Yeni Yazı >>
Home / Genel / İletişim

İletişim

Günümüz toplumlarının en temel özelliklerinden biri modernleşme süreçleri içinde geleneksel ilişkiler de yaşanan çözülmeler olarak görülebilir. İnsan ilişkilerinde ve iletişimde eskiye oranla zaaflar belirmiştir. Hemen hepimiz geçmişteki insan ilişkilerini özlediğimizi dile getiriyoruz. Bu gelişmeler doğrultusunda günümüzün en önemli sorunu iletişim teknolojisindeki onca gelişmeye rağmen iletişimsizlik olarak görülmektedir. Birbirlerine yabancılaşmış, kimsenin kimseyi dinlemediği, bir selamı bile çok gördüğü yorgun, yılgın, başkalarına tahammül edemeyen insanlar haline geldiğimiz söylenebilir. Bu yüzden bankalar gibi tecimsel hizmet üreticilerinin insanı, müşteriyi merkeze alan bir yapılanma içinde, insana verdiği önemi dile getiren vaatleri ile sıkça karşılıyoruz. İnsani birçok özelliğimizde saklı olan birliktelik, dayanışma, selamlaşmalarda bu tür açlıklarımızı giderebiliyorduk. Apartmanlarda birbirlerini tanımayan, selamlaşmayı bir zül gören, misafirliklerde televizyonu başköşeye alıp bir çift lafı edemeyen insanlar haline geldikçe bu tür açlıklarımızı karşılayamıyor. Kendimizi yalnız, yabancı hissediyor ve mutsuz oluyoruz.

Öncelikle iletişimde paylaşımı, karşımızdakini dikkate almayı, onu adam yerine koymayı, eşitlikçiliği ve dinleme becerisini temeldir. İletişim, bir ortaklığı, toplumsallaşmış olmayı, birlikteliği anlatmaktadır. Bireyler kendileriyle ve başkalarıyla iletişim kurarak kişiliklerini de tanımlama olanağını kazanırlar. Kişi olarak benliğimizi var etmemiz, başkalarıyla birlikte bir işi gerçekleştirebilmek için bir iş grubu içinde düşünce üretmemiz, bunu davranışlarımızla işe dönüştürebilmemiz, ancak iletişimle gerçekleşir. Bir süreç olarak iletişim, bireyin bir başka bireye yaptığı herhangi bir etki olmasının ötesinde, bir paylaşma eylemidir. Dolayısıyla, iletişimi, tek yönlü olmayan iki yönlü bir süreçte gerçekleştirmek en doğrusudur. İletişim süreci içinde yalnızca başkalarından mesaj almaz, mesaj da göndeririz. Böylece, iletişim süreci içinde karşılıklı olarak etkilenir ve değişime uğrarız. Bu açıdan iletişim, kendimizi ve çevremizi değiştirmekte kullandığımız bir araç olarak son derece önemli bir işlev görür. Bir anlamda etkilemek ve değiştirmek amacıyla iletişim kurduğumuzu söylenebilir. Bu açıdan birey için iletişimin temel amacını, kendisini güçlü kılmak amacıyla çevresini etkilemek ve yönlendirmek olarak açıklanabilir. Bununla birlikte, bu etkileme ve yönlendirmenin taraflar arasında, bir şeyi ortak kılmayı, anlaşma ve uzlaşmayı sağlayacak şekilde gerçekleşmesi gerekmektedir.

Mutlaka Okumalısın!  Deming döngüsü Sürekli İyileştirme ve gelişim

İletişimin amacı karşılıklı anlaşmayı ve paylaşmayı sağlamak olmakla birlikte, bunun her zaman gerçekleşmediği açık. Bu durum, insanların birçok açıdan farklı özelliklere sahip olmalarının yanı sıra, toplumsal, kültürel değişimlerle de ilgilidir. Bu noktada iletişim kurulan insanları tanımak, anlamak ve onların kültürel özelliklerini dikkate alarak iletişim kurmak gerekir.

Yukarıda tanımlamaya çalıştığımız iletişim çerçevesi, temelde bireyin iletişim olgusuyla yoğun bir etkileşim içinde olduğunu gösteriyor. İletişim, bireylerarası ve kitle iletişim süreçleri içinde hayatımızın her alanında ve durumda etkilendiğimiz ve etkilediğimiz bir olgudur. İletişim teknolojilerindeki yaşanan hızlı değişim bireysel ve toplumsal hayatımızı her alanda etkilemiştir. İletişim bu yüzden birçok sosyal bilim dalının kesiştiği bir alanda yer alır. Toplumbilim, psikoloji, antropoloji, sosyal psikoloji gibi birçok alanda bireylerarası iletişim de kitle iletişim de önemli birer araştırma konusu haline gelmiştir.

 

Günümüzde bireylerarası iletişimde yaşanan sorunların nedenleri arasında kitle iletişim araçlarının bir rolü var mıdır? Tartışınız

Değişen Yönetim Anlayışları ve İletişim

Hayatın her alanında çok yönlü olarak belirgin bir etkiye sahip olan iletişim toplumsal, siyasal ve ekonomik süreçlerin içinde belirleyici bir rol oynamaktadır. İletişim, günümüz kamu yönetimi ve pazar ekonomisi içindeki rekabetçi yapılarda merkezi bir rol oynamaktadır. Hemen her alanda yaşanan hızlı değişim, ekonomik, toplumsal-kültürel, ekolojik ve demografik dönüşüm süreçleri ile paralel bir seyir izlemektedir. Bu süreç de yönetim anlayışları da etkilenmektedir.

Temelde örgütleri değişime zorlayan etkenler şu başlıklar altında toplanabilir.
– Küreselleşme ve artan rekabet, uluslararası ve bölgesel entegrasyonların önem kazanması,
– Bilgi teknolojilerindeki gelişmeler, yeni teknolojik buluşlar, pazar kapma yarışı,
– İnsan hakları ve demokratikleşmede yeni tanımlar ve gelişmeler,
– Ekonomik kalkınmanın itici gücünün insan kaynağı olarak kabul edilmesi
– Müşterilerin/tüketicilerin/vatandaşın bilinçlenmesi, beklentilerinin artması,
– Pazarlama ve yönetim anlayışlarında insan odaklı yaklaşımların geliştirilmesi,
– Çalışanların/yönetilenlerin yönetimlere katılma ve daha çok demokrasi talebi,

Mutlaka Okumalısın!  İkna ve Korku

Yönetim anlayışları ve yönetici tarzlarında yaşanan değişimin etkileri hemen her alanda hissedilmektedir. Yöneten- yönetilen, üretici-tüketici iletişimin değişimini zorlayan bu etkenler tüm yönetim ortamlarında iletişimin rolünü artırmaktadır. Başarı peşinde koşan kurum ve firmaların sahip olması gerektiği düşünülen temel özellikleri şu noktalarda toplanabilir.

– Kalite bilinci
– Hizmet bilinci
– Çevre değişimlerine daha fazla tepki verme
– Çabuk değişebilme
– Rakiplerininkinden farklı ürün üretebilme
– Pazar boşlukları yaratabilme
– Yüksek katma değerli ürün üretebilme
– Daha az hiyerarşik düzeyi olan örgüt yapısına sahip olma
– Her şeyi üst yönetime danışmadan karar alabilen özerk birimlerle donanmış olma

Yönetim, katılımcı, şeffaf, demokratik bir anlayışla yüksek kalite bilincine sahip örgütün yaratılması paralelinde tanımlanmaktadır. Katılımcı, daha demokratik, şeffaf, hesap verebilen kurumların toplumla, ilgili çevreleriyle, çalışanlarıyla kuracağı iletişim yukarıda sıralanan başarı ölçütlerinin hayata geçmesinde belirleyicidir. Halkla ilişkilerin yönetim ile olan yakın bağları nedeniyle hem bilgilendirme hem de ikna (benimseme) süreçlerinde temel dayanağı iletişimdir.

20. yüzyıl içinde özellikle kitle iletişimin gelişmesi toplumsal yapıların tarihin daha önceki dönemlerine göre hızla farklılaşmasına yol açtı. Bu süreç hala yaşadığımız bir şey. İletişim olgusunun bu etkin alanının genişletmesinde kitle iletişim kavramı öne çıktı. Halkla ilişkilerin tarihsel varoluş koşulları da temelde kitle iletişimin gelişimine denk düşer. Dolayısıyla halkla ilişkilerin temelindeki en önemli harç kitle iletişimidir. Daha sonra açacağımız kamuoyu ve gündem gibi kavramlarda da görülebileceği gibi halkla ilişkiler, kitle iletişim araçları ile birlikte temel görevlerini yerine getirebilmektedir.