Yeni Yazı >>
Home / Genel / Ticaret Bankalarının Fon Kaynak ve Kullanımı

Ticaret Bankalarının Fon Kaynak ve Kullanımı

Ticaret bankaları faaliyette bulunurken gereksinme duydukları fonları iki kaynaktan sağlarlar.
Bunlar;
– Öz kaynaklar
– Yabancı kaynaklardır.

Öz kaynaklar bir bankanın toplam kaynaklarının küçük bir bölümünü oluşturur. Ticaret bankaları kendilerini mâli bakımdan güçlü hissedecekleri ve Bankalar Kanunu ile diğer mevzuatın zorunlu kıldığı miktarda öz kaynakla çalışırlar. Bankacılık faaliyetlerinin tabiatı ve fon kullanımlarının niteliği gereği toplam kaynaklar içinde öz kaynak toplamının düşük oranda olması yeterlidir. Öz kaynak iki elemandan oluşur. Birincisi ödenmiş sermaye, ikincisi ise yedek akçelerdir.

Ödenmiş sermaye ortaklar tarafından taahhüt edilmiş sermayenin fiilen ödenmiş kısmıdır. Eğer dönem zararları varsa ve bu zararlar yedek akçeden düşülür. Zarar toplamının yedek akçeyi aşması durumunda yedek akçe üzerinde kalan zarar sermayeden düşülerek ödenmiş sermayeye ulaşılır. Yedek akçeler kanunen öngörülen ve bankanın ortaklar genel kurulunca işletmede bırakılmasına karar verilen kârlardan oluşur. Ülkemizde Bankalar Kanunu hükmüne göre öz kaynak hesabı bankaların üç aylık bilançoları kullanılarak yapılır.

Bir ticaret bankasının toplam öz kaynağı, o bankanın sağlam olup olmadığını işaret ettiği kadar bankaca açılacak ticari kredilerin limitlerini belirlemede de kullanılır. Bankanın sağlıklı bir yapıya sahip olup olmadığının göstergesi mutlak rakam olan öz kaynak toplamı değil öz kaynağın yabancı kaynaklara oranıdır. Bu oran sermaye yeterlilik oranı olarak bilinir ve bankanın mâli yapısı incelenirken göz önünde tutulur.

Yabancı kaynakların en önemlisi ve toplam içinde en yüksek orana sahip olanı mevduattır. Mevduat vadelerine göre vadesiz ve vadeli mevduat olmak üzere iki türe ayrılır. Vadesiz mevduatı mevduat sahibi her zaman çekebilir. Vadeli mevduat ise belirli bir vade tarihinde geri ödenecek mevduat türüdür. Mudi bu tür mevduatını da vadeden önce çekebilir, ancak bu durumda banka ile anlaşmış olduğu mevduat faizini hak etmemiş olur.

Mevduat ülke parası ile yapıldığı gibi yabancı para ile de yapılabilir. Ülkemizde döviz bulundurmanın serbest olduğu 80’li yıllardan bu yana bankalarda yerli ve yabancı yatırımcılar Döviz Tevdiat Hesabı açabilmektedirler. Bir ticaret bankasının kaynakları içinde vadesiz mevduat oranının yüksek olması o bankanın riskini artırıcı bir olgudur.

Bir ticaret bankasının kaynakları içinde vadesiz mevduat oranının yüksekliği neden riski artırır?

Niteliğine göre mevduat sınıflaması yapılacak olursa beş tür mevduatın varlığı ortaya çıkar. Bu mevduat türleri;
– Tasarruf mevduatı,
– Ticari mevduat,
– Resmi mevduat,
– Bankalar arası mevduat ve
– Diğer kuruluşlar mevduatı olarak sıralanabilir.

Tasarruf mevduatı: Özel bireylerin yaptığı mevduattır. Bu tür mevduat vadesiz ve vadeli açtırılmış olabilir. Mudi vadesiz mevduat hesabını çek yazarak da kullanabilir. Vadeli mevduat vade sonuna kadar bozulmadan kalmalıdır. Vade dolmadan bu hesaptan para çekilmek istenildiğinde hesap vadeli mevduat hesabı olmaktan çıkar.

Bankalar genellikle vadesiz mevduat hesabına faiz ödemezler veya çok düşük faiz tahakkuk ettirilir. Vadeli mevduat hesabı faiz geliri elde edilmesini sağlayan bir hesaptır. Ancak bu hesabın vadesinden önce bozulması halinde mudi faiz elde etme hakkını kaybeder.

Ticari mevduat: Her tür ve nev’ideki firmanın ticari işlemleri için kullanmak üzere bankaya tevdi ettiği fonlardan oluşan ve genellikle çek karnesi verilerek çalıştırılan bir mevduat türüdür.

Resmi mevduat: Resmi kurumlar tarafından bir ticaret bankasına yapılan mevduattır.

Bankalar arası mevduat: Bankaların kendi aralarında ortaya çıkan parasal işlemler nedeni ile oluşan mevduattır. Bir banka müşterisi hesabı olan bankadan başka bir bankaya fon transfer ettiğinde bankalar arası mevduat yaratılmış olur. Bazı durumlarda bir banka şubesi nakit sıkıntısına düşebilir ve bu nakdi diğer bankanın kendisine yakın şubesinden tedarik edebilir. Böylece bankalar arası mevduat yaratılmış olur. Bir diğer durum ise bir banka şubesinin kasasında biriken nakdi komşu bankanın şubesine mevduat yapmasıdır. Bu işlemin amacı fazla nakdin çok kısa süreli de olsa faiz kazancı sağlamasını temin etmektir.

Mutlaka Okumalısın!  Büro Yöneticisinde Bulunması Gereken Nitelikler

Diğer kuruluşlar tarafından bankaya yapılan mevduat: Diğer kuruluşlar mevduatı olarak nitelenir. Bu kuruluşlar vakıflar, dernekler, birlikler, sendikalar vb. ticari faaliyetleri olmayan diğer kuruluşlardır

Ticaret bankalarının diğer bir yabancı kaynağı yurt içinden ve yurt dışından sağladığı kredilerdir. Bu krediler mevduat olarak kabul edilmezler. Yurt içindeki veya yurt dışındaki kredi kurumlarından kredi sözleşmesi yapılarak sağlanırlar. Kredi YTL bazlı olacağı gibi döviz kredisi de olabilir.

Yurt dışından sağlanan krediler bir uluslararası finans kuruluşunun veya uluslararası faaliyet gösteren bir bankanın açtığı krediler olabilir. Bu krediler kısa veya orta vadeli olabilir. Bazı durumlarda kredi veren finans kurumunun liderliğinde bir kredi verme sendikasyonu oluşturulabilir. Bu durumda sendikasyona dahil her kredi kurumu toplam kredi tutarının belirli bir bölümünü taahhüt eder ve kullandırır. Ticaret bankaları yurt dışı para piyasalarına kıymetli evrak sunarak da kredi alabilirler.

Yurt içinden sağlanan kredilerin kaynaklan ve kredi sağlama yöntemleri çeşitlilik gösterir. Bu kaynaklar özet olarak şunlardır: Bankalar arası para piyasası: Bu piyasa Ülkemizde TC Merkez Bankasınca oluşturulmuştur ve onun yönetim ve gözetiminde çalışmaktadır. Bankalar arası para piyasasında işlem yapmak isleyen banka, Merkez Bankasında bu amaçla bir mevduat hesabı açar. Bankanın bu hesaptan kullanabileceği kredi için Merkez Bankası bir limit belirler. Fazla nakdi olan ve bu nakdi kısa süreli olarak diğer bankaların kullanımına sunmak isteyen banka hesabına nakit transfer eder. Nakit açığı olan diğer bir bankanın nakit açığı piyasaya dahil bankaların yaptıkları mevduattan karşılanır. Bu piyasada uygulanan faiz ki günlük faiz (overnight interest) olarak adlandırılır arz ve talebe göre piyasa koşullarında oluşur. Herhangi bir günde piyasadan fon talebinin yüksek olması ve bu talebi karşılayacak miktarda fonun bulunmaması durumunda, piyasa faiz oranının yükselmesi kaçınılmaz olur. Merkez Bankası piyasa faiz oranlarının yükselmesini istemediği takdirde, piyasaya fon sunucusu olarak girer. Tersi durumda ise piyasadan fon talep ederek faiz oranının düşmesini önlemeye çalışır.

Bankalar, bu piyasanın dışında kendi aralarında da kaynak arayışı içine girebilirler. İki banka karşılıklı anlaşarak açacakları banka mevduat hesabı aracılığı ile nakit fazlası veya açığını gidermeye çalışırlar. Bir banka için bu yolla kaynak sağlamak, bankalar arası piyasadan kaynak sağlamaktan daha az maliyetlidir. Bunun nedeni piyasa işlemlerinden Merkez Bankasının işlem ücreti almasıdır. Reeskont kredileri: Merkez bankasının ticari bankalara, o bankaların portföylerinde bulunan ticari senetler karşılığında açtığı kredilerdir.

Bu krediler yardımı ile bankalar müşterilerine açtıkları krediler nedeni ile aldıkları ticari senetleri atıllıktan çıkararak fon sağlama olanağına sahip olurlar. Reeskont kredileri merkez bankası kaynaklı olduğu için para arzında artışa neden olabilir. Enflasyon baskısı altındaki bir ekonomide merkez bankası enflasyonla mücadelede kullandığı diğer araçlar yanında reeskont kredilerine de sınır getirebilir. Alınan nakdi teminatlar: Bankaların, hizmet verdikleri veya kredi kullandırdıkları müşterilerinden aldıkları nakdi teminatlar, çeşitli maksatlarla kullanabilecekleri bir yabancı kaynak oluştururlar.

Çeşitli fon kesintileri: Bankaların yaptıkları işlemler nedeni ile müşterilerinden kanuni gereksinme olarak tahsil ettikleri ve daha sonra ilgili kamu mercilerine devrettikleri fon kesintileri, kısa süreli bir kaynak oluşmasına neden olurlar. Ülkemizde, Kaynak Kullanım Destekleme Fonu, Savunma Sanayi Destekleme Fonu ve diğerleri bu kaynakların tipik örnekleridir.

Mutlaka Okumalısın!  Grup Kavramı

Ayrıca, bu kategoriye girmemekle beraber, anılması gereken diğer bir yabancı kaynağı, çalışanların ücretlerinden kesilen sosyal güvenlik primleri ve gelir vergisi stopajları ile sendika aidatları oluşturur.

Borçlu cari hesapların alacak bakiyeleri: Bankalardan kredi kullanan müşterilere ait olan borçlu cari hesaplar zaman zaman alacak bakiyesi vererek kısa süreli kaynak oluşmasına neden olurlar. Bu işlemde en büyük pay, senet karşılığı kredi kullanan firmaların bu senetlerinin tahsili sonucunda müşterinin borcunun üzerinde kalan bakiyeye aittir.

Borçlu ne alacaklı hesapların faiz hesaplama zamanlamasında farklılık: Bu farklılık mevduat hesapları için faiz tahakkuku yılsonlarında ve yılda bir defa yapılırken borçlu cari hesaplara faiz tahakkuku üç ayda bir yapılmasından kaynaklanır. Bu hesaplama tarzı ve sonucunda faiz tahsilatı ve ödeme zamanı uyuşmazlığı bankalarda geçici bir kaynak oluşmasına yol açar.

Bloke paralar: Yeni kurulan ya da sermaye artırımına giden sermaye şirketlerinin kuruluş veya sermaye artırımı sırasında bankaya bloke ettirmek zorunda oldukları nakit banka için kısa süreli bir kaynaktır.

Diğer muhtelif kaynaklar: Bu kaynaklar bankalarda bazı işlemlere ait giderlerin gerçekleşme ve ödeme tarihleri arasında farklılığın olması sonucu ortaya çıkarlar. Örneğin; reklam harcamaları, haberleşme giderleri vb. giderlerin gerçekleşme tarihleri ile ödemenin yapıldığı tarih arasında banka lehine bir farklılık yaratır ve bankanın aktif ve pasifinde bir artışın nedeni olur.

Elektronik bankacılığın sonucu biriken mevduat bakiyeleri: Para çekme işlemlerini ATM ile yapan bir banka müşterisi küsurat olarak niteleyebileceğimiz bir mevduat bakiyesini, hesabı kapatmadığı sürece çekemez. Bu küçük bakiyeler toplamda banka için maliyetsiz bir yabancı kaynak oluşturur.

Ticaret Bankaları öz varlıkları dahil çeşitli kaynaklardan sağladıkları fonları çeşitli varlıklara tahsisi ederler. Bu tahsis yerleri bankacılık faaliyetlerinin görülmesi için yapılan yatırımlardır ve bu yatırımların neler olabileceği ve en yüksek değerlerinin ne olacağı bankacılık mevzuatı ile belirlenmiştir. Örnek olarak söylemek gerekirse, bir ticaret bankası, bankacılık faaliyetini sürdürmek için olandan fazla taşınmaz edinemez ve herhangi bir nedenle taşınmazları toplamı gereksinmesinin üzerine çıkarsa bu fazlalığı, bankalar kanununun ön gördüğü süre sonuna kadar, tasfiye etmek zorundadır veya banka bir müşterisine yine bankalar kanununun izin verdiği meblağ üzerinde kredi açamaz.

Ticaret bankalarının fon kullanımları şu ana başlıklarda incelenebilir:
Likit değerler: Bu değerler, bankanın faaliyetleri için gerekli asgari kasa miktarı ile mevzuatın ön gördüğü likiditeye sahip olabilmek için sahip olunması gereken ve bu yükümlülüğün üzerinde kalan, efektif depoları, yurt içi ve yurt dışındaki bankalar ile merkez bankası nezdindeki serbest mevduat, resmi ve özel sektöre ait menkul değerler cüzdanı gibi her an kullanılabilir nakdi temsil eden değerlerdir.

Bağlı değerler: Bu varlıklar, mevduat munzam karşılıkları gibi belirli koşul yerine getirilmeden nakde çevrilemeyen veya nakde dönüşmesi zamana bağlı olan veya nakde dönüştürme niyeti taşımayan aktif kalemleridir. Bu grupta yer alan aktif kalemlerinin önemlileri, mevduat munzam karşılıklarına ek olarak uzun süreli alacak tahakkukları, iştirakler ve bağlı ortaklık yatırımlarıdır.

Duran varlıklar ve diğer aktifler: Banka faaliyetlerinin sürdürülebilmesi için yapılmış olan taşınmaz yatırımları ile çeşitli nedenlerle yapılan çeşitli aktif yatırımları bu grup içinde incelenebilir.

Mutlaka Okumalısın!  Uluslararası İşletmeciliği Önemli Kılan Gelişmeler

Krediler: Bir ticaret bankasının aktif toplamı içinde en büyük orana sahip olan ve bankanın var oluş nedenini oluşturan önemli bir yatırım kalemidir. Krediler vadelerine göre;
– Kısa süreli krediler,
– Orta süreli krediler,
– Uzun süreli krediler, olarak sınıflandırılabileceği gibi niteliklerine göre de sınıflandırılabilirler.

Bu sınıflandırmaya göre iki tür kredinin var olduğu söylenebilir:
– Nakdi krediler
– Nakdi olmayan krediler

Nakdi kredi işlemi kredi kullanan özel veya tüzel bireye nakit transferini ön görürken, nakdi olmayan kredi işleminde nakit hareketi yoktur. Bu kredi, kredi talep eden müşteriye teminat mektubu verilmek sureti ile kullandırılır. Kredi sınıflandırılmasında diğer bir kıstas kredinin veriliş amacıdır. Bu kıstasa göre krediler üç kalemde toplanabilir;
– İşletme kredisi: Firmanın işletme sermayesi ihtiyacını karşılamak maksadı ile açılan kredidir,
– Donatım kredisi: Firmaların gerek gördükleri teçhizat alımlarının veya yenileme, kapasite genişletme vb. yatırımları için gereksinme duyacakları kaynağı sağlamaya dönük kredidir,
– Yatırım kredisi: Bir firmanın yeni yatırımları veya mevcut yatırımın büyük çapta revizyona tabi tutulması için gereksinme duyduğu fonları sağlamaya dönük kredi türüdür. Fonun kullanım yeri uzun sürede amorti edilecek bir yatırım olduğu için açılacak kredi orta veya uzun vadeli kredi olmaktadır.

Güvence açısından da kredileri sınıflandırmak mümkündür. Bu sınıflandırma kredinin herhangi bir güvence (teminat) taşıyıp taşımadığına göre yapılır. İki tür kredi söz konusudur:
– Güvenceli kredi
– Güvencesiz kredi

Güvenceli kredilerde güvence bir taşınır veya taşınmaz mal olabilir, bir veya birden fazla özel veya tüzel kişinin verdiği güvence olabilir. Güvencesiz krediler ise müşterinin hiç bir güvence vermeden kullanabildiği kredilerdir.

Diğer bir kredi sınıflandırması, kredi karan veren banka organına göre yapılır. Bu sınıflandırmaya göre krediler,
– Şube yetkisinde olanlar,
– Otorize kredi, olmak üzere iki kategoriye ayrılır. Bankalar Kanununa göre belirli bir limite kadar banka şubesince açılan krediler başka bir makamın onayına gerek kalmadan müşteriye kullandırılır. Otorize krediler ise şube yetkisini aşan miktarlardaki kredilerdir ki, genel müdür, yönetim kurulu kredi komitesi ve yönetim kurulunun izin ve kararı ile şubece açılan kredilerdir.

Kredilerin sınıflandırılmasında kullanılan diğer bir kıstas ise kredinin konusudur. Bu kıstasa göre krediler;
– Ticari kredi,
– Sanayici kredisi,
– Dış satım ve dış alım kredileri,
– Tarım kredisi,
– Konut kredisi,
– Tüketici kredisi, olarak gruplandırılabilir.

Kredi kaynağı açısından kredileri sınıflandıracak olursak; üç tür kredinin varlığını saptarız.
Bunlar;
– Banka kaynaklı krediler,
– Reeskont kredileri ve
– Dış kaynaklı kredileridir.

Banka kaynaklı krediler, bankanın plase edilebilir fonlarından kullandırılan kredilerdir.

Reeskont kaynaklı krediler, bankanın müşteri firmadan aldığı ticari senetleri merkez bankasına vererek sağladığı kaynağı müşteriye aktarmak sureti ile açılmış olan kredilerdir. Bu krediler, genellikle teşvikli alan ve konularda yatırım yapan firmaların yararlandıkları düşük faizli kredilerdir.

Dış kaynaklı kredilerde ise, kredi müşterisine aktarılan fon bankanın dışından, genellikle yurt dışından, sağlanan fonlardan kaynaklanır. Bir ülkenin belirli ekonomik sektörlerini teşvik amacı ile yurt içinde veya yurt dışında bulunan bir finansal kurum bankaya bu amacı gerçekleştirecek firmaları kredilendirmesi koşulu ile fon sağlar. Bu olayda banka fon sağlayanla kredi kullanan arasında bir köprü görevi görür. Ancak kredinin tahsil geri ödenmemesi sorumluluğunu almış olur.