Telekomünikasyonun Tanımlanması
Telekomünikasyon kelime anlamı olarak ses, metin, görüntü ya da hareketli görüntü gibi verilerin bir kanal üzerinden göreceli olarak uzun mesafelere iletilmesidir. Haberleşme olarak da adlandırabileceğimiz telekomünikasyon tele-uzun mesafe communication-iletişim kelimelerinin bir araya gelmesiyle ortaya çıkmış bir sözcüktür.
Telekomünikasyon bilgilerin ya da verilerin kişiler, yerler ve makineler arasında karşılıklı olarak aynı anlamda anlaşılır biçimde gösterilmesi, transfer edilmesi, yorumlanması ya da birtakım işlemlerden geçirilmesi sürecine verilen isimdir. Yapılan tanımdan da anlaşılabileceği gibi bu süreç, içinde doğal olarak, bilgi ya da veriyi iletilebilecek hale getirerek bir mesaj oluşturan ve bunu gönderen bir tarafı, mesajı alması hedeflenen diğer tarafı ve mesajların üzerinde aktığı bir iletişim ortamını, bir kanalı, barındırmaktadır.
Telekomünikasyonun ne olduğunu anladıktan sonra telekomünikasyon ağının ne olduğunun üzerinde duralım. Genellikle bir telekomünikasyon ağından bahsedilir, çünkü kavram, doğası gereği, içinde birbiriyle iletişim kurabilen birtakım bileşenleri barındırır. Dolayısıyla telekomünikasyon ağı, farklı nitelikteki telekomünikasyon hizmetlerinin verilmesinden kaynaklanan ve farklı özellikler taşıyan bilgilerin akış trafiğinin taşınması için oluşturulmuş olan kullanım yerlerinin bir araya bağlanmasıyla ortaya çıkan bir sistemin tamamının adıdır.
Son yıllarda telekomünikasyon bilgi sistemleri üzerindeki etkisini daha belirgin olarak ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle de bilgisayar teknolojisiyle telekomünikasyon teknolojisi birbirlerine daha bağımlı bir hale gelmiş, iki teknolojinin birbiriyle uyumlu çalışması ön plana çıkmıştır. Bu değişimin özünde; iletişim alanında daha ucuz ve daha güçlü elektronik araçların ortaya çıkması, kızılötesi ve mikrodalga gibi yeni iletişim yöntemlerinin bulunması, iletişim araç ve ortamı olarak uyduların ve fiber-optik kabloların kullanılmaya başlanması bulunmaktadır.
Tabii sadece bu kadar değil. Özellikle, cep telefonu kullanıcısının artması, bunun yanı sıra araç telefonu, uydu bağlantıları ve bilgisayarların kullanımının yaygınlaşması insanların bu teknolojisi ve meydana gelen gelişmeleri kabule hazır olduklarını göstermektedir. Fakat bu artan kullanımla birlikte bilgisayarların birbiriyle haberleşememesi de bu konuda iletişimle ilgili gelişmelerin ortaya çıkmasını zorlayan koşullar arasındadır.
Örneğin, bilgisayarlar arasında iletişim mümkün olmasaydı, iki bilgisayar arasında bir dosya transfer etmek için ne yapmanız gerekirdi?
Telekomünikasyon Teknolojisi
Kuramsal olarak bilgisayar tabanlı herhangi iki sistem arasında telekomünikasyon sağlamak mümkündür. Ancak, gerçek dünyada bu iş çok kolay baş edilebilecek bir iş değildir. Bu işi başarabilmek için bilgisayarların donanım birimleri ve yazılımları ile kodlama sistemleri arasında bir uyum sağlanması gerekmektedir.
Sinyal türleri: Telekomünikasyon sistemi içerisinde iletilmek istenen sinyaller temel olarak iki türlüdür: analog ve dijital sinyaller. Analog sinyal, sürelik bir dalga şekline sahiptir. Bu tür dalgalar örneğin, telefon ile ses türündeki verilerin bir yerden bir başka noktaya iletilmesinde kullanılır. Dijital sinyal ise, kesikli bir dalga şekline sahiptir. Bilgiler 1 veya 0 biçiminde kodlanmış olarak iletilir. 1 ve 0 elektrik dalgaları olarak açık ve kapalı durumlarına karşı gelirler. Günümüzde bilgisayarlar, telefon şirketlerinin pek çoğu ve bazı büyük bilgisayar ağları verilerin iletilmesi için dijital sinyallerle çalışır. Ancak, analog sinyallerle çalışan (eski telefon hatları gibi) sistemlerin bazı dönüştürme işlemleri uygulamadan dijital sinyallerle çalışmaları mümkün değildir.
Bütün dijital sinyaller, analog bir sisteme iletilmeden önce analog sinyaller biçimine dönüştürülmelidir. Eğer karşı tarafta da tekrar dijital sinyallere gerek varsa, bir geri dönüşüm işlemi yapılmalıdır. Bu dönüştürme işlemini yapan cihazlara modem adı verilmektedir. (Modem; modülasyon ve demodülasyon kelimelerinin kısaltılması ile oluşmuştur). Modemler; bilgisayarların kullandıkları dijital sinyalleri, iletişim hattına yani telefon hattına iletirken analog sinyallere, hattan gelen analog sinyalleri de bilgisayarların kullandıkları biçim olan dijital sinyallere dönüştürürler.
Bir bilgisayardan diğerine iletilecek olan verinin iletişim için iletişim hattının özelliklerine uygun bir biçime dönüştürülmesi gereklidir. Örneğin, verilerin iletilmesi için normal telefon hatları kullanılacaksa, iletici kaynak bilgisayarda verilerin dijitalden analoga dönüştürülmesi, telefon hatları kullanılarak iletişim sağlandıktan sonra da hedefte bu dönüşümün tekrar yapılarak, analogdan dijitale bir dönüşüm yapılması gerekmektedir. Bu işin yürütülmesini sağlayan araç ise, bireysel kullanıcıların İnternete bağlanması için gerekli olan donanım parçası olan modemdir.
İletişim kanalları: Bilginin sistemde bulunan bir aygıttan diğerine iletilirken geçtiği ortamdır. Bu ortamlar; çift büklümlü kablolar, koaksiyel kablolar fiber optik kablolar, uydular ya da kablosuz iletişim ortamları gibi çok çeşitli olabilir. Herbirinin bazı avantajları ve dezavantajları vardır. Yüksek hızlı iletişimler genellikle daha pahalıdır; ancak, çok büyük miktarlardaki verilerin iletilmesini çok kısa zamanda gerçekleştirir. Ayrıca, sistemde kullanılan yazılımlar ve donanımların konfigürasyonu da iletişim hızının belirlenmesinde etkilidir.
Çift büklümlü kablo: Bir çeşit yalıtılmış bakır telden oluşur. Kullanılan en eski iletişim yöntemidir. Binalarda bulunan telefon sistemlerinin çoğu, analog iletişim için iletişim kanalı olarak çift büklümlü kabloları seçmişlerdir. Binaların birçoğu ileride ihtiyaç duyulabilecek fazladan çift büklümlü kablolara sahiptir. Şu anda kullanılmayan bu kablolar, dijital iletişim için kullanılabilir. Maliyetlerinin fazla olmaması ve gerekli altyapının hazır olmasına rağmen, diğer iletişim kanallarıyla karşılaştırıldığında daha yavaş kalmakta, yüksek hızda bir iletişim sağlanmak istendiğinde parazitlere neden olmaktadırlar. Ancak, gelişmekte olan teknoloji bu kabloların da kullanımını verimli hale getirmiş, yeni çıkan yazılımlar ve donanımlar sayesinde, evlerimize kadar gelen bu kabloların kapasiteleri saniyede 10 megabit seviyelerine ulaşmıştır.
Koaksiyel kablolar: Bu kablolar, yalıtılmış kalın bir bakır telden oluşmaktadır. Çift büklümlü kablolara göre daha fazla miktardaki veriyi taşıyabilirler. Televizyonlar için kullanılan kablolar, koaksiyel kablolardır. Genellikle sistem için önemli bağlantılarda çift büklümlü kablolar yerine kullanırlar; çünkü daha hızlı, daha az parazite yol açarlar ve kapasite olarak 200 megabit seviyelerine kadar ulaşabilirler. Koaksiyel kablolar kalın olduklarından altyapı oluştururken döşenmeleri zordur. Analog telefon görüşmelerini iletemezler. Bilgisayarlar ve diğer cihazların taşınması durumunda koaksiyel kabloların da taşınmaları gerekir.
Fiberoptik kablolar: Fiber optik kablolar, her biri bir insanın saç telinden daha ince kalınlığa sahip olan binlerce saydam elyaftan oluşmuştur. Veriler ışık palsleri şeklinde ilerlerler. Bu palsler, saniyede 500 megabitten milyonlarca bite kadar farklı hızlarda pals gönderebilen lazer cihazları tarafından üretilir. Bu yönüyle fiber optik kablolar çok hızlı diğer kablolara göre daha dayanıklıdır ve çok büyük miktarda verilerin taşınmasına uygundur. Diğer taraftan fiber optik kablolarla çalışmak oldukça zordur. Çok daha pahalıdır ve kurulmaları daha zordur. En uygun kullanım yerleri bir bilgisayar ağının omurgasını oluşturan yapılardır. Birçok bilgisayar ağında, fiberoptik kablolar yüksek hızlı omurga hatlarında, çift büklümlü kablolar ve koaksiyel kablolar ise, omurga ile sistemdeki aygıtların birbirlerine bağlanmasında kullanılır.
Kablosuz iletişim: Kablosuz iletişimde sinyaller havaya veya uzaya herhangi bir fiziksel bağ olmadan gönderilir. Günümüzde kablosuz iletişim, cep telefonları, mikrodalgalar, uydular, mobil veri ağları, kişisel iletişim servisleri, kişisel dijital yardımcılar ve hatta televizyonun uzaktan kumandaları gibi çok farklı yerlerde kullanılmaktadır.
Kablosuz iletişim ortamına elektromanyetik spektrum adı verilir. Bazı tür kablosuz iletişim ortamları (mikrodalga ve kızılötesi gibi) doğal bir frekans aralığına sahiptir. Geri kalanlar ise, ulusal düzenlemeler veya uluslararası anlaşmalar ile belirlenen frekans aralıklarını kullanabilirler (cep telefonları gibi). Her bir frekans aralığının gücü ve limitleri bulunmaktadır. Bu güç ve limitler, hangi amaç ve hangi frekans aralığını kullanmamız gerektiği konusunda bize yardımcı olur.
Mikrodalga sistemleri, karadan ve havadan yüksek frekanslı radyo sinyalleri kullanır. Bu sistemler, genellikle büyük miktarlarda verinin uzun mesafelere, noktadan noktaya iletilmesi için kullanılır. Çünkü mikrodalga sinyalleri düz bir hatta ilerler, kısıtlanmış bir dünya yüzeyinde ilerleyemez. Uzun mesafeli havadan iletişim sistemlerinde 25-30 mil aralıklarla yerleştirilmiş istasyonların kurulması gerekir. Cep telefonları için bu istasyonlar baz istasyonu adını alır. Bu istasyonlar sayesinde mikrodalga sinyalleri kuvvetlendirilir. İşte günlük yaşantımızda kullandığımız cep telefonları bu sistemle çalışmaktadır. Cep telefonunuzun çalışabilmesi için bir baz istasyonun kapsama alanı içerisinde olmanız gerekmektedir. Kapsama alanı dışında olmak ise, o baz istasyonunun sinyal gönderebileceği uzaklığın dışına çıkmak demektir.
İletişim ortamı olarak kullanabileceğiniz seçenekler nelerdir?
Bilgisayar Ağları
İki ya da daha fazla sayıdaki bilgisayarın bir araya gelerek oluşturduğu yapıya bilgisayar ağı denmektedir. Bilgisayar ağları temel olarak iki türlüdür: yerel alan ağları, geniş alan ağları
Yerel alan ağları
Veri iletişiminin yapıldığı mesafe bir bina ya da birkaç bina gibi göreceli olarak birbirine yakın bir alan ise, bu durumda bir yerel alan ağı söz konusudur. Yerel alan ağları kendilerine özgü bir yapıya ve farklı işleyiş biçimlerine sahiptir. Dolayısıyla kullandıkları protokoller de fiziksel olarak birbirine yakın bilgisayarlar arasında kullanılan protokollerdir.
Başlıca kullanım amaçlarını sıralamak gerekirse:
– Öncelikle yazıcı ya da veri tabanı gibi ortak kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlamak
– Verilerin ortak kullanımını sağlamak
– Grup çalışmalarını kolaylaştırmak
– Bina ya da işletme içerisinde haberleşme hızını artırmak
Geniş alan ağları
Veri iletişimi fiziksel olarak birbirinden oldukça uzak mesafeler arasında gerçekleşiyor ise bu durumda genellikle bir geniş alan ağından bahsedilir. Örneğin, Türkiye’nin hemen her ilinde birer şubesi olan bankalar bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Böylelikle müşterilerin her yerden hesaplarındaki parayı çekmeleri mümkün hale gelir. Bunun gerçekleşmesi demek bankanın genel merkezi ile bankanın farklı şubelerin arasında bir bilgi veri alışverişinin sağlanması demektir. Ayrıca banka yönetiminin de bu şekilde bankanın şubelerinin tamamının durumu hakkında bilgi sahibi olması ve gerekli raporların yönetime gönderilmesi çok kısa bir zaman içinde mümkün olmaktadır.
Geniş alan ağlarının sağladığı yararlar şu şekilde sıralanabilir:
– Fiziksel olarak birbirinden ayrı birimler arasında veri ve yönetim bilgisinin paylaşımını sağlamak
– Birimler arasında yönetime ilişkin komutları ve geribildirim bilgilerinin paylaşımını sağlamak
– Veri işleme sisteminin kapasitesini ve kaynakları paylaşmak
– Bilgi sistemleri konusunda yetişmiş uzman elemanların ve personelin uygulama geliştirme ve problem çözme konusundaki bilgi ve becerisini kurumun tümü tarafından kullanılır hale getirmek
– Veri işleme konusunda iş yükünün dengeli dağıtılmasına olanak sağlamak
– Bilgi sistemlerinde herhangi bir cihazda ortaya çıkabilecek bir arıza halinde sistemin diğer kaynaklar kullanılarak kesintisiz olarak çalışmaya devam etmesini sağlamak
İşletmelerin sahip oldukları telekomünikasyon cihazlarının bileşenlerini düzenlemek için farklı birtakım seçenekleri bulunmaktadır. Bu düzenlemeler her biri farklı organizasyonlarda daha etkili biçimde çalışır. Bilgisayar ağları bir araya gelme biçimlerine ve şekillerine göre sınıflandırılır; yıldız yapı, sıralı yapı, halka yapı gibi.
Yıldız yapıda merkezde yer alan bir yöneticiden ya da buna bağlı kapasite olarak daha düşük seviyedeki bilgisayarlardan oluşur. Bu özellikle işlemlerin ve verilerin merkezi olarak yürütüldüğü veritabanının tek merkezde toplandığı uygulamaları için uygun bir yapıdır. Bu yapıda merkeze bağlı bilgisayarlardan birinde bir sorun olduğunda sadece sorun olan bilgisayar etkilenir; diğer bilgisayarlar sorunsuz olarak işlerini yapmaya devam ederler. Ancak, sorun merkezde bulunan bilgisayarda ortaya çıkarsa, bu durumda sistemin tamamı çalışamaz hale gelir. Bu ise sistemde yapılan işlerin tamamının aksaması demektir.
Sıralı yapı: Birçok bilgisayarın çift büklümlü kablo, koaksiyel kablo ya da fiberoptik kablo gibi tek bir kabloyu kullanarak iletişimin gerçekleştirildiği yapıdır. Tüm sinyaller her iki yönde de bilgisayar ağında yer alan bilgisayarların tamamına gönderilir. Bu bir çeşit yayın yapmak olarak da adlandırılmaktadır. Bilgisayarlarda yerleşik bulunan özel yazılımlar sayesinde mesajın gideceği bilgisayar mesajı aldığında, bunun kendisi için gönderilmiş bir mesaj olduğunu algılar ve mesajı kabul eder. Bu tür bilgisayar ağlarında merkezde bilgisayarların bağlı olduğu yönetici bir bilgisayar yoktur. Tüm bilgisayarlar birbirleriyle aynı haklara sahiptir. Ağdaki bilgisayarlardan birisinde bir problem olursa, ağdaki bilgisayarlar bundan etkilenmez, sadece sorunlu bilgisayar işlerini yapamaz hale gelir.
Ancak, bu yapının bir olumsuz yönü bulunmaktadır. O da bu tür yapılardaki kablo düzenlemelerinden dolayı bir anda hattı bilgisayarların bağlı olduğu kabloyu sadece tek bir bilgisayar kullanabilir. Dolayısıyla, bu tür yapılarda çok sayıda bilgisayar ya da çok yüklü bir ağ trafiği varsa, bu işlerin tamamlanması için gerekli süreyi uzatacaktır. Çünkü bu tür yapılarda aynı anda iki bilgisayar hattı kullanılmak istenirse bir çarpışma durumu ortaya çıkar ve çarpışma olduğunda ağı kullanmak isteyen her iki bilgisayar da mesaj göndermeyi bir süre erteler. Bu durumda bir süre için beklenmesi gerekir.
Yıldız yapı: Bilgisayar ağında bir merkez bilgisayara gerek duyulmaz ve bilgisayarlardan birinde bir sorun olduğunda sistemin bütünü bu durumdan etkilenmez. Bilgisayar ağındaki bilgisayarların tamamı doğrudan herhangi bir başka bilgisayarla iletişim kurabilir ve her biri kendi uygulamalarını bağımsız olarak yürütür. Ancak, bu yapıda bilgisayarları birbirine bağlayan hat bir kapalı döngüdür. Veriler bir bilgisayardan diğerine geçirilir ve daima tek yönde akar.
Perakende Okulum Mağazacılığı Uzmanından Öğrenin
