Yeni Yazı >>
Home / Genel / Sosyal Sorumluluğun Kapsamı ya da Sosyal Sorumluluk Alanları

Sosyal Sorumluluğun Kapsamı ya da Sosyal Sorumluluk Alanları

İşletmelerin ilişkili oldukları birçok sosyal sorumluluk alanları vardır. Bunlar, sosyal sorumlulukların sınırlarını ya da kapsam ve konularını oluşturmaktadır.

İşletmenin en önemli kaynağı sermayesidir. Sermaye sağlayan hissedarlar, bunun karşılığında belirli bir kâr elde etmek isteyecektir. Parasını alternatif değerlendirme yollarından vazgeçip işletmenin kurulması ve büyümesi için kullanılabilmesinin temel koşulu budur. Aksi takdirde, banka faizi, ev, arsa ve benzeri gayrimenkullerle ile kıymetli taşlar, madenlere yatırarak değerlendirme yoluna giderse mal ve hizmet üretiminin kaynağını oluşturan işletmelerin sayı ve cesamet (irilik) açısından çoğalıp gelişme olanakları ortadan kalkmış olacaktır.

Burada işletmenin topluma istihdam olanakları sağlayarak işsizlik sorununun çözümüne yardımcı olması düşünülmektedir. Günümüzde artan nüfus yanında teknolojik gelişmelerin ve otomasyonun da işsizlik sorununu gündeme getirdiği, sadece gelişmekte olan ülkelerde değil, gelişmiş toplumlarda da robotların endüstriye girmesiyle istihdam güvenliğinin tehlikeye girdiğini görmekteyiz. Nüfus artış hızı, yüksek olan ülkelerde bu tehlike daha büyük olmaktadır. İstihdam olanaklarıyla ilgili bir diğer konuysa işe almada cinsiyete, ırka ve sosyal sınıflara eşit davranılması ve istihdam olanaklarının ayırım gözetilmeden herkese sağlanmasıdır. Başka bir konu da, hapisten çıkmış eski mahkûmlara, doğuştan ya da sonradan herhangi bir nedenle sakat kalmış kimselere, rahatsızlığı çalışmaya engel olmayan kronik hastalara iş vermek ve istihdam olanakları tanımakla ilgilidir. İstihdam olanaklarının ilgili olduğu diğer bir sosyal sorumluluk konusuysa çevrede bulunan meslek okulları, liseler ve üniversite öğrencilerine paralı ya da parasız staj olanakları tanımak, işsiz gençlerin iş imkânlarına kavuşturulması ve meslek edindirilmeleri için çıraklık ve meslek edindirme kursları açmak ya da bunların finansmanına katılmaktır.

Çok geniş bir inceleme alanı olan bu konuda işletmenin yapması gereken konuların başında ürün güvenliği gelmektedir. Ürün güvenliği, tüketiciye ürünü tanıtmak, ürün hakkında tüketiciyi bilgilendirmek, ürünlerin hangi hammaddelerden yapıldığı, herhangi bir tehlike arz edip arz etmediği, nasıl kullanılacağı hakkında açıklamalar, kullanma kılavuzları ve etiketler hazırlamak, ürünün üzerine tutturmak ya da ambalajının içine yerleştirmek gerekmektedir. Diğer bir konuysa ürünleri kalite kontrolünden geçirdikten sonra pazara güvenli bir şekilde sunmaktır. Bütün bunlara rağmen, alıcı kendine sunulan ürün ya da hizmetten memnun olmadığı takdirde nasıl bir mekanizmayla işletmeye şikâyetlerini bildirebilecektir? Bu şikâyetlere ya da alıcılara karşı ne tür ve ne kadar süreli bir garanti verilebilir? Satış sonrası hizmet, bakım ve tamir kolaylıklarından nasıl haberdar edilebilir? Bütün bu konular, müşterilerin alış kararı vermeden önce, malı satın aldıktan sonra karşılaşabileceği bilgi ihtiyacı ve sorunlarıyla ilgilidir. İşletmenin tüketicilere karşı duyarlılığı ve sorumlulukları masraflı olacaktır, ancak pazar etkinliğini sağlayacak ve onun satış arttırma çabalarına destek olacak bir sorumluluk konusu sayılabilir.

Mutlaka Okumalısın!  21. Yüzyılda Perakende Sektöründe Değişim Sürecinin Genel Görünümü

İş ahlâkının kapsamı oldukça geniştir. Bunlardan birincisi, işletmeleri talep fazlalığından ve arz azlığından faydalanarak zaman zaman fiyatları anormal ölçüde yükselterek fırsatçı politika gütmeleri haksız ve aşırı kârlar elde etmeleri konusudur. İkinci konu, gerçek dışı ve asılsız reklâmlar yaparak ürünün satış potansiyelini arttırırken, rakip işletmelerin ürünlerini ve hizmetlerini kötüleyici ve küçük düşürücü reklâmlar yapmak, rakipler hakkında asılsız dedikodular çıkarma ve yayma çabalara girişmek haksız rekabet olarak nitelendirilmektedir. Bu konu hem kanunen yasaklanmıştır, hem de iş ahlâkı kurallarına aykırı olmaktadır. İş ahlâkıyla ilgili üçüncü konu, kanunen yasak olduğu ya da toplumsal değerlere aykırı bulunduğu halde, çocuk denecek yaşta işçileri çalıştırmak, kadın ve çocuklara düşük ücret politikası uygulamak, ücret, terfi ve teşvik politikasında âdil davranmamak, adam kayırmak konularıdır. Bunlar, ne vicdana ne de dürüstlüğe sığmaktadır. İş ahlâkını ilgilendiren en önemli konulardan biri de, devlete ve yerel yönetimlere karşı olan vergi ve diğer yasal yükümlülükleri dürüstçe, zamanında yerine getirme sorumluluğudur. Nihayet, iş ahlâkı, işletmelerin, işadamlarının ve yöneticilerin alacaklarına karşı işletmenin faaliyetlerinden doğan senetli senetsiz borçlarını zamanında ödemeleri sorumluluğunu gerekli kılmaktadır. Aksi takdirde, güvensiz bir iş hayatı tüm insanların sadece iş ahlâkını değil, bireyler arası taahhütlerini ve ekonomik ilişkileri de olumsuz yönde etkileyebilecektir. Kısaca iş ahlâkı insanın kendine karşı ne kadar dürüstse başkalarına karşı da en azından o ölçüde dürüst olmasını zorunlu kılmaktadır.

Bilindiği üzere işletmeler ürün ve hizmet üretimi sonucunda havaya zehirli maddelerle boğucu gazlar vermekte oksijen oranını bozmaktadırlar. Diğer bir husus, zararlı sıvı maddelerin dere, göl ve denizlere verilmesi sonucunda hem bu sular kullanılamayacak hale gelmekte, hem de buralarda yaşayan balıklar ve diğer yararlı canlılar yok olmaktadır. Başka bir kirlenen ve bozulan çevreyse topraklardır. Katı maddeler, kullanılan ürünlerin ambalaj ya da artıklarıyla bozulan toprağın üstelik kirlenmiş ve zehirli maddeler içeren sularla sulandığı takdirde, humus tabakası bozulmakta, verimliliği azalmakta ve hatta ortadan kalkmaktadır. Çevre kirlenmesinin çok ayrıntılı birçok etkileri ve sonuçları mevcuttur. Bunları daha sonra genel çevre analizi bölümünde ayrıntılı şekilde ele alacağız. Endüstrileşme ve işletmeler doğayla canlı yaşam arasında asırlardır sürüp giren ekolojik dengeyi bozarsa bu insanlığın ve dünya hayatının sonu olacaktır. O halde, işletmeler çevresel bozulma ve kirlenmenin önüne geçecek her türlü tedbiri, bir sosyal sorumluluk gereği olarak almalıdırlar.

Mutlaka Okumalısın!  Perakende Mağazacılığında Yazılım Araçları ve Menülerin Önemi

Bu sorumlulukların kapsamı uluslararası, ulusal ve işletme personeli düzeyinde olmak üzere üç kısımda incelenebilir. Uluslararası sorumluluklardan birincisi gelişmekte olan ülkelere yatırım yaparak onların üretim potansiyellerini, refah ve mutluluklarını yükseltmektir. İkincisi gelişmekte olan ülkelere teknoloji transferi yardımında bulunmak, onların gereksindiği bazı teknolojileri düşük fiyatlardan ya da hibe ederek vermektir. Ancak bu konuda ülkenin ulusal çıkarlarını gözönünde bulundurmak, stratejik nitelikte olan teknolojileri özellikle kötü niyetlerle ve düşmanca emellerle tedarik etmeye çalışan ülkelere insanlık ve dünya barışı açısından transfer etmeme yoluna gitmelidir.

Ulusal açıdan insanlığa karşı duyulması gereken ihtiyarî sorumluluklardan birincisi, insan sağlığı ve kamu güvenliği konusunda hassasiyet gösterilmesidir. Örneğin; satışları ve kârları arttırma uğruna silah ve uyuşturucu üretimi konusunda çalışan işletmelerin hassas davranarak, gerek ülke içi ve gerekse ülke dışı kamu güvenliğini ve sağlığını tehlikeye sokacak faaliyetlerden kaçınmalıdır. İkinci ihtiyarî ulusal sorumluluk konusuysa ülkenin savunma gücünü arttıracak üretim çabalarını desteklemek gerekli malî yardımlarda bulunmaktır. Kültürel seviyeyi yükseltecek okul yapma, okuma yazma ve meslek edindirme kurslarının açılmasına ve yürütülmesine yardımcı olarak bu türlü kampanyalara katılma faaliyetleridir. Ulusal ihtiyarî sorumluluklardan üçüncüsü de işletmenin özellikle faaliyette bulunduğu iş çevresinin yollarını, köprülerini yaptırması, yeşil alanlar, parklar ve çocuk bahçelerinin yapımına katkılarda bulunarak çevreyi imar etme, güzelleştirme çabalarına önderlik etmesi ya da destek olmasına ilişkindir. Nihayet, ulusal ihtiyarî sorumluluklardan önemli bir tanesi de işletmelerin özellikle bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde önemli sorunlar arasında yer alan hızlı nüfus artışının önüne geçecek kampanyalara önderlik ederek ya da katılarak çevrelerinde toplum ve aile plânlamasına yardımcı olmalarıdır.

İşletme personeli düzeyinde ele alınacak ihtiyarî sosyal sorumluluklara gelince, bunların birincisi, çalışanlara yasal olarak sağlanmış bulunan sosyal sigorta olanakları yanında, hayat sigortası, özel emeklilik sigortası gibi ek güvenlik ve parasal tedbirler almayla ilgilidir. Bunun yanında ikinci bir ihtiyarî tedbir özellikle çalışan hanım personelin çocukları için gündüzlü bakım evleri ve kreşlerin açılmasına ilişkindir. Bu olanak hanım personel için hayatî nitelik taşıyan bir uygulamadır ve onların işletmedeki davranışlarını ve verimliliğini arttırmaktadır. Personele sağlanan üçüncü bir ihtiyarî sorumluluk fiziksel çalışma ortamının iyileştirilmesine ilişkindir. Bunlar; işyeri hijyenini ve temizliğini sağlamak, soyunma odaları ve duşları inşa etmek gibi benzeri hususlardan oluşur. Nihayet, personele sağlanan dördüncü bir ihtiyarî sorumluluk konusu olarak, çalışan işçileri işletmeye ortak vermek ve onlara kârdan pay dağıtmaya ilişkindir. Böylece hem toplumsal anlaşma sağlanır hem de işçi işveren ilişkileri iyileştirilir ve sendikal çatışmalar azalır. Personelin moral ve motivasyonuyla verimliliği de yükseltilir.

Mutlaka Okumalısın!  Hizmet Kavramı ve Perakende Pazarlama Stratejilerinin Entegrasyonu

Sosyal Sorumlulukların Fonksiyonları

Sosyal sorumlulukların kapsamına giren konularda işletmenin hassas bir şekilde hareket etmesi ve üzerine düşeni yerine getirmesi sonucu ne gibi hususlar gerçekleşmiş olacaktır. Sosyal sorumlulukların fonksiyonları şunlardır:
– Kötümser, moral motivasyonu ve verimliliği düşük bir toplum yerine aktif, iyimser, çalışmayı seven morali, motivasyonu ve verimliliği yüksek bir toplum,
– Sınıflar arası farkların belirgin olduğu, düşmanlıkların ve gerilimlerin arttığı bir toplum yerine, sınıflar arası farkların azaldığı, gerilim ve düşmanlıkların törpülendiği insanî değerlere ve eşitliğe yönelmiş bir toplum,
– Politik, sosyal, ekonomik ve dinî tüm kurumlarda danışmalı, çoğulcu yaklaşım ve yönetim anlayışının egemen olduğu bir toplum,
– Verimlilik ve yüksek çalışma sonucu oluşan üretim artışının sağladığı daha yüksek hayat seviyesine sahip olan bir toplum,
– Toplumsal kültürün hem mistik ve hem de materyalistlik biçimde yorumlanarak ikisinin dengelendiği mutluluk arayışının bu ikisi arasında bulunacağına inanarak çalışan bir toplum.

Bu fonksiyonların niteliğine göz atacak olursak, işletmeler sosyal sorumluluklarının bilincinde olarak faaliyette bulunduğu takdirde, çabaların sosyal faydası çok yüksek olmaktadır.

Sosyal Sorumlulukların İşletme Stratejisi ve Politikasına Etkileri

Sosyal sorumlulukların işletme stratejisine ve politikasına etkilerini şu şekilde açıklayabiliriz:
– İşletme stratejisini, organizasyon yapısını ve personel politikasını toplumun değişen ihtiyacı ve beklentilerine uygun olarak değiştirmek,
– Ulusal faaliyetlerinde gerekli düzenlemeleri yapmak ve bu konudaki kontrolleri sürekli kılmak,
– Çevresel çatışmalara ve toplumsal anlaşmazlıklara neden olacak çıkar ve faaliyetlerden vazgeçmek ya da bunlardan belirli ölçülerde taviz vermek. Bu amaçla, strateji, politika ve plânlarda değişiklikler yapmak,
– Stratejinin uygulanmasına yardımcı olan politika ve faaliyetlerin sonucu olarak ileride ortaya çıkması olası bulunan anlaşmazlık hallerinde karşılıklı görüşme ve yüzleştirme faaliyetlerine katılmaya hazır olmak, faaliyetlerde, politikalarda ve stratejilerde gerekli değişimleri yapmaya istekli olmak,
– Bir bütün olarak toplumun, devletin yakın çevre unsurlarının ve personelin geniş çıkar ve istekleriyle hissedarların amaç, çıkarlarını dengeleyerek işletmenin ekonomik amaçlarını yumuşatmak, değiştirmek ve bunlara sosyal nitelikli amaçlar katmak.