Her şey yolundayken, herkes hayatından memnunken ve bütün ilişkiler iyi giderken, insan ilişkileri ve iletişim konusunda pek sorun yaşanmaz. Fakat eleştirildiğimizde, biri bize bağırdığında, yapmadığımız bir şey için suçlandığımızda, her hangi bir nedenden ötürü bekletildiğimizde, sözümüzü kestikleri zaman doğal olarak canımız sıkılır. İşte bu tür sorunlar yaşadığımızda, göstereceğimiz tepkiler genellikle, ya saldırganlık ya itaatkâr ya da kendini kabul ettirme olarak adlandırdığımız üç değişik davranış biçiminde ortaya çıkmaktadır. Kendimizi savunduğu muzda itaatkâr, karşı hücuma geçtiğimizde ise saldırgan oluruz, oysa daha doğru olan üçüncü bir yol ise kendini kabul ettirmedir.
İnsanlar genellikle ya kendilerini savunma ihtiyacı duyarlar örneğin, “Benim hatam değildi. Ben elimden geleni yapıyordum, suçlu, karşıdan gelen arabadaydı” ya da karşı saldırıya geçerler örneğin, “Sen kendini kusursuz mu görüyorsun? Senin de neler yaptığını bilmiyor muyuz sanki?”gibi. İtaatkârlık, ihtiyaçlarımızın ve isteklerimizin başkaları tarafından, önemsiz görüleceği inancına dayanır. Başkalarının ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırken, kendimizinkileri bastırmak, bu arada uzun uzun açıklamalarda bulunarak kendini savunmak tipik bir itaatkâr davranış örneğidir.
İtaatkâr davranışta öne çıkan özellikleri şu şekilde açıklayabiliriz:
– Haklarını başkalarının hiç önemsemeyeceği şekilde savunmak.
– Düşünce, duygu ve inançlarımızı özür diler gibi, korkarak kendimizi geriye çekerek ifade etmek.
– Duygu ve düşüncelerimizi bir arada dile getirmeyi başaramamak.
Saldırgan davranış ise başkalarını küçümseyerek değer kazanma ve başkalarını aşağılama anlamına gelir. Kendi düşüncelerimizin başkalarınınkinden daha önemli olduğu inancına dayanır. İlişki ve iletişimlerde saldırgan davranış, başkaları ya da dış etkenleri suçlamakla, başkalarını hor görüp, düşmanca davranmak la, patronvari tutum ve davranışlarla kendini belli eder. Kendi haklarımızı, başkalarının haklarına tecavüz etmeyecek biçimde savunmak ise kendini kabul ettirmenin yoludur.
Hiç kimse her zaman saldırgan, itaatkâr ya da kendini kabul ettirecek şekilde davranmaz. Davranışlar bu üçü arasında değişir ve bir çatışma durumunda kendini kabul ettirecek şekilde davranmaktan çok, saldırgan ya da itaatkâr davranma olasılığı daha fazladır. Bu durum ise kendimize duyduğumuz saygı ile yani, kendimizi ne kadar değerli gördüğümüz, yeterince sevilip, sevilmediğimiz, başarılı bir kişi olup, olmadığımız ve kendimize ne kadar inandığımızla doğru orantılıdır. Kendimize saygımız az ise, bir anlaşmazlık çıktığında kaygılanırız. Söz konusu durum ve insanlar nedeniyle güvensizlik duyar, tehdit edildiğimiz duygusuna kapılırız. Tehdit edildiğimizi hissettiğimizde de ya saldırganlaşırız ya da savunmaya geçeriz.
Toplumumuzda, maço tavırlı, saldırgan kişilerin çoğu kez amaçlarına ulaşma da başarılı olduklarını görüyoruz. Başkalarını aşağılayarak, bağırıp, çağırarak, gözdağı vererek amaçlarına eriştiklerini görüyoruz. Bu tür kişilere göre alttan almak, yani itaatkâr bir davranış sergilemek, zayıflıktır bu da erkekliğe yakışmaz. Dolayısıyla, saldırgan davranış, kişilere, başkalarından daha güçlü olduğu duygusunu verir. Ayrıca bu davranış, öfke, engellenme gibi kötü duygulardan da hemen kurtulmamıza yani bir anlamda içimizi boşaltmamıza yardım eder. Gerçi bu tür bir boşalımın sonucunda çoğu kez amaca ulaşılmaz. Zaten önemli olan da amaca ulaşmak değil, öfkenin boşaltılmasıdır.
İtaatkâr davranış ise, anlaşmazlıklardan kaçınma yoluyla kişinin kendini tehlikelerden korunmasına yardımcı olur. Bu davranış türü, suçluluk duymaktan, başkalarının aşağılamasından ya da onları üzmekten kaçınmamıza da yardım eder. Kendini kabul ettirme davranışının kişiye sağladığı yararlar da hiç az değildir. Herşeyden önce bu davranış türü, kişinin kendisine olan saygısını artırır ve başkalarıyla doğru, etkin iletişim kurma olanağı sağlar. Kendini başkalarına kabul ettirecek şekilde davranmanın üstünlüklerini şu şekilde açıklayabiliriz:
– Daha iyi ilişkiler: Bu yöndeki tutumumuzu zamanla çevremizdekilere de aşılamış oluruz. Böylece insanlarla çok daha iyi ilişkiler geliştirilebilir.
– Daha fazla kendine güven: Övünme(saldırganlık) ve umutsuzluk (itaatkârlık) olasılığını azaltarak, kendimize karşı saygımızı güçlendiririz.
– Daha fazla başkalarına güven: Başkalarını daha aşağı (saldırganlık) ya da daha üstün görmek (itaatkârlık) yerine, onların yetenek ve kapasitelerini daha iyi bir biçimde tanırız.
– Sorumluluk duygusunda artış: Başkalarını suçlamak (saldırganlık) ya da sürekli özür dilemek (itaatkârlık) yerine, kendi isteklerimiz, düşüncelerimiz, ihtiyaçlarımızla ilgili sorumluluklar alırız.
– Kendi kendimizi yönlendirebilme: Dış etkenler, diğer insanlar ya da içimiz deki tanıyamadığımız gizli duygular tarafından kontrol edilmektense, davranışlarımızı, kendi düşünce ve duygularımıza göre yönlendirebiliriz.
– Zaman ve enerji tasarrufu: Bireysel değerlere dayanan kararlar alabilir ve tartışmalarda zaman kazanırız. Üzülmek ve entrika çok zaman kaybettirir. Başkaları üzülecek diye endişelenmekten vazgeçersek (itaatkârlık) ya da her zaman üste çıkmak için entrika çevirme huyunu bir yana bırakırsak (saldırganlık) kendimiz gereksiz kaygı ve gerilimden uzak tutmuş oluruz.
– Herkesin kazanma şansında bir artış: Kendini kabul ettirecek şekilde davranmak, tarafların ihtiyaçlarının karşılanması, fikirlerinin dinlenip, dikkate alınması ve yeteneklerinin iyi yönde değerlendirilmesi olasılığını artırır.
Kendimizi başkalarına kabul ettirme ile ilgili çok çeşitli yol ve yöntemler vardır. Bunlar arasından önemli birkaç noktayı şu şekilde açıklayabiliriz:
– Haklarınızı belirleyin: İhtiyaç, istek, inanç, fikir ve duygularınızı net ve akılcı biçimde ortaya koyarak haklarınızı savunmanızı sağlayan açık ve sağ lam bir ifade geliştirmek.
– Diğer kişilere soru yöneltin: Soru ya da sorular, diğer kişinin ne düşündüğünü ve onun ihtiyaç, istek, düşünce ve duygularının neler olduğunu orta ya çıkarmak amacıyla doğru sorular sormak.
– Karşılıklı anlayış: Kendi istek ve düşüncelerimizi ifade etmek kadar, karşınızdaki kişiyi de anlamaya çalışmak.
– Karşı tarafın düzeyi: Bir kişinin davranışının üzerinizde yarattığı ters etkiyi açıkça anlatan bir ifadedir. Kendini kabul ettirmenin en güçlü biçimidir ve ancak diğer türler denendikten sonra kullanılmalıdır.
Örneğin, “Siz bu ısrarınızla, benim görevimi yapmamı engelliyorsunuz. Bu şekilde davranarak, başarılı olamayacağınız anlamanız gerekir. Lütfen, hatanızı kabul edin ” gibi.
İtaatkâr, Saldırgan ve Kendini Kabul Ettiren Davranışların Sözel ve Sözsüz İfade Biçimleri
İtaatkâr, saldırgan ve kendini kabul ettiren davranışlar arasındaki farkları daha iyi görebilmek için insanların en çok kullandıkları sözcükleri ve sözlü olmayan özellikleri şu şekilde her bir davranış özelinde örneklerle ele alacağız.
İtaatkâr davranan kişilerin sözel ifadelerine örnekler:
Konudan konuya atlar, kendilerini haklı çıkarmak için uzun ifadeler kullanırlar.
– “Ben” demekten kaçınırlar ya da hemen arkasından bir ilave yaparlar. “Bu benim fikrim, ama. . . “gibi.
– Diğer ilave deyim ya da sözcükleri kullanırlar, “Belki, acaba, yalnızca, rahatsız ettiğim için üzgünüm ama. . . . ”
– Başlangıç sözcükleri kullanırlar, “aaa, bildiğin gibi, yani demek istiyorum ki. . . ”
– Kendilerini aşağılarlar, “Bu konuda hiç işe yaramam, yapamam, deniyorum ama. . . ”
– İstek ve ihtiyaçlarını öyle ifade ederler ki başkalarının bunları reddetmesi çok kolaydır, “Gerçekten önemli değil, fark etmez, boşver. . . ”
İtaatkâr davranan kişilerin sözsüz ifade biçimlerine örnekler.
Ses
– Ağlamaklı bir tonda
– Çok sıcak ve yumuşak
– Monoton
Konuşma şekli
– Tereddütlü, duraklayarak
– Hızlıdan, yavaşlamaya geçerek
– Çok sıkboğaz temizleyerek
Yüz ifadesi
– Kızgınken bile sahte bir tebessümle
– Bir şey bekler gibi kaşlar havada
– Hızlı değişen yüz ifadeleri
Göz ifadesi
– Kaçamak
– Yere bakan
Beden hareketleri
– Ellerini ovuşturma
– Kambur omuzlar
– Geri geri gitme
– Elle ağzı kapatma
– Huzursuzluğu belirten hareketler(ayak sürme)
– Kollar korunma amacıyla kavuşturulmuş
Saldırgan davranan kişilerin sözel ifadelerine örnekler.
– Ben sözcüğünü çok fazla kullanırlar
– Düşüncelerini kesin doğrularmış gibi ifade ederler,”Bu yaklaşımla bir yere varılmaz, saçma. . . ”
– Gözdağı verirler, “Yapsan iyi olur, sen benim kim olduğumu biliyor musun? Yerinde olsam bu riski göze almazdım. ”
– Başkalarını aşağılarlar, “Şaka yapıyorsun herhalde. Bu yalnızca senin fikrin. Ciddi olamazsın. ”
– Şu tür ifadeleri çok kullanırlar, “Yapmalısın, yapsan iyi olur, yapman gerek,”
– Başkalarını suçlamayı severler, “Bu senin hatandı. Sen dedin ki. Evet, sen haksızsın. ”
Saldırgan davranan kişilerin sözsüz ifade biçimlerine örnekler:
Ses
– Sert
– Alaycı ve bazen soğuk
– Kırıcı
– Bağırarak, yükselen bir tonda
Konuşma şekli
– Akıcı, çok az tereddüt
– Ani, sözcükleri yutarak
– Suçlayıcı sözcükleri vurgulayarak
– Genelde hızlı
Yüz ifadesi
– Alaycı bir gülüş olabilir
– Kızgınca kükrer gibi
– Şaşkınlıktan kaşları havada
Göz teması
– Dik dik ve hükmederek bakmaya çalışma
Beden hareketleri
– Parmakla işaret etmek
– Yumruk vurmak
– Dimdik durmak ya da öne doğru eğilmek
– Baş havada dik durmak
– Uzun adımlarla sabırsızca yürümek
Kendini kabul ettiren kişilerin sözel ifadelerine örnekler:
Kısa ve konuyla ilgili ifadeler kullanırlar.
– “Ben” sözcüğünü daha çok, “sanırım, inanıyorum, isterim, umarım” biçiminde iyi düşünerek kullanırlar.
– Görüş ve gerçek arasındaki ayrımı açık bir biçimde belirlerler, “Deneyimlerime dayanarak, benim görüşüm, gördüğüm gibi. . . ”
– Yapmalısın, etmelisin gibi sözlerden kaçınırlar.
– Başkalarının isteklerini, duygu ve düşüncelerini anlamak için karşı tarafın yanıt vereceği türden sorular sorarlar, “Bu siz nasıl etkiliyor? Düşüncelerini neler? “gibi
– Sorunları çözmek için yollar ararlar, “Nasıl halledebiliriz? Şuna ne derin, yapsak nasıl olur?”
Kendini kabul ettiren kişilerin sözsüz ifade biçimine örnekler:
Ses
– Ciddi
– Sakin ve sıcak
– Açık ve samimi
– Bağırmadan normal tonda
Konuşma şekli
– Akıcı, çok az tereddütlü
– Kilit sözcükleri vurgulayan
– Ciddi ve düzgün tempolu
Yüz ifadesi
– Memnun olduğunda gülümseyen
– Kızdığında kaş çatan
– Aksi takdirde ciddi
– Ağzı rahat ama gevşek değil
Göz teması
– Sert ama dik dik değil
Beden hareketleri
– Eller açık (konuşmaya davet)
– Ölçülü el hareketleri
– Dik ve rahat oturmak(tüm koltuğu kaplayıp yayılmadan)
– Başını dik tutarak yürümek
Saldırgan davranışlar karşısında kendinizi nasıl kabul ettirirsiniz?
Bir insan saldırganlaştığında yani haklarını sizin haklarınıza tecavüz ederek koruduğunda ona kendinizi kabul ettirebilmek için aşağıdaki davranış örneklerini uygulayarak saldırganlıkla uysallık arasındaki dengeyi koruyabilirsiniz.
– Düzenli bir şekilde nefes alıp verin başlangıçta hiçbir şey söylemeyin. Yalnızca şunu düşünün: “”Bu kişi saldırganlaşıyor. Onunla kararlı bir şekilde baş edeceğim, ona kendimi kabul ettireceğim. ”
– Soru sorun: Durumu açığa çıkarmak için daha fazla bilgi toplayın. Kesin sorular sorun. Kim, ne, nasıl, ne zaman, nerede, hangi gibi. Niçin sorusunu sormayın bunun yanıtı size bilgi sağlamaz.
– Belirleme ve anlayış: Haklarınızı, sakin ve gerçekçi bir biçimde, başkalarını görüşlerini de anladığınızı gösterecek şekilde ortaya koyun.
– Düzey: Karşınızdaki kişi size zorluk çıkartmaya devam ettiği zaman onun düzeyine inmeniz gerekir. Kibar, fakat kesin bir biçimde, saldırganlığın sizin üzerinizde ne kadar ters bir etki yarattığını açıklayın ve yardım etmek için neleri yapıp, neler yapamayacağınız konusunda ikna edin.
Perakende Okulum Mağazacılığı Uzmanından Öğrenin
