her döneminde, çeşitli statüler altında ekonomik faaliyetler içinde yer almıştır. Ancak kadınlar, Sanayi Devrimi’nin kendine özgü koşulları altında, çalışma yaşamına ilk kez işçi statüsü ile girmişlerdir. Sanayiin sürekli gelişip, yaygınlaşması ile XX. yüzyılda yaşanılan teknik, ekonomik, demografik, hukuki, kültürel, siyasal nitelikte pek çok oluşum ve değişim, kadın işgücünün çalışma yaşamı içindeki yerini pekiştirip, sayılarını çoğaltmıştır. Kadınların …

Devamını Oku »

İş İlişkisinin Çocuk ve Genç İşçiler Yönünden Düzenlenmesi

İnsan yaşamında çocukluk ve gençlik dönemleri, fiziksel ve düşünsel gelişme sürecinin henüz tamamlanmadığı evreleri ifade eder. Bu nedenle çalışma yaşamının yetişkinler göz önünde tutularak düzenlenmiş olan koşulları, örneğin; bedensel güç ve üstünlüğe dayalı, çok yorucu, tek düze, hızlı tempolu çalışma ortamları bu sürecin sağlıklı biçimde tamamlanmasını engelleyebilir. Bazen çalışma koşulları, eğitim ve öğrenimlerini çalışarak sürdürmek durumunda olan çocukların eğitim sürecini …

Devamını Oku »