Yeni Yazı >>
Home / + 1. Mağaza merkez Yönetimi / İş İlişkisinde Çalışma Süresi

İş İlişkisinde Çalışma Süresi

4857 sayılı İş Kanunu’nda “çalışma süresi”nden söz edilmekle birlikte, çalışma süresi kavramının içeriği Kanunda düzenlenmemiştir. İş Kanunu m. 63′e dayanılarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılan “İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği”nde (R. G. , T. 6. 4. 2004, S. 25425) çalışma süresi, işçinin çalıştırıldığı işte geçirdiği süre olarak ifade edilmiştir. Ayrıca, İK. m. 66/I’de yazılı sürelerin de çalışma süresinden sayılacağı düzenlenmiştir (Çal. Sür. Yön. m. 3/I).

Haftalık ve Günlük Çalışma Süresi

İK. ‘ya göre haftalık çalışma süresi, en çok kırk beş saattir (m. 63/I). Kanundaki bu hüküm, nispi emredici norm niteliğindedir. Haftalık çalışma süresi, bu sürenin üzerine çıkamaz, fakat iş sözleşmesi ya da toplu iş sözleşmeleri ile her zaman bu sürenin altına indirilmesi mümkündür. Aksi kararlaştırılmamışsa, bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacaktır (İK. m. 63/I). Hafta içinde kaç gün çalışıldığına bağlı olarak günlük çalışma süresine ulaşılmaktadır. Hafta içinde altı gün çalışılıyorsa günlük çalışma süresi yedi buçuk saat, hafta içinde beş gün çalışılıyorsa günlük çalışma süresi dokuz saat olacaktır. Haftanın iş günlerinden birinde kısmen çalışılan işyerlerinde, bu süre haftalık çalışma süresinden düşüldükten sonra, çalışılan süre çalışılan gün sayısına bölünerek günlük çalışma süreleri belirlenecektir (Çal. Sür. Yön. m. 4/II). Mesela; bir işyerinde Cumartesi günü beş saat çalışma yapılıyorsa, haftalık çalışma süresi olan kırk beş saatten beş saat indirildikten sonra geri kalan kırk saat beş güne bölündüğünde günlük çalışma süresi olarak sekiz saate ulaşılmaktadır. Sonuç olarak, günlük çalışma süresi yedi buçuk saat ile dokuz saat arasında değişen bir süre olarak karşımıza çıkmaktadır. Günlük çalışma süresinin başlangıç ve bitiş saatleri işyerlerinde işçilere duyurulacaktır. İşin niteliğine göre işin başlama ve bitiş saatleri işçiler için farklı şekilde düzenlenebilir (İK. m. 67).

İK. ‘da, tarafların yazılı anlaşması ile haftalık normal çalışma süresinin işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde on bir saati aşmamak üzere farklı şekilde dağıtılabileceği düzenlenmiştir. Böyle bir durumda, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamayacaktır. Denkleştirme süresi, toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar arttırılabilir (İK. m. 63/II). Bu şekilde, yoğunlaştırılmış iş haftalarına imkân tanınmaktadır. Kanundaki bu madde ile çalışma hayatımıza “denkleştirme modeli” de girmektedir. Bu şekilde yoğunlaştırılmış iş haftası veya haftalarından sonraki dönemde işçinin daha az sürelerle çalıştırılması suretiyle, toplam çalışma süresi, çalışması gereken toplam normal süreyi geçmeyecek şekilde denkleştirilmektedir. İşçi, haftanın belirli günlerinde yoğun çalışmasının karşılığında diğer günlerini dinlenerek veya normal çalışma süresinden az çalışarak geçirebilmesi mümkün olmaktadır. Bu şekilde, çalışma hayatının esnekleştirilmesine yönelik düzenlemelere İK. ‘da yer verilmiş olmaktadır. Denkleştirme süresi, iki ay için uygulanacak olmakla birlikte toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar uzatılabilecektir. Denkleştirme dönemi içinde günlük ve haftalık çalışma süreleri ile denkleştirme süresi uygulamasının başlangıç ve bitiş tarihleri işveren tarafından belirlenecektir (Çal. Sür. Yön. m. 5/son).

Bazı işlerde çalışan işçilerin günlük çalışma süresi, sağlık kuralları bakımından günde yedi buçuk saat ve diğer bazı işlerde çalışanlar için ise yedi buçuk saatten daha az bir süreyle sınırlıdır. Sağlık kuralları bakımında günde yedi buçuk saat ve daha az çalışılması gereken işler, İK. m. 63/V’e dayanılarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının ortaklaşa hazırladığı “Sağlık Kuralları Bakımından Günde Ancak Yedi buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik”te düzenlenmiştir (R. G. , T. 15. 4. 2004, S. 25343).

 

Haftada beş gün çalışılan bir işyerinin işvereni, günde dört saat çalışması gereken bir işte çalışan işçiden kalan dört saatlik süreyi başka bir işte çalışarak doldurmasını isteyebilir mi?

Dönemsel Çalışma Süreleri

Bazı işlerin nitelikleri gereğince çalışma süresinin haftalık çalışma günlerine bölünmesi mümkün değildir. Karayolları, demiryolları, deniz, göl ve akarsularda hareket halindeki taşıtlarda yapılan ve Deniz İş Kanununa tabi olmayan taşıma işlerinde haftalık çalışma süresinin çalışma günlerine bölünmesi yoluyla günlük çalışma süresine ulaşılmasına imkan bulunmamaktadır. İK. m. 76/I’e dayanılarak “Haftalık İş Sürelerine Bölünemeyen Çalışma Süreleri Yönetmeliği” Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılmıştır. (R. G. , T. 6. 4. 2004, S. 25425). Çalışma dönemi, işin niteliğine göre, en çok altı ayı geçmemek üzere işveren tarafından belirlenecektir (HİGBÇS. Yön. m. 4). Bir çalışma dönemindeki çalışma süresi, bu dönem içindeki hafta sayısının, haftalık çalışma süresiyle çarpımı sonunda bulunan miktarı aşamayacaktır.

Çalışma süresinin haftalara tam bölünemediği hallerde, çalışma süresi iş günü üzerinden ve her iş günü yedi buçuk saatlik iş süresi olarak kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılacaktır. Bir çalışma dönemi içindeki haftalık iş süresi kırk beş saatten az ya da çok olarak belirlenebilir. Ancak, kararlaştırılan çalışma dönemindeki çalışma süresinin bir iş haftasına düşen ortalaması kırk beş saati geçemeyecektir (HİGBÇS. Yön. m. 5/I, II, III). Bu işlerde günlük çalışma süresi on bir saati, gece çalışma süresi yedi buçuk saati, profesyonel ve ağır vasıta ehliyeti ile taşıt kullananların günlük çalışma süresi de dokuz saati geçemeyecektir (HİGBÇS. Yön. m. 6/a).

Mutlaka Okumalısın!  Reklam Yönetimi

Telâfi Çalışması

İK. m. 64′e göre, işyerinde işin zorunlu nedenlerle durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer sebeplerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da işçinin isteği ile kendisine izin verilmesi hallerinde, işveren iki ay içinde çalışılmayan süreler için işçiye telâfi çalışması yaptırabilecektir. Bu çalışmalar, fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma sayılmayacaktır (İK. m. 64/I). Kanun, telâfi çalışmaları konusunda süre sınırlaması getirmiştir. Buna göre, telâfi çalışmaları, günlük en çok çalışma süresini yani on bir saati aşmamak koşulu ile günde üç saatten fazla olamaz ve tatil günlerinde telâfi çalışması yaptırılamaz (İK. m. 64/II).

Kısa Çalışma Süresi

Genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerini geçici olarak en az üçte bir oranında azaltan veya işyerinde faaliyeti tamamen veya kısmen geçici olarak durduran işveren, durumu hemen gerekçeleri ile birlikte Türkiye İş Kurumuna, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya bir yazı ile bildirir. Talebin uygunluğunun tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılacaktır (İK. m. 65/I; Kısa Çal. Yön. m. 4). Kanunda, işyerinde haftalık çalışma sürelerini geçici olarak önemli ölçüde azaltan veya işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durdurma sebebi olarak genel ekonomik kriz ve zorlayıcı sebepler gösterilmiştir. Yalnız, genel ekonomik sebepler çok genel bir durumu ifade etmektedir. Bu konuyu değerlendirme yetkisi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına verilmiştir. Bu konuyla ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İK. m. 65/I’e dayanarak “Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneğine İlişkin Yönetmeliği” çıkarmıştır (R. G. , T. 31. 3. 2004, S. 25419).

Yukarıda ifade ettiğimiz sebeplerle, işyerinde geçici olarak en az dört hafta işin durması veya kısa çalışma hallerinde işçilere çalıştırılmadıkları süre için işsizlik sigortasından kısa çalışma ödeneği ödenecektir. Kısa çalışma süresi, zorlayıcı sebebin devamı süresini ve herhalde üç ayı aşamayacaktır. İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, çalışma süreleri ve işsizlik sigortası primi ödeme gün sayısı bakımından işsizlik ödeneğine hak kazanma şartlarının yerine getirilmesi gereklidir. Günlük kısa çalışma ödeneğinin miktarı, işsizlik ödeneğinin miktarı kadardır. Bu miktar sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama net kazancının yüzde ellisidir. Ancak, bu miktar, onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin net halini geçemeyecektir (Kısa Çal. Yön. m. 10/I). Zorlayıcı sebeplerle işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durması halinde, işsizlik ödeneği ödemeleri İK. m. 24/III ve m. 40′da öngörülen bir haftadan sonra başlayacaktır (İK. m. 65/II, III, IV).

İşçinin kısa çalışma ödeneği aldığı süre içinde hastalık ve analık sigortasına ait primler İşsizlik Sigortası Fonu tarafından üçte ikisi oranında Sosyal Sigortalar Kurumuna aktarılır. Bu primler, sigorta primlerinin hesabında esas alınan en alt kazanç sınırı üzerinden hesaplanacaktır. İşçi, işsizlik ödeneğinden yararlanma süresini doldurmadan tekrar işe başlar ve işsizlik sigortasından yararlanmak için 4447 sayılı Kanun’un öngördüğü koşullar gerçekleşmeden işsiz kalacak olursa, kısa çalışma ödeneği aldığı süre çıkarıldıktan sonra, daha önce hak ettiği işsizlik ödeneği süresini dolduruncaya kadar işsizlik ödeneğinden yararlanacaktır (İK. m. 65/V). Kısa çalışma ödeneğinin ödeme süresi içinde ödenmesi gereken geçici iş göremezlik ödeneğinin miktarı kısa çalışma ödeneğinin miktarından fazla olamayacaktır. Geçici iş göremezlik ödeneğinin ödendiği dönemde, bu maddede öngörülen hastalık ve analık sigortası primi ödenmeyecektir (İK. m. 65/son).

Çalışma Süresinden Sayılan Durumlar

İK. m. 66/I’e göre, maddede düzenlenmiş olan süreler işçilerin günlük çalışma sürelerinden sayılacaktır.

Çalışma Yerlerine Ulaşma ve Buradan Çıkışlarda Geçen Süre

Madenlerde, taş ocaklarında yahut her ne çeşit olursa olsun yeraltında ve su altında çalışılacak işlerde işçilerin kuyulara, dehlizlere veya asıl çalışma yerlerine inmeleri veya girmeleri ve bu yerlerden çıkmaları için gereken süreler işçilerin günlük çalışma süresinden sayılır (İK. m. 66/I, a). Bu işlerde, işin niteliği gereği işin yapıldığı yere ulaşıncaya ve iş bittikten sonra geri çıkıncaya kadar bir süre geçmektedir. Bu süre içinde işçi, fiilen çalışmamakla birlikte emeğini işverene tahsis etmiştir.

Başka Bir Yerde Çalıştırılmak Üzere Gönderilen İşçinin Yolda Geçirdiği Süreler

İşçilerin, işveren tarafından işyerlerinden başka bir yerde çalıştırılmak üzere gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler işçilerin günlük çalışma süresinden sayılır (İK. m. 66/I, b). İşin niteliğinden ve yürütüm koşullarından kaynaklanan bu gibi durumlarda, işçinin işi bir yere giderek yapması söz konusu olabilir. İlaç fabrikasının temsilciliğini yapan işçinin doktorları ziyaret ederken yolda geçirdiği süreler günlük çalışma süresinden sayılır.

Mutlaka Okumalısın!  Ürünlerle İlgili Çeşitli Stratejik Kararlar

İşçinin İşe Hazır Beklediği Süreler

İşçinin, işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde beklemekle birlikte, çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler işçinin günlük çalışma süresinden sayılır (İK. m. 66/I, c). İşçinin fiilen çalıştığı zamanın dışında işverenin buyruğuna hazır olarak beklediği zamanlar da günlük çalışma süresinden sayılmaktadır. Makam şoförünün fiilen çalıştığı zamanın dışında çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler onun açısından günlük çalışma süresinden sayılır. Burada buyruğa hazır bir halde beklemenin ölçütü, “gönlünce hareket etme olanağına sahip olmamak ve her an işverenin işgücünü talep edebilmesi” şeklinde anlaşılmalıdır.

İşçinin Asıl İşini Yapmaksızın Geçirdiği Süreler

İşçinin, işveren tarafından başka bir yere gönderilmesi veya işverenin evinde veya bürosunda yahut işverenle ilgili herhangi bir yerde meşgul edilmesi suretiyle asıl işini yapmaksızın geçirdiği süreler işçinin günlük çalışma süresinden sayılır (İK. m. 66/I, d). İşyerinde çalışan işçiler, zaman zaman işverenin özel işleriyle görevlendirilmektedirler. Bu süreler içinde işçi, asıl işini yapmamakla birlikte işveren tarafından verilen bir işi yerine getirmektedir. Bu sebeple, bu süreler işçinin günlük çalışma süresinden sayılmaktadır. Mesela, işyeri bahçesinin bakımı için işe alınan bahçıvan, işveren tarafından evinin bahçesinin bakımına gönderilmesi halinde işçi işyerinde yapmakla yükümlü olduğu asıl işi yapmamakla birlikte, bu süreler onun günlük çalışma süresinden sayılmaktadır.

Kadın İşçilerin Emzirme Süresi

Emzikli kadın işçilerin, çocuklarına süt vermeleri için belirtilen süreler günlük çalışma sürelerinden sayılır (İK. m. 66/I, e). İK. m. 74/son’a göre, kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler. İK. m. 66/I’de şimdiye kadar incelediğimiz günlük çalışma süresinden sayılan zamanlar işle ilgili olmasına rağmen, bu hüküm tamamen kadın işçileri korumaya yönelik, Kanunun koruyucu yapısından kaynaklanan bir hüküm olarak karşımıza çıkmaktadır.

İşçilerin İşyerine Götürülüp Getirilmeleri Sırasında Yolda Geçen Süreler

Demiryolları, karayolları ve köprülerin yapılması, korunması ya da onarım ve tadili gibi, işçilerin yerleşim yerlerinden uzak bir mesafede bulunan işyerlerine hep birlikte getirilip götürülmeleri gereken her türlü işlerde, bunların toplu ve düzenli bir şekilde götürülüp getirilmeleri sırasında yolda geçen süreler işçinin günlük çalışma süresinden sayılır (İK. m. 66/I, f). Ancak, işin niteliğinden kaynaklanmayıp da işveren tarafından sosyal yardım amacıyla işyerine getirilip götürülmeler sırasında araçlarda geçen zaman günlük çalışma süresinden sayılmayacaktır (İK. m. 66/II). İşin niteliğinden kaynaklanan sebeplerle işçilerin işi yaptıkları yer, yerleşim yerlerinden uzak olması halinde yolda geçirdikleri süreler günlük çalışma sürelerinden sayılmaktadır. Mesela; Eskişehir Ankara karayolunun, Eskişehir kısmında on beşinci kilometrede meydana gelen bozukluğunun onarılması için Eskişehir’den yola çıkan ekibin, arızanın olduğu yere varması ve geri dönmesi sırasında yolda geçen süreler işçilerin günlük çalışma süresinden sayılmaktadır. Ancak, işin niteliğinden kaynaklanmayıp da işverenin işçilere kolaylık sağlamak amacıyla sağladığı servis hizmetinde, işçilerin yolda geçirdikleri süreler günlük çalışma süresinden sayılmayacaktır.

 

Kadın işçilere yönelik hukuki düzenlemeler, bu kitabın 6 ncı ünitesinde daha kapsamlı şekilde yer almaktadır.

Ara Dinlenmesi

İK. ‘ya göre, günlük çalışma süresi içinde işçilere ara dinlenmesi verilmesi zorunludur. Ara dinlenmesi, günlük çalışma süresinin ortalama bir zamanında o yerin gelenekleri ve işin gerekleri göz önüne alınarak verilir.
Ara dinlenme süreleri;
i. Dört saat ve daha kısa süreli işlerde on beş dakika,
ii. Dört saatten fazla ve yedi buçuk saate kadar (yedi buçuk saat dahil) süreli işlerde yarım saat,
iii. Yedi buçuk saatten fazla süreli işlerde bir saattir (İK. m. 68/I).

Bu süreler asgari olup aralıksız verilmesi gereklidir. Ancak, bu sürelerin iklim, mevsim, o yerdeki gelenekler ve işin niteliği göz önünde tutularak sözleşmeler ile aralı olarak kullandırılması da mümkündür. Ara dinlenmeler, bir işyerindeki işçilere aynı veya değişik saatlerde kullandırılabilir. Ara dinlenmeler, günlük çalışma süresinden sayılmaz (İK. m. 68/II, III, IV, V).

Gece Çalışması

Günlük çalışma sürelerine ilişkin olarak İK. m. 63′de getirilen sınırlamalar sadece işçiler için olup, işyerlerinin yirmi dört saat açık kalması mümkündür. Böyle bir durumda çalışmanın bir kısmının geceye rastlaması kaçınılmazdır.

İK. ‘ya göre çalışma hayatında gece, en geç saat 20. 00′de başlayarak en erken sabah saat 06. 00′ya kadar geçen ve herhalde en fazla on bir saat süren dönemdir (İK. m. 69/I). Bazı işlerin niteliğine ve gereğine göre ya da yurdun bazı bölgelerinin özellikleri bakımından, çalışma hayatına ilişkin “gece” başlangıcının daha geriye alınması veya yaz ve kış saatlerinin ayarlanması yahut gün döneminin başlama ve bitme saatlerinin belirtilmesi suretiyle birinci fıkradaki hükmün uygulama şekillerini tespit etmek ya da bazı gece çalışmalarına herhangi bir oranda fazla ücret ödenmesi usulünü koymak veyahut gece işletilmelerinde ekonomik zorunluluk bulunmayan işyerlerinde işçilerin gece çalışmalarını yasaklamak üzere yönetmelikler çıkartılabilecektir (İK. m. 69/II).

Mutlaka Okumalısın!  İş İlişkisinde Derhal Fesih

Çalışmanın belirli bir bölümünün gece sayılan döneme belirli bir bölümünün gündüz sayılan döneme denk gelmesi halinde işin gece çalışması mı gündüz çalışması mı sayılacağı konusu önem taşımaktadır. Böyle bir durumda, çalışma süresinin yarısından çoğu hangi gün dönemine denk geliyorsa o döneme ait hükümlerin uygulanması yerinde olacaktır. Gece ve gündüz dönemine rastlayan çalışma sürelerinin eşitliği halinde, işçi sağlığını koruyucu hükümler göz önüne alınarak ve işçi yararına yorum ilkesi gereğince yapılan çalışmanın gece çalışması sayılması uygun olacaktır.

İşçilerin gece çalışmaları yedi buçuk saati geçemez (İK. m. 69/III). Gece sayılan dönem içinde genel sebeplerle fazla çalışma yapılamaz (İK. m. 41/VI). Gece çalıştırılacak işçilerden işe başlamadan önce sağlık durumlarının gece çalışmasına uygun olduğuna dair sağlık raporunun alınması gereklidir. Gece çalıştırılan işçiler, en geç iki yılda bir defa işveren tarafından periyodik sağlık kontrolünden geçirilmektedirler. İşveren, işçilerinin sağlık kontrollerinin masraflarını karşılar (İK. m. 69/IV). Gece çalışması sebebiyle sağlığının bozulduğunu raporla belgeleyen işçiye işveren, mümkünse gündüz postasında durumuna uygun bir iş verecektir (İK. m. 69/V). İşveren, gece postalarında çalıştırılacak işçilerin listelerini ve bu işçiler için işe başlamadan önce alınan ve periyodik sağlık raporlarının bir nüshasını ilgili bölge müdürlüğüne vermekle yükümlü bulunmaktadır (İK. m. 69/VI).

 

Gece çalışması konusunda daha geniş bilgiyi “SARAÇEL, N. (1987). Gece Çalışması ve Türk İş Hukukunda Gece Çalışmasının Düzenlenmesi, Eskişehir: Anadolu Üniversitesi, İİBF. Yayınları, No: 44″ adlı kitapta bulabilirsiniz.

Postaların Düzenlenmesi

Gece ve gündüz çalıştırılan ve nöbetleşe işçi postaları kullanılan işlerde, bir hafta gece çalıştırılan işçiler bir sonraki hafta gündüz postasında çalıştırılmalıdır. Ancak, gece ve gündüz postalarında iki haftalık nöbetleşme esası da uygulanabilir (İK. m. 69/VII). Postası değiştirilecek işçinin kesintisiz olarak en az on bir saat dinlendirilmesi gereklidir. İşçi, bu süre kadar dinlendirilmeden diğer postada çalıştırılamaz (İK. m. 69/son).

Gece Çalıştırma Yasağı

Sanayiye ait işlerde on sekiz yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçilerin gece çalıştırılması yasaktır (İK. m. 73/I). Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından onsekiz yaşını doldurmuş kadın işçilerin gece postalarında çalıştırılmasına ilişkin “Kadın işçilerin Gece Postalarında Çalıştırılma Koşulları Hakkında Yönetmelik” İK. m. 73′e dayanılarak çıkarılmıştır (R. G. , T. 9. 8. 2004. S. 25548).

 

Onsekiz yaşını doldurmuş kadın işçilerin gece postalarında çalıştırılması ile ilgili ayrıntılı bilgiler kitabınızda Ünite 6′da verilecektir.

Hazırlama, Tamamlama ve Temizleme İşleri

İşyerinde yapılan işin çalışma koşullarına uygun bir şekilde devam ettirilebilmesi için çalışma sürelerinden önce ve sonra bazı hazırlıkların yapılması gerekebilir. Bu hazırlıklar, ayrı bir işçi grubu ile de yapılabilir, işyerinde çalışan işçilerle de yapılabilir. Bu işleri yerine getirmek üzere ayrı bir ekip oluşturulduysa, bu ekipte yer alan işçilere İK. hükümleri uygulanacaktır. Ancak, bu durumda İK. m. 70 anlamında hazırlama, tamamlama ve temizleme işi söz konusu değildir. İK. ‘da düzenlenen hazırlama, tamamlama ve temizleme işleri, işverenin asıl işçilerine yürüttükleri esas işlere ek olarak yaptırılan hazırlama, tamamlama ve temizleme işleridir (İK. m. 70). Hazırlama, tamamlama ve temizleme işlerinin asıl işe ilişkin günlük çalışma sürelerinden önce veya sonra yaptırılması, teknik bir zorunluluk bulunmasına, bu işlerin asıl işin yürütümü sırasında yapılmasının sağlık ve güvenlik açısından sakıncalı olmasına bağlıdır. İK. m. 70′e dayanarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından “Hazırlama, Tamamlama ve Temizleme İşleri Yönetmeliği” çıkarılmıştır (R. G. , T. 28. 4. 2004, S. 25446).

Yönetmeliğe göre, asıl işe ilişkin günlük çalışma sürelerinden önce veya bitme saatlerinden sonra, hazırlama, tamamlama ve temizleme işlerini yapacak olan işçiler, bu işlerde en çok iki saat daha çalıştırılabilirler (HTTİ. Yön. m. 5). İşçiler, işyerinde yürütülen asıl işin bitmesinden sonra hazırlama, tamamlama ve temizleme işlerini yapacaklarsa, bu işlere başlamadan önce yarım saatten az olmamak üzere, bir dinlenme izni verilmelidir (HTTİ. Yön. m. 10/I).

Bir işyerinde, hazırlama, tamamlama ve temizleme işlerini de yapan işçilere, bu işlerde geçirdikleri sürenin her bir saati için ödenecek ücret, o işyerindeki asıl işlerine ait normal çalışma ücretinin saat başına düşen tutarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenecektir (HTTİ. Yön. m. 15).