İşletmeler, uluslararası pazarlara girmeleri sonucu çeşitli avantajlar elde ederler. Bu avantajları şöyle sıralayabiliriz:
1. Karşılaştırmalı (Mukayeseli) üstünlüklerden yararlanmak : İşletmelerin dış pazarlarda daha fazla gelir elde etmelerinin nedeni karşılaştırmalı üstünlükler avantajı fikrini benimsemeleridir. Bunun anlamı, nispi üstünlüğe sahip oldukları mal ya da hizmetleri, daha az başarılı oldukları ürün ya da hizmetlerle değiştirmeleridir. Örnek vermek gerekirse, Amerika elektronik parçaların üretiminde; Japonya televizyonda, Fransa şarapta, Türkiye Tekstilde bir üstünlüğe sahiptir. Çoğu ülke bu tür üstünlüklere sahip değildir. Bunun sonucu olarak, işletmeler en iyi oldukları mal ve hizmetleri dışarıya satmakta, buna karşılık ihtiyaç duydukları verimliliği yüksek daha düşük maliyetli olanları da dışarıdan satın almaktadır.
2. Rekabet edebilmek veya rekabetten kaçınmak : Uluslararası pazarlara girmek yurt içindeki aşırı rekabetten korunmanın etkili bir yolu olmaktadır. Rekabetin yoğun olduğu piyasalarda çalışan işletmeler,örneğin Japon araba imalatçıları, kar sağlamak için Amerika ve Avrupa piyasalarına girerek uluslararası pazarlama anlamında başarı sağlamışlardır.
3. Vergi avantajları elde etmek : Bazı ülkeler uluslar arası ticareti teşvik etmek için işletmelere vergi avantajı sağlar. Vergi iadesi uygulamakla uluslararası pazarlarda elde edilen gelire daha düşük oranlı vergi alınmış olur.
4. Ürünün pazarda kalma süresini uzatmak : İç pazarda önemini kaybeden mal ve hizmetler ihracatla yeni dış pazarlarda alıcı bulabilir. Örneğin, Amerika da modası geçmiş çok eski TV ve sinema filmleri için diğer ülkelerde genişleyen bir pazar oluşturulmuştur. Bu suretle, filmlerin yapımcısı işletmeler bu ürünlerin (filmlerin) yaşam süresini de uzatmış olmaktadır.
5. Karları korumak veya arttırmak : Mukayeseli (karşılaştırmalı) üstünlüğü kullanan, rekabeti karşılayan, ihracatta vergi iadesi alan ve modası geçmiş mal ve hizmetlerin yaşam süresini uzatabilen işletmeler iç pazarda faaliyet gösteren diğer işletmelere göre karlarını daha da arttırabilirler. İç pazar potansiyelinin ve talebinin sürekli büyümesine rağmen bir çok işletme için uluslararası pazarlara açılmak bir amaç olabilmektedir. İç pazar talebinin yetersiz olması durumunda ise dış pazar fırsatlarının değerlendirilmesi çabaları bir zorunluluk haline dönüşmektedir. İşletmelerin uluslararası pazarlara ilişkin tutumlarını açıklarken ülke ekonomisinin ve işletmenin içinde bulunduğu sektörün konumunu ve yapısını dikkate almak gerekir. İstikrarlı bir ekonomik yapı ve sektör bazında sağlanan olumlu gelişmeler işletmeyi bir anda uluslararası pazarlama kararları ve önemli avantajlarla karşı karşıya bırakabilmektedir.
Perakende Okulum Mağazacılığı Uzmanından Öğrenin
