İnsan kaynakları ihtiyacı (talebi), bir mağazanın gelecekte ihtiyaç duyacağı insan kaynağıdır. İnsan kaynakları ihtiyaç tahmini ise, bir mağazanın kısa ve uzun vadede ihtiyacı olan insan kaynağının sayı, tür ve nitelik olarak belirlenmesidir.
Literatürde insan kaynakları ihtiyacı, işgücü ihtiyacı ve insan kaynakları talebi olarak da kullanılmaktadır.
İnsan kaynağının planlanmasının temelinde insan kaynağı sayısını belirli bir düzeyde tutmak yatmaktadır. Bunun gerçekleşmesi ise uygulama açısından oldukça güçtür. İnsan kaynağı ihtiyacının planlanması kuramsal olarak, gelecekteki bir zaman sürecinde yapılması gereken işi nitelik ve nicelik olarak önceden belirlemek ve sonradan bu belirlenen değerlerden giderek, söz konusu işi yapacak belirli özellikteki insan kaynağı sayısal olarak saptamaktır.
İnsan Kaynakları İhtiyacının Belirlenmesine Yardımcı Araçlar
İnsan kaynakları ihtiyacının tahminine yardımcı olan bilgilerin başında iş analizi bilgileri ve insan kaynağı dönüşüm oranı bilgileri gelmektedir. İnsan kaynağı devamsızlık oranı ve dış çevreyle ilgili bilgilerde insan kaynakları ihtiyacının belirlenmesinde etkilidir.
İş Analizi
Ünite 2 de gördüğümüz gibi, iş analizi bir işin niteliği, niceliği, gerekleri ve çalışma koşullarını çeşitli yöntemlerle araştırarak ortaya koyan bir çalışmadır. İş analizleri personelin bölümlendirilmesini sağlayan işin yapısına ve temel karakteristiklerine ilişkin temel iş bilgilerini sunmaktadır. İş analizi bilgileri belirli biçimlerde düzenlenerek iş tanımları ve iş gerekleri oluşturulmaktadır. İş analizleri sonucu, işin içerdiği görevleri yerine getirebilecek personelde bulunması gereken özellikler, beceriler, formel ve mesleki eğitim gibi bilgiler insan kaynakları ihtiyacının belirlenmesinde önemli bir role sahip olacaktır.
Gerçek İnsan Kaynağı İhtiyacı
Gerçek insan kaynağı ihtiyacı mağazanın ekonomik amaçlarına ulaşabilmesi için, hedeflenen işi fiilen gerçekleştirecek insan kaynağına olan ihtiyaçtır. Gerçek insan kaynağı ihtiyacını hesaplamak için bir dönemde bir iş için bütün işlemlerinin yapılması için gerekli toplam zamanın, o dönemde bir kişinin o iş için kullanacağı zaman miktarına bölünmesiyle bulunur. Bu işlemler için aşağıdaki işlemlerin sırayla gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
ITZ: İşin bitirilmesinde yinelenecek işlemler için ihtiyaç duyulacak toplam zaman I: İşteki bir işlemin yineleniş sayısı Z: İşlemin bir kere yapılması için gerekli zaman i: İşlemin sıra sayısı n: toplam işlem
ITZ = I x Z
Daha sonra da bu toplam zaman kişi başına düşen çalışma zamanına bölünerek gerçek insan kaynağı ihtiyacı bulunur.
KÇZ = Kişi başına düşen çalışma zamanı GİKİ: Gerçek İnsan Kaynağı İhtiyacı ITZ yerine konulacak olursa
GİKİ = ITZ / KÇZ
şeklinde ifade edilir.
İnsan Kaynağı Devir Oranı (Dönüşüm Oranı)
İnsan kaynağı devir oranıyla ilgili bilgiler; personelin işten ayrılma tarihi, nedenleri, iletişim adresi, yapılacak ödemeler, yeniden işe alınma olasılığıyla ilgili bilgileri içermektedir. Personelin işten ayrılması insan kaynağı açığı doğuracaktır. Personel açığının hızla kapanması, devir oranının doğru olarak tahminine bağlıdır. Bu yüzden ayrılan personelin türü ve yerlerinin kimlerle doldurulacağının saptanması oldukça güç olmaktadır. İnsan kaynağı dönüşümü, literatürde devir yada değişim oranı olarak da kullanılmaktadır. Bu oran belirli bir faaliyet döneminde işletmeye giren ve işletmeden çıkan personel sayısını ifade etmektedir. Bu oran şu şeklide hesaplanır:
Ortalama personel sayısı ise şu şekilde hesaplanır:
İnsan kaynağı devir oranı üç aylık, altı aylık ve yıllık olarak yapılabilmektedir. İnsan kaynağı devir oranının her mağaza için geçerliliği olan bir standardı bulunmamaktadır. mağazanın yapısına, işkoluna, insan kaynağı sayısına ve mağazanın büyüklüğüne göre bu oran değişik biçimlerde yorumlanabilir. Genel olarak, insan kaynağı planlaması açısından bu oranın dönemler arasında büyük değişmeler göstermemesi tahmin yapmayı kolaylaştıracaktır.
Ek İnsan Kaynağı İhtiyacı
Ek insan kaynağı ihtiyacı işten çıkmalar nedeniyle ortaya çıktığından üzerinde durulacak konu insan kaynağı devir oranıdır. İnsan kaynağı dönüşüm oranı, bir dönem içinde işletmede oluşan toplam çıkış ya da giriş miktarının, o dönem içinde işletmede bulunan ortalama insan kaynağı sayısına bölünüp yüz rakamı ile çarpılması sonucu elde edilen oran olarak belirlenir.
İnsan Kaynağı Devir Oranı = % (Çıkışlar / Ortalama İşgücü Sayısı) Buna göre ek insan kaynağı ihtiyacı; EİKİ = İDO x GİKİ dir. EİKİ: Ek İnsan Kaynağı İhtiyacı İDO: İşgücü Dönüşüm Oranı GİKİ: Gerçek İnsan Kaynağı İhtiyacı j: Zaman Dönemi (j = 1,. . . ,n)
Ek insan kaynağı ihtiyacı üretimin aksamaması için boşalan kadrodaki yerin doldurulması için kullanılır. Planlayıcı açısından önemli olan, personel kadrolarının genişlemesi ve daralması sonucu oluşan işten çıkışlar ve işe girişlerin nasıl yorumlanacağıdır. İşletmeden çıkışlar varsa yani işletme küçülüyorsa işletmeden çıkışlar üzerine kurulu devir oranı kullanılır. İşletmeye girişler fazla ise mağaza büyümektedir, bu durumda işe girişler üzerine kurulu oran işgücü devir oranı kullanılacaktır.
Devamsızlık Oranı
Devamsızlık bilgileri, insan kaynağının, izin ve yıllık tatilleri dışında programlanmamış bir biçimde işe geç gelmesi yada hiç gelmemesi durumudur. Devamsızlık oranı, belirli bir faaliyet döneminde devamsızlık nedeniyle kaybedilen çalışma saatlerinin mağazanın planlanan çalışma saatlerine bölünmesiyle elde edilir.
veya
İnsan kaynakları planlaması açısından devamsızlık oranının hesaplanması ihtiyaç tahmininin doğruluk payını artıracaktır.
Yedek İnsan Kaynağı İhtiyacı
Yedek insan kaynağı ihtiyacı; hastalık, kaza, izin ve benzeri nedenlerle ortaya çıkacak kaçınılmaz devamsızlık durumları karşısında, işin aksatılmadan yürütülmesi için gereksinilecek insan kaynağını ifade eder. Yedek insan kaynağı ihtiyacı devamsızlık durumunda ortaya çıkar. Süreç içinde devamsızlık “beklenir” ya da “beklenmedik” bir nitelik gösterir. Yaz aylarında yıllık izinlerin kullanılması beklenir niteliğe, mazeret izinleri, hastalık izinleri de beklenmedik niteliğe örnek gösterilebilir. Devamsızlık, genellikle beklenmedik nitelik gösterir, bu nedenle yedek insan kaynağı ihtiyacının optimize edilmesi ihtiyacı doğmaktadır. Yedek insan kaynağı ihtiyacının optimize edilmesi için işletmedeki insan kaynağı kayıtlarının titizlikle incelenmesi ve devamsızlıklarla ilgili istatistiksel bilgilerin yorumlanması gerekmektedir. Yedek insan kaynağı ihtiyacı uygulamada iki şekilde belirlenebilir. Birincisi, yedek insan kaynağı ihtiyacını karşılayacak işgücü miktarının gerçek insan kaynağı ihtiyacı içinde yer almasıdır. Bu durumda olması gereken insan kaynağı sayısı = gerçek insan kaynağı ihtiyacı + yedek insan kaynağı ihtiyacı olacaktır.
İkincisi ise yedek insan kaynağı ihtiyacını karşılayacak işgücü miktarının gerçek insan kaynağı ihtiyacını karşılayacak miktardan ayrı olarak sağlanması şeklinde olur. Bu durumda işe gelmeyenlerin yerine gerçek insan kaynağı kadrosundan kimin bakacağı planlanmalıdır.
Devamsızlık yüzdesi belirlendikten sonra yedek insan kaynağı ihtiyacı matematiksel olarak aşağıdaki gibi hesaplanır:
YİKİ = DO x GİKİ
DO = % Devamsız Sayısı / Ortalama İnsan Kaynağı Sayısı Ortalama İnsan Kaynağı Sayısı = (Dönem başı insan kaynağı sayısı + Dönem sonu insan kaynağı sayısı) / 2 YİKİ: Yedek İnsan Kaynağı İhtiyacı DO: Devamsızlar Oranı GİKİ: Gerçek İnsan Kaynağı İhtiyacı j: Zaman Dönemi (j = 1,. . . ,n)
İnsan Kaynakları İhtiyacını Belirleme Yöntemleri
İnsan kaynakları planlamacıları, hem iç hem de dış kaynaklarla ilgili bilgileri toplayarak insan kaynağı ihtiyacını tahmin edeceklerdir. Gelecekte ne kadar hangi özelliklere sahip insan kaynağına ihtiyaç olacaktır? Sorusunu yanıtlamaya çalışırlar. Bu tahminler geçmiş ve şu an hakkındaki bilgilerden ve geleceğin tahmin edilmesinden çıkartılır. İhtiyaç tahmini farklı yöntemler kullanılarak yapılabilir ve farklı tahmin sonuçları belirlenebilir. En çok kullanılan tahmin yöntemleri geçmiş eğilimleriyle geleceği gösteren değişkenler arasındaki ilişkilerdir. Örnek olarak, verimlilik oranı üretilen birimlerin sayısındaki artışa göre sabit yada özel bir eğim takip edebilir. Bunlarla birlikte, organizasyonun iş planları, satış tahminleri ve benzerleri gelecekte ne olacağını tanımlamaya yardımcı olur. Tabii ki yeni kurulan bir mağaza için bu tür tahminler geçerli olmayacaktır. İnsan kaynakları ihtiyaç tahmin yöntemleri temelde iki gruba ayrılabilir. Bunlar:
- Sezgisel yöntemler – Matematiksel yöntemlerdir.
Uygulamada çoğu organizasyon iki metodun kombinasyonunu kullanmayı tercih etmektedir. Örnek olarak, insan kaynakları planlama uzmanları bazı değişkenlerin değerlerini sezgisel olarak tahmin edebilir ve sonra bu değerleri tahmin denklemlerinde de kullanabilir yada matematiksel yöntemlerin sonuçlarıyla daha az niceliksel bilgilerin sonuçlarını birleştirerek son tahminlerini yapabilirler.
Sezgisel Yöntemler
Sezgisel yöntemler, geleceğin tahmininde insan bilgisinden yararlanır. Sayısal verileri göz önünde tutar fakat sezgilere ve deneyimlerden gelen bilgilerin kullanılmasına da olanak verir. Sezgisel yöntemler, küçük mağazalarda ve insan kaynakları planlamasına yeni başlayan henüz bir veri tabanı olmayan yada karmaşık matematiksel modelleri kullanma deneyimi olmayan mağazalarda kullanılmalıdır.
Bir mağaza insan kaynakları planlaması için hangi durumlarda sezgisel yöntemleri tercih etmelidir?
Bir organizasyon yada çevresi değişim yada karışıklık içindeyse, önceki eğilimler ve korelasyonlar gelecek takında tam bir tahmin yapmaya olanak vermiyorsa sezgisel yöntemler tercih edilebilir. En basit sezgisel yöntemler;
- Aşağıdan yukarıya (birim) tahmin yöntemi – Yukarıdan aşağıya tahmin yöntemi – Delphi yöntemidir.
Aşağıdan yukarıya (birim) tahmin yöntemi: Her birim yada bölüm kendi insan kaynağı ihtiyaçlarını tahmin eder. İdeal olarak yöneticilerin bazı verileri alırlar ve bunları kendi bakış açılarıyla birleştirerek tahminde bulunurlar. Özet olarak, birim ihtiyaçlarının tahmininin toplamı organizasyonun ihtiyaç tahminidir. İnsan kaynakları planlamacıları, birimlerden gelen tahminleri özetleyip birleştirmeden önce gözden geçirirler.
Yukarıdan aşağıya tahmin: Deneyimli üst yöneticiler tarafından yukarıdan aşağıya yapılan tahmindir. Bu uzmanlar, eğilimlerin nasıl olduğunu, mağaza planlarını ekonomiyi ve diğer faktörlerin organizasyonun değişik düzeylerindeki ihtiyaca etkisini tartıştıkları toplantılar düzenlerler. Tahminleri en iyi ve en kötü durum senaryoları oluşturarak en yakın biçimde belirlemeye çalışırlar. Pek çok matematiksel tahmin yöntemi bu tip what-if analizlerini kullanmaktadır.
Delphi yöntemi: Tahmin için grubun ortak karar vermesi yöntemini kullanan oldukça yapılanmış sezgisel bir yöntemdir. Bu yöntemde uzmanlar yüz yüze gelmez. Eğer uzmanlar farklı yerlerde ise oldukça ekonomik bir yöntemdir. Yıkıcı kişilik çatışmalarını en aza indirerek ve karar sürecinde baskın grup üyelerinin baskısını önleyerek karar vermenin kalitesini artırabilir. Bu süreçte ilk adım, uzmanlara bir fikri yada bu fikre nasıl sahip olduklarını soran bir anket formu geliştirmektir. Bu anketin sonuçları toplanarak uzmanlara ikinci bir formla geri bildirilir. Bu yolla uzmanlar ikinci form üzerinde dikkatle inceleme yapabilir yada değişiklik yapabilirler. Bu süreç uzmanların bir sezgi üzerinde fikir birliğine varmasına kadar pek çok kez devam eder. Delphi yöntemi pek çok kez tekrarlanan isimsiz anketleri kullanır ve anketlerin tamamlanması zaman alıcı bir iştir. Bu nedenle bu yöntem sonuçların çok hızlı alınması gereken durumlara uygun değildir. Sezgisel yöntemlerde katılımcılar konu hakkında bilgili olmalıdır. Onların bilgisi, geçmiş ve şu andaki insan kaynağı sayısı, iş performansı, iş planları ve benzeri konularda sağlanan bilgiye eklenecektir.
Basit Matematiksel Yöntemler
Basit matematiksel yöntemler, ihtiyaç tahmininde sadece bir faktörü göze alarak tahmin yapılan yöntemlerdir. Örnek olarak, insan kaynağı ihtiyacının tahmini, başka hiçbir faktörü ele almadan sadece son beş yıldaki insan kaynağı düzeyi ele alınarak yapılabilir. İyi bir tahmin yöntemi gelecek yılların satışları, üretimi, diğer iş faktörlerini insan kaynağı ihtiyacıyla ilişkili olarak kullanarak tahminde bulunmalıdır. Basit matematiksel yöntemler temelde;
- Verimlilik oranı – Kadrolama oranı – Öğrenme eğrileri olmak üzere üç oranı göz önüne alır.
Verimlilik oranı: Bir yılda üretilen ortalama ürün sayısının direkt insan kaynağı sayısına oranı olarak belirlenir. Örnek olarak Bir mağazanın kanepe ürettiğini düşünelim. Geçmiş verilere dayanarak verimlilik oranının yılda yaklaşık 50 kanepe için bir işçi olduğunu biliyorsak sipariş verilen 10000 kanepe için işletmemizin 10000 / 50 = 200 işçiye ihtiyacı olacaktır.
Kadrolama oranı: Direkt ve endirekt işçiliğin kullanıldığı kadrolama oranı diğer işlerdeki insan kaynağı ihtiyaçlarının sayısını hesaplayarak bulunur. Verimlilik oranıyla ilgili verdiğimiz örneğe devam edersek, kanepe üreten işletmemiz yine geçmiş deneyimlerine dayanarak her 25 işçi için bir şef bulunduruyorsa 10000 ürün için gerekli 200 işçi için 8 şefe ihtiyaç duyacaktır. Geçmiş deneyimlerimiz her 50 işçi için 3 muhasebe ve insan kaynakları personeline ihtiyacımız olduğunu gösteriyorsa işletmemizin toplam 12 ofis personeline ihtiyacı olacaktır. Verimlilik ve kadrolama oranlarıyla ilgili verdiğimiz örneklerde çalışma saatlerinde yapılacak bir azaltma verimlilik oranının değişmesine, ofis işlerinde bilgisayar kullanımına gidilmesi, aynı sayıdaki insan kaynağı için daha az ofis personeline ihtiyaç duyulacağından kadrolama oranında değişikliği neden olacaktır.
Öğrenme eğrileri: Verimlilik oranı temel alınarak yapılan tahminlerde öğrenme eğrileri de kullanılabilir. Verimlilik oranı kazanılan deneyimle değişmeye başlayacaktır. Başlangıç periyodundan sonra verimlilik oranı giderek artmaya başlayacaktır. Artış ortaya çıkar çünkü çalışanlar yaptıkları işi tekrarlayarak daha etkin olmayı öğrenirler. Öğrenme eğrisi analizi yapabilmek için planlamacılar gelişim indekslerini hesaplamalıdır. Gelişim indeksi, her çıktının birim zamanda ikiye katlanması durumunda ortaya çıkan öğrenmenin oranıdır.
Karmaşık Matematiksel Yöntemler
Bazı tahmin yöntemleri karmaşık istatistiksel teknikleri kullanırlar. Uzun zamandır insan kaynakları planlaması yapan büyük organizasyonlar bu istatistiki yöntemleri kullanmayı tercih ederler. Bu tekniklerden en çok kullanılanları;
- Çoklu regresyon – Doğrusal programlamadır.
Çoklu regresyon: Bu yöntem insan kaynakları ihtiyacıyla ilişkili pek çok faktörü gelecekteki ihtiyacının tahmininde kullanır. Örnek olarak; satışlar, kar, yatırımlar, gayri safi milli hasıla kullanılan faktörler arasındadır. Tarihsel veriler her iş seviyesi için yukarıda saydığımız faktörlerin arasındaki ilişkiyi tanımlayıp bir eşitlik çıkarmak için kullanılır. Bu yöntem sadece etkili tarihsel veriler bulunduğunda, sabit regresyon eşitliklerine uygun olduğunda ve verimlilik yada ürün karmasında ani değişiklikler olmadığı zaman uygulanabilir.
Doğrusal programlama: ikinci yöntem olan doğrusal programlama optimal insan kaynağı düzeylerinin belirlenmesi üzerine kuruludur.
Perakende Okulum Mağazacılığı Uzmanından Öğrenin
