Çalışma yaşamının olağan koşulları göz önünde bulundurularak hazırlanmış olan iş kanunlarının hükümleri, bazı kişilerin taşıdığı özellikler nedeniyle yetersiz kalır. Bu nedenle iş ilişkilerini, bu kişiler yönünden özel olarak düzenleme gereği doğar. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 50nci maddesinde yer alan “Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uygun olmayan işlerde çalıştırılamaz.
Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar” hükmü ile çalışma yaşamının hangi kişiler bakımından, nasıl düzenleneceği belirtilmiştir. Bu hüküm çerçevesinde; 4857 sayılı İş Kanunu, iş ilişkisinin çocuklar, gençler, kadınlar, özürlüler, eski hükümlüler ve terör mağduru kişiler yönünden özel olarak düzenlenmesini öngörmektedir. Bu alanda; Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, Borçlar Kanunu, Basın İş Kanunu ve Deniz İş Kanunu’nda da bazı hukuki düzenlemeler yer almakla birlikte, en kapsamlı ve ayrıntılı hükümler İş Kanunu’nda bulunur.
Kanun koyucu tarafından çalışma yaşamında özel olarak korunması hedeflenen çocuklar, gençler, kadınlar, özürlüler, eski hükümlüler ve terör mağduru kişiler, İş Kanunu’nun kapsamında bulunanların yararlandığı genel nitelikteki koruyucu hükümlerden de hiç kuşkusuz aynen yararlanacaklardır. İK hükümleri ile iş ilişkilerinin bu kişiler yönünden hangi nedenlerle ve nasıl özel olarak düzenlendiğini, ayrı başlıklar altında ele alarak açıklayalım.
Perakende Okulum Mağazacılığı Uzmanından Öğrenin
