Yeni Yazı >>
Home / Genel / Çokuluslu İşletmelerin Yönetimi

Çokuluslu İşletmelerin Yönetimi

 

Çokuluslu işletmelerin yönetimi ile ilgili genel bir değerlendirme yapmak.

Çokuluslu işletmelerin yönetiminde ulusal işletmelerden farklı olan bir uygulama var mıdır? Bir çokuluslu işletme gurusu olan John Fayerweather şöyle demektedir: “Yönetim New York’ta ne ise Toledo’da da aynıdır.” Durum böyle kabul edilirse, çokuluslu işletme yönetimini ayrıca incelemeye gerek yoktur. Ancak, çokuluslu işletmelerin uluslararası alanda faaliyet gösterdikleri çevrenin farklı özellikler ve her ülkeye göre değişik boyutlar taşıması, yeni yönetim tekniklerinin uygulanmasını gerekli kılar.

Çokuluslu işletme yöneticileri değişik sorunlarla karşı karşıyadır. Yönetim sorunlarının bazıları, işletmenin uygulamalarından kaynaklanır. Örnek olarak, çokuluslu işletme, ulusal organizasyonunu çok az değişiklikle ülke dışı faaliyetler için kullanırsa, önemli sorunlar ortaya çıkabilir. Ayrıca, işletmenin gelişimi, felsefesi, amaçları ve politikaları uluslararası alanda başarısını olumsuz yönde etkileyebilir. İşletmenin yönetimi aynı zamanda, kendi ülkesinin ortaya çıkardığı engellerle de ilgilenmek zorundadır. Bu parametreler politik, hukuki, ekonomik veya sosyal içerikli olabilir. Bunlara karşılık, çokuluslu işletme yöneticilerinin karşılaşabileceği sorunlar daha çok faaliyet gösterilen ülkeden kaynaklanır. Yabancı sermayeye karşıt tutumlar, yasal engeller veya yabancı düşmanlığı gibi durumlardan doğan sorunlar, en yaygın örneklerdir.

Herhangi bir yabancı ülkede faaliyete geçmeden önce, o ülkenin yasal, ekonomik, siyasi ve kültürel özellikleri incelenmelidir. İşletmelerin uluslararasılaşma sürecinin başlangıcında, kendi ülkesi koşullarına benzer özellikleri olan ülkelere yönelmesi uygun bir seçim olur. Bu uygulama, çokuluslu işletmelerin karşılaşacağı önemli bazı sorunların en düşük düzeyde tutulmasını sağlar. Bu sorunların başlıcaları, gidilen ülkelerdeki toplumsal, kültürel, ekonomik ve siyasi farklılıklardan kaynaklanan sorunlardır.

Toplumsal ve kültürel farklılıklar, uluslararası faaliyetleri olan işletmeler için temel sorun kaynaklarından biridir. Yaşam biçimi, gelenekler, dil, dini inançlar, mal veya hizmetlerin tüketiminde önemli rol oynar. İşletmelerin mal veya hizmetlerine talep oluşturulması ve satışının sağlanabilmesi için, yabancı ülke değerlerini ve yaşam biçimini tanıması gerekir. Örnek olarak, ambalajlamada, işaret ve logoların kullanımında dil ve dini alışkanlıkların bilinmesi, yabancı ülke insanına yakınlaşmayı sağlayacağı gibi, onlara aykırı unsurların kullanımını da önler.

Mutlaka Okumalısın!  MAĞAZA SİSTEM DENETİMİ UYGULAMALARI

Ekonomik farklılıklar, özellikle devletin ekonomiye müdahalesi konusunda önem kazanır. Devletin yatırımlara müdahale ve yönlendirme boyutları, çokuluslu işletmelerin değişik ülkelere yatırım kararı almasında büyük bir etkiye sahiptir.

Yasal ve siyasi farklılıklar, hükümetlerin uluslararası yatırım ilişkilerinde etkili olduğu bir sorundur. Yasal uygulamalar, sermaye akışının denetimi ya da belli sektörlerde yabancı yatırımların yasaklanması biçiminde ortaya çıkabilir. Kotalar, tarifler ya da ambargolar, ülkelerin yabancı yatırımları denetim altında tutmak için kullandığı araçlardan bazılarıdır.

Uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren işletmelerin çevre koşulları, faaliyetleri ulusal pazarla sınırlı olan işletmelere göre oldukça farklıdır. İşletmeler uluslararası pazarlara açıldığı zaman farklı kültür ortamları, değişik toplum yapıları, yabancı hukuk ya da bankacılık sistemleri ile karşı karşıya kalırlar. Bu durum planlama ve örgütleme işlevlerini zorlaştırır. Çokuluslu bir işletmenin merkezi, farklı ülkelere yayılan mekanizmanın beyni gibidir. Uluslararası faaliyetlerin planlanması öncelikli olarak bu merkezde gerçekleştirilir. Global işletme niteliğinin kazanılması, çokuluslu işletmenin merkezinde etkin stratejik planlar oluşturulmasıyla mümkündür. Stratejik planlama sürecinin gelecek uzunca bir dönemi kapsaması ve çevresel değişikliklerin analiz edilmesi özelliği, çokuluslu işletmelerin başarı şansını arttırır.

Çokuluslu İşletmelerin Organizasyon Yapıları

 

Çokuluslu işletmelerin organizasyon yapılarını irdelemek.

Ülke dışına çıkmak isteyen çokuluslu işletmeler, öncelikle dış fırsatları ve riskleri araştırmalıdır. Riskleri azaltmanın bir yolu, faaliyette bulunulan ülke koşulları dikkate alınarak yeniden örgütlenmeye gitmektir. Mevcut organizasyon, değişen koşullara ve değişik çevrelerdeki özelliklere uyum sağlayamayacak yapıda ya da uluslararası faaliyetler için yetersiz olabilir. Uluslararası faaliyetlerini dolaysız ihracat yoluyla gerçekleştiren işletmeler, başlangıçta fonksiyon itibariyle uzmanlaşmaya dayanan basit bir yapıya sahiptir. Şekil 19.1′de görüldüğü gibi, pazarlama bölümünde bazı değişiklikler yapılmak suretiyle ihracat bölümü oluşturulabilir.

Aşağıda, faaliyetleri geliştikçe çokuluslu işletmelerde uygulanan organizasyon yapılarından birkaç örnek verilecektir. İşletmenin ülke dışı faaliyetlerinin boyutları genişledikçe, pazarlama bölümüne bağlı olarak sürdürülen ihracat birimi yetersiz kalır. Bu durumda, bir uluslararası bölüm kurularak, gelişen yurtdışı faaliyetler uluslararası ilişkilerde etkinlik sağlayacak bir organizasyon yapısı ile sürdürülür (Şekil 19.2).

Mutlaka Okumalısın!  Liderlik ve Stratejik Uygulamalar

Çokuluslu işletmelerin faaliyetleri yaygınlaştıkça, belirli fonksiyonlara ağırlık verilen global bir yapılanmaya geçilir (Şekil 19.3).

Fonksiyonel tabanlı global yapılanmada, finansman, üretim ve diğer fonksiyonlar yönetsel açıdan bağımsız bölümlerde sürdürülür. Bu tür yapılanma ile, söz konusu fonksiyonların gelişmiş teknik ile yöntemlerle, global bir anlayış içinde yürütülmesi sağlanır. Çokuluslu işletmelerde görülen bir başka global yapılanma, bölge temeline dayanan organizasyondur (Şekil 19.4).

Bölge temeline dayanan global organizasyon modelinde, belli bir ülke veya bölgedeki bütün ürünler ve fonksiyonlar bir yöneticiye bağlı olarak sürdürülür. Çokuluslu işletmelerin büyük kısmında uygulanan sistem, ürün tabanlı global organizasyon yapısıdır (Şekil 19.5).

Bu tür yapı, teknolojileri birbirine yakın malların üretilmesi söz konusu olduğunda tercih edilmektedir. Özellikle ürünlerin globalleşmesi açısından yararlıdır. Global nitelikteki ürünler, dünyanın neresinde olursa olsun, benzer tüketici gruplarına aynı imajla sunulan ürünlerdir.