Üretim kavramını tanımlamak.
Üretim, ürünlerin ve hizmetlerin yapılmasıyla ilgili bir kavramdır. Ürünler, genellikle, tüketicilerin gereksinmelerini, yerine getirildiği sırada karşılayan somut (fiziksel) varlıklar biçiminde görünürken; hizmetler, yalnızca yapılırken tüketicinin gereksinmesini karşılayan soyut çabalar olarak bilinir. Üretimin amacı, insan gereksinmelerini, bir dizi ürün ve hizmetle doyuma ulaştırarak, onları, ekonomik anlamda mutlu etmektir. Bu bağlamda, ürünlerin çeşitli üretim kaynaklarıyla yapılması, depolanması, taşınması, satılması gibi eylemlerin tümü, insan gereksinmelerinin karşılanmasına yönelik olduğu için, üretim sayılır. Başka bir deyişle, ham ve yardımcı maddelerin fiziksel değişikliği sonunda yaratılan fayda ürün kavramıyla; depolama, taşıma, satma ve satış sonrası eylemler sonunda yaratılan fayda ise mala dayalı hizmet kavramıyla belirtilir.
Teknik kökenliler, ham ve yardımcı maddeleri, işletme malzemelerini, yarı mamulleri ve parçaları, kullanılabilir ürüne dönüştürme çabalarını üretim olarak tanımlarlar. İşletme kökenliler ise üretimi fayda yaratma olarak tanımlama eğilimindedirler. Üretim tanımında hangi yaklaşım benimsenirse benimsensin, yapılan işlem, işletmelerin çevrelerinden aldıkları bir dizi girdiyi, belirli bir süreçten geçirerek, tüketicilerin gereksinmelerini karşılayan mal ve hizmete (çıktı) dönüştürme çabasıdır. Bu açıdan bakıldığında, üretim çıktısı (mal veya hizmet) ile üretim girdisi (kaynaklar) arasında, şu biçimde bir işlevsel ilişki vardır:
Yukarıdaki eşitliğe göre, üretim süreci çıktısı adı verilen mal ve hizmetler, üretim kaynakları ya da üretim faktörleri adı verilen üretim süreci girdisinin işlevidir. Üretim terimi, yalnızca fiziksel mal üretimini değil, aynı zamanda hizmet üretimini de içeren geniş bir kavramdır. Bilindiği gibi, mal kavramı içine, otomobil, giysi, ev, gıda, mobilya, yol, gemi, kitap, televizyon, uçak, baraj, resim, heykel, ilaç gibi ürünler girer. Hizmet kavramı ise; avukat, öğretmen, berber, garson, pilot, aşçı, polis gibi unvanları taşıyan insanların yerine getirdiği işlevlere verilen addır. Mallar, genellikle somut varlıklar, hizmetler, tüketicinin ihtiyaçlarını karşılayan ve depolanamayan soyut üretim çabaları olarak bilinir.
Endüstri işletmelerinde üretim; taşınan, depolanan, satın alınan, satılan, bakım onarımı yapılan soyut varlıkların ortaya çıkarılmasını ifade eder. Bu tür üretim, imalat dönüşüm sürecinde hammaddelerin şeklinin değiştirilmesi ya da imalat montaj sistemlerinde parçaların birleştirilmesi ile gerçekleştirilir. Büyük endüstri işletmeleri, örneğin; otomobil fabrikaları, bazı parçaları kendileri yapar, bazı parçaları yan sanayiden satın alır, daha sonra da tüm parçaların montajını yaparak otomobili üretir. Çizelge 13. 1′ de, endüstri işletmelerinde üretilen iki ürün, başlıca üretim kavramları açısından birbiriyle karşılaştırılmıştır.
Hizmet Üretimi, işletme ile tüketici arasında dolaysız ilişki kurmayı sağlayan sosyal bir eylemdir. Hizmet işletmelerindeki üretim, imalat işletmelerindeki üretimden oldukça farklıdır. Hizmetler, üretilirken tüketilir. Dolayısıyla, hizmetlerin kalitesini ölçmek, malların kalitesini ölçmekten daha zordur. Mal üretimi, genellikle, sermaye yoğunken, hizmet üretimi (emek) yoğundur. Ancak, son teknolojik gelişmeler, bazı hizmet işletmelerinde, emek yoğunluğunu azaltmıştır. Örnek; olarak bankalarda otomatik vezneler, tıpta yapay zeka ve uzman sistemler, hizmette emeğin yerini almaya başlamıştır.
Endüstri işletmelerinde stok kontrolü ağırlık taşırken, hizmet işletmelerinde kuyruk sorunlarının çözümü önem kazanır. Hizmet işletmelerinin girdileri de genellikle, endüstri işletmelerinin girdilerine benzer. Buna karşın, hizmet işletmelerinin çıktıları, somut değil soyuttur. Dolayısıyla, hizmet işletmelerinde, işgörenlerin teknik özelliklerinden çok, davranışsal yönleriyle ilgilenilir. Bu amaçla, iş görenlerin tüketicilere davranışları ve tüketicilerin hizmetten memnuniyeti, etkili bir geribildirimle izlenmelidir. Mal ve hizmetlerin en belirgin ayırıcı özelliklerini, Çizelge 13. 2′de görebiliriz.
Buraya kadar yapılan açıklamaları özetlemek gerekirse; üretimin amacı, insan gereksinmelerini doyuma ulaştırmaktır. Dolayısıyla, mal ve hizmetlerin üretilmesi, depolanması, taşınması ve satılması da, insan gereksinmelerini karşılamaya yönelik olduğu için üretim kavramı içine girer. Aslında, dar anlamdaki üretim kavramı ile yalnızca bir şekil faydası yaratılmış olur. Bunun yanında, üretilen malların bol bulundukları zamanlarda depolanarak kıt bulundukları zamanlarda pazara çıkarılmasıyla bir zaman faydası yaratılmış olur. Benzer şekilde, malların bol bulundukları yerlerden az bulundukları yerlere taşınmasıyla da bir yer faydası yaratılır. Mal ve hizmetlerin ihtiyaç sahiplerine satılmasıyla, bir mülkiyet faydası yaratılmış olur. Malların insan gereksinmelerini karşılama özelliğine fayda adı verildiğine göre; şekil, zaman, yer ve mülkiyet faydası yaratan üretim, depolama, taşıma ve satma çabalarının tümü birden üretim kavramı içine girer.
Üretim nasıl tanımlanırsa tanımlansın, yapılan işlem, işletmelerin çevrelerinden aldıkları birtakım girdileri, belirli bir süreçten geçirerek, tüketicilerin gereksinmelerini karşılayan ürünlere dönüştürme çabasıdır. Her işletme mal veya hizmet ya da her ikisini birden üretmek için kurulur. Dolayısıyla, üretim işlevi, tüm işletmelerin kalbi durumundadır.
Mal veya hizmet üretim süreçleri, işletmelerin içinde bulunduğu koşullara göre farklılık gösterir mi?
Stoksuz üretim sistemi örneğinde, yurt dışında yüksek öğrenim gören gençlerin, Türkiye koşullarını gelişmiş ülkeler koşulları gibi görme eğiliminde oldukları sonucuna varıyoruz. Gelişmiş ülkelerde başarıyla uygulanan ve olumlu sonuçlar veren yol, yöntem ve sistemlerin, aynı koşulları taşımayan diğer ülkelerde kolay kolay uygulanmayacağı, kısmen uygulansa bile eski sistemleri aratacak kadar olumsuz sonuçlar verdiğini kabul etmek zorundayız.
Perakende Okulum Mağazacılığı Uzmanından Öğrenin


