Elektronik devlet kavramını betimleyebilmek
İletişim, her alanda olduğu gibi kamunun içinde bulunduğu ilişkilerde de çoğu zaman kritiktir. Karar alma mekanizmasının çarkları, iletişim sayesinde ve bu iletişimi sağlayan ağın içerisinde dönmektedir. Dolayısıyla, iletişim ağının etkinliği ve gücü, aynı zamanda bu mekanizmanın da etkinliği ve gücüdür. Tersinden bakılacak olursa, iletişim ağının etkinliği ve gücü artırılırsa, karar alma mekanizması da daha iyi çalışacaktır. Fakat bu etkinlik ve güç nasıl artırılabilecektir? Sınırları belirgin herhangi bir organizasyonun içinde dahi zaman zaman gözlenen sorun odaklarının başında gelen bilgi iletişimindeki yetersizlikler, yüzlerce parçadan oluşan ve aynı zamanda kamu alanı sınırları dışında firmalar ve bireylerle de yoğun ilişki içinde bulunan kamu sektörünün tamamı için düşünüldüğünde nasıl sorunsuz (ya da daha doğru bir ifade ile “en az sorunla”) gerçekleşebilecektir?
Bu sorulara cevap verebilecek en yeni ve en etkin çözüm, bilgi teknolojilerinin sunduğu imkanların sonuna kadar kullanılmasıdır. Bilgi ve iletişim teknolojilerini kurma maliyetinin yüksek olması karşısında, kamu hizmetlerinin daha hızlı sunulması, yaygınlaştırılması, doğru ve yeterli bilgi sağlanması, işletme giderlerinin azaltılması gibi, bu çabaları haklı çıkartacak nedenler bulunmaktadır. Buna karşın sorunlar da olacaktır. En başta akla gelen sorun alanları; değiştirilmesi zaman alan alışkanlıklar, kullanıcıların bilgi ve eğitim eksikliğinden kaynaklanan sorunlar, yüksek sabit giderler, kaçaklar ve insan hataları, gizliliğin sağlanmasındaki güçlükler, bilginin paylaşımında teknik standartların uyuşması ve bilginin kamu kurumları içinde sahiplenilmesinden doğabilecek, geçmişten ve geleneklerden kaynaklanan paylaşım sorunlarıdır. Kuruluş amaçları ve görevleri çerçevesinde değerlendirilecek olursa, her kurumun ürettiği mal ya da hizmetlere talip olanlardan oluşan bir pazarı bulunduğu görülecektir. Söz konusu pazar; öncelikle, ülke sınırları içinde yaşayan vatandaşlar ve diğer ülke vatandaşları, ülke dışında yaşayan vatandaşlar, şirketler, sivil örgütler ve nihayet diğer kamu birimlerinden oluşmaktadır. Bir başka açıdan bakıldığında ise, örneğin bazı kamu alımları, turizm, tanıtım gibi alanlar söz konusu olduğunda bu pazar bütün bir dünyadır.
Genel olarak, kamu hizmetlerinin sunumunun iyileştirilmesi amacı çerçevesinde aşağıdaki faaliyetlerin bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığıyla yerine getirilmesi günümüz koşullarında mümkün görülmektedir:
– Sosyal yardımlar ve transferler,
– Kamu bilgilerine erişim,
– Kurumlar arası, kurum içi, vatandaş/şirket-kurum arası iletişim,
– Vergi tahakkuku, ödemeler,
– Kamu alımları,
– Uluslararası ticaret, gümrükler,
– Yasaların uygulanması,
– Sağlık, eşitim, ortak kütüphaneler servisi vb.
Vatandaşların, gerekli kamu bilgilerine erişmelerinin sağlanabilmesi, böylelikle gündelik yaşantının daha da kolaylaştırılması açısından birçok ülkede düzenlemeler yapılmaktadır. Bu düzenlemelerin amacı bir başka açıdan da, toplumsal süreçlerde katılımcılığın artırılmasına, daha hızlı işleyen demokratik bir yapının oluşturulmasına ve sürdürülmesine yöneliktir. Böylelikle bireyler, kendilerini yakından ilgilendiren yerel ve ulusal içerikli kararlara katılabilmekte, sorunlar daha hızlı ve kolay aşılabilmektedir. Bilginin paylaşılmasında temel ilke; çok gerekli olmadıkça hiçbir bilginin vatandaşlardan gizlenmemesi olmakla birlikte, bilgi havuzunda yer alan sayısız tür ve içerikte bilgilerin hangilerinin vatandaşlara ya da şirketlere aktarılabileceği, hangi bilgilerin ise sadece kamu birimleri arasında paylaştırılacağı konularında analitik çalışmalar yapılması kaçınılmazdır. Bunların yanı sıra, başlangıç itibariyle zamanlamanın uygun olup olmadığı da tartışılmalıdır. Elektronik kamu hizmetleri uygulaması için yalnızca kamu birimlerinin teknik olarak hazır olması yetmeyecektir. Sistemden yararlanacak olanların, teknolojiyi kullanım yeteneklerinin belirli bir düzeye çıkartılması da gerekmektedir. Bilgi ve iletişim teknolojileri uygulamasının en büyük güçlüklerinden biri, hem bu alandaki yazılım ve donanıma ait kamu ve özel kesim envanterinin, hem de gerçekleştirilen elektronik transferlerin nitelik ve nicelik bakımından tam olarak izlenememesidir.
Tapscott’ın “Dijital Ekonomi” adlı kitabında da verdiği ABD örneğini göz önüne alarak yansıtmaya çalıştığı tarihsel gelişim, her dünya devleti için, gelişmişlik seviyesi ile orantılı olarak az ya da çok benzerlikler ermektedir. Ülkemizde de kamu bilgisayar kullanımı 1960′lı yıllarda başlamış ve ilk olarak Karayolları Genel Müdürlüğünde proje analizi ve izleme amacıyla kullanılmıştır.
Zamanın koşullarında alışılmış bir büro eşyası olmayan bilgisayarlar, 1970′li yıllardan itibaren kişisel bilgisayarların (PC) geliştirilmesiyle bürolarda ve dolayısıyla günlük işlemlerde daha çok kullanılır olmuşlardır. Bugün gelinen noktada, bilgisayarların dahil olmadığı herhangi bir işlem düşünmek zordur. 1997 yılında yapılan bir araştırmanın sonuçları bu öngörüye uymayan bir sonuç vermiş olmakla birlikte, aranın çok kısa sürede kapanacağını beklemek yanlış olmayacaktır.
Elektronik devlet (e-devlet) kavramı, özellikle gelişmiş ülkelerde idarenin (ya da kamu yönetiminin) yeniden yapılandırılması çalışmalarıyla önem kazanmıştır. Ortaya çıkışı üzerinden 10 yıldan daha az bir zaman geçmesine rağmen, elektronik devlete kurtarıcı gözüyle bakanların sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu düşüncelerin temelinde kuşkusuz, geleneksel devlet işleyişinin zaman içinde ortaya çıkan gelişmelere uyum sağlayamamasının yol açtığı sorunlar yatmaktadır. Geleceğin devleti olarak da tanımlanan elektronik devlet (e-devlet); temel olarak kamunun hizmet verdiği alanlarda bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanılması yoluyla daha şeffaf, vatandaşa daha yakın, daha ucuz ve daha iyi çalışan bir idari yapı olarak tanımlanabilir.
Bu kavrama eşdeğer olarak Sanal Devlet kavramı da kullanılmaktadır. Elektronik devlet kavramı, başlangıçta popüler bilgisayar oyunlarını çağrıştırmaktadır. Ancak, değişik ülke uygulamaları, her şey gibi önceleri fikir düzeyinde ortaya atılan bu kavramın gerçek hayata taşınabilir olduğunu ispat etmektedir. ABD, Singapur, Kanada, Malezya, Finlandiya ve hatta Brezilya ve Macaristan gibi ülkelerde elektronik devlet uygulamaları konusunda mesafeler kaydedilmiştir. Elektronik devlet, genel olarak ele alındığında yepyeni bir kavram olarak algılansa da, esas itibariyle elektronik devleti yeni yapan unsurlar; kullanılan araçlar ve bu kavramın altında yatan özelliklerdir. Ne kadar Elektronik de olsa devlet kavramı, yine de ilk olarak tanımlandığı şeklini aşağı yukarı korumaktadır. Burada yeni olan şey, elektronik devletin, geleneksel devletten farklı olarak işlevini nasıl ve hangi araçlarla yerine getirdiğidir.
Bu çerçevede, elektronik devletin özellikleri şu şekilde sıralanabilir:
– Elektronik Devlet Bir Bilgi Devletidir
– Elektronik Devlet Teknik Bir Devlettir
İdeal elektronik devlette, vatandaşların devletle olan bilgi alışveriş süreci geleneksel devlet yapısıyla karşılaştırılarak şematik olarak aşağıdaki Şekil 4.3′degörülmektedir.

Oluşturulacak elektronik devlet yapısının mimarisi aşağıdaki 5 temel ilke üzerine kurulmalıdır.
Yapılacak İşe İlişkin İlkeler
- Verilecek kamu hizmeti, müşteri-vatandaşın ihtiyaçlarına göre tasarlanmalıdır.
- Kamu çalışanlarının yeni kurulacak yapının gelişimine katkıları ve bu yapıyı benimsemeleri çok önemlidir.
- Getirilen çözümler adil olarak paylaşılabilir olmalıdır.
- Tüm kamu kurumlarının ve özel sektörün katkıları sağlanmalıdır.
- Sorumluluklar ve yetkiler, performans ölçümlemelerine olanak sağlayacak şekilde dağıtılmalıdır.
Hizmete İlişkin İlkeler
- Yeni tasarım, kullanım kolaylığı sağlamalıdır. Hizmetin sunumu, mümkün olan en kısa yoldan yapılmalıdır.
- Çeşitli kamu kurumlarının benzer hizmetleri, yine benzer şekillerde verilmelidir.
- Hizmet, mümkün olan her yerden ve her zaman alınabilmelidir.
- Hizmet verilme süreci sürekli izlenerek, sunumundaki aksaklık ve eksikler giderilmelidir.
Bilgiye İlişkin İlkeler
- Kamu bilgileri, her ne şekilde olursa olsun (basılı, sesli, elektronik ya da görsel) önemlidir. Bu bakımdan, bilgi akışı dikkatle tasarlanmalıdır.
- Sunulan tüm bilgiler tanım birliği, birbiriyle tutarlılık ve süreklilik bakımlarından gözden geçirilmelidir.
- Bilgi en yakın kaynaktan toplandıktan sonra, paylaşılmalıdır.
- Mümkün olan her durumda, kamu bilgileri elektronik ortama geçirilmeli ve saklanmalıdır.
- Kamu bilgilerinin güvenliği, gizliliği ve bütünlüğünün korunması için gerekli ve yeterli tüm önlemler alınmalıdır.
- Kamu bilgileri ancak çok gerekli olduğu durumlarda açıklanmamalıdır.
- Kamu bilgilerinin bütünlüğü, tutarlılığı, doğruluğu ve yetkili kılınan kişilerce kullanımının sağlanması için her kamu kurumunda belirli bir birim sorumlu olmalıdır.
Uygulamaya İlişkin İlkeler
- Bakım ve yenileme giderlerini azaltmak için genel işlemler için kurulacak bilgisayar sistemleri kamu kurumlarınca paylaşılabilmelidir.
- Gerekli esnek yapının sağlanabilmesi için bilgisayar sistemleri mümkün olduğunca modüler olmalıdır.
- Uygulamanın yapılacağı alanlarda çalışma prototipleri hazırlamak ve uygulamayı iyileştirmek amacıyla küçük proje ekipleri oluşturulmalıdır.
- Bilgisayar sistemleri ve araçları, bilginin ortak kullanımı ve kolay dağıtımını sağlayacak şekilde tasarlanmalıdır.
- Bilgi paylaşımı ve işlemlerin aktarılabilmesi için birbiriyle çalışabilir ya da ortak standart arayüzler (interface) kullanılmalıdır.
- Kamu hizmetlerinin sunulmasında yeni imkanlar sağlanmalıdır.
- Bilgisayar sistemleri ve araçları, kullanıcılarda bilinen bir araç kullanıldığı hissini uyandıracak şekilde tasarlanmalıdır.
Teknolojiye İlişkin İlkeler
- Yenileme, geliştirme ya da değiştirme aşamalarında sistemin işleyişine en az engel olacak bilgisayar teknolojisi ürünleri kullanılmalıdır.
- Bilgi paylaşımı ve işlemlerin aktarılabilmesi için birbiriyle çalışabilir teknolojik gereçler kullanılmalıdır.
- Bilgi işleme, depolama ve iletişim teknolojileri, sonradan yapılacak düzenlemeler sırasında gerektiğinde birbirinden ayrı çalışmasına karar verilen birimlere dağıtılabilmeye olanak vermelidir.
- Erişimi sağlayan bütün istasyonlar, gerekli güvenlik koşulları sağlanmak şartıyla, elektronik kamu ağına bağlı olmalıdır.
- Sistemin altyapı tasarımı, yeterli güvenlik koşullarını sağlamalı ve yönetilebilir nitelikte olmalıdır.
Perakende Okulum Mağazacılığı Uzmanından Öğrenin
