Dünyanın Politik Eğilimleri
Artan teknolojik ve ekonomik değişme ve gelişmelerle dünya adeta küçülmüş ve küreselleşme hareketleri ulusal ölçü, boyut ve alışkanlıkları değiştirerek ulusları birbirine yakınlaştırmıştır. Rekabetin boyutları da ulusal düzeyden uluslararası ölçülere çıkmıştır. Artık ulusal sınırlar önemini kaybetmiştir. Üretilen malların ” Dünya malı ” olmasının önemi artmıştır. Bu nedenle, gerek politik ve gerekse de sosyokültürel ve ekonomik incelemeler arasındaki sınırlar büyük ölçüde sunileşmiştir. Diğer bir deyimle, bunlar arasında kesin sınırlar saptamak çok güçtür. Çünkü politik bir önlem ekonomik ve sosyokültürel alanlarda önemli etkiler doğurduğu gibi, bunun tersi durumlar da geçerlidir. Burada ele alacağımız konular uluslararası güç ilişkileri yönünden olacaktır.
Günümüzde ülkeleri güçlülük yönünden aşağıdaki gruplar içinde değerlendirebiliriz.
Askeri üsler, ekonomik ve kültürel organizasyonlar açısından dünya ölçüsünde süper güç; Amerika Birleşik Devletleri ve onun oluşturduğu NAFTA ekonomik birliği
Ekonomik olduğu kadar politik güç olmaya çalışan bölgesel özellikteki büyük güç; Rusya ve onun oluşturduğu Bağımsız Devletler Toplumluluğu.
Ekonomik ve Politik Güç; Avrupa Birliği; şu anda 15 Avrupa ülkesinden oluşan birlik Doğu Avrupa ve Balkan ülkelerinin katılımıyla dünyanın en önemli birleşmiş pazarını ve politik gücünü oluşturacaktır.
Büyük ölçüde otonom bazı unsurlar; Çin, Japonya, Güney Afrika, Avusturya ve Yeni Zelanda.
Asya’nın dört kaplanı: Güney Kore, Tayvan, Hong Kong ve Singapur rekabet ekonomisi refahlarını arttırmışlardır.
Bağımlı ya da peyk ülkeler; Afrika ya da Asya kıtası ülkelerinin birçoğu, ABD ve Kanada dışındaki bütün Amerika ülkeleri Bu analiz dünya ülkelerinin statik durumlarını belirlemektedir. Ancak, durum dinamik açıdan değerlenirse ki uzun vadeli öngörülerde önemli olan da budur ve şu durumlarla karşılaşmış oluruz;
Amerika Birleşik Devletleri’nin ahlaksal, kültürel ve sosyal değerleri dünyada geniş ölçüde tanınmaktadır. Ancak, bugün için teknik, ekonomik, finansal ve askeri alanlarda üstünlüğünü kabul ettiğimiz AB. etkinliğini ve prestijini büyük ölçüde yitirmektedir. Buna karşın Batı Avrupa ülkeleriyle Japonya güçlenmektedir. Afrika, Asya ve Avrupa’nın bazı ülkelerinde sağ ve sol ihtilaller günden güne artan bir hızla çoğalmaktadır. Homojen olmayan birtakım sosyal grupları ve kültürleri bünyelerinde barındırmak zorunda bulunan bazı büyük devletler içinde sosyal patlamalara ve kaynaşmalara tanık olmaktayız. 2000 yıllarına doğru, Hindistan, Çin (Mao’nun ölümünden sonra) ve Rusya’da siyasi rejimi kökten değiştiren ve hatta iç savaşlara ve bölünmelere kadar varan değişmeler söz konusudur. Fransa’da siyasi iktidarın soldan sağa kayması ve diğer Güney ülkelerinde, İtalya, İspanya ve Portekiz’de siyasi değişmeler, kaynaşmalar ve ihtilaller, dünyanın politik görünümünü ve dengesini büyük ölçüde etkilemektedir.
Diğer taraftan, politik ve ekonomik Avrupa birliği, güçlenmektedir. Avrupa’da diğer bir yönelim de Rusya ile Doğu Avrupa ülkeleri arasındaki bağların çözülmüş olmasıdır. Bu nedenle Doğu Avrupa ülkeleri de Avrupa Birliğiyle bütünleşme çabası içine girmişlerdir.
Eski gücünü gittikçe yitirdiğinin farkına varan ABD, Kanada Orta ve Güney Amerika ülkeleriyle ekonomik ve politik yönlerden güç birliğine yönelmekte Uzakdoğu, Afrika ve Güney Avrupa ülkeleri üzerindeki politik etkinliğini ister istemez azalmaktadır. Amerika’nın Kuzey Amerika ülkelerinin tamamı, orta ve güney Amerika ülkelerinin bazılarıyla bölgesel özellikte bir güç kurmağa önem verdiği söylenebilir. Bölgesel özellikteki politik ve ekonomik güç birliği dünyanın gelişmiş ülkeleri arasında olduğu kadar gelişmekte olan ülkeleri arasında da yaygınlaşmaktadır. Arap dünyasıyla Afrika ülkeleri arasında son zamanlarda göze çarpan dayanışma bu tür bir yakınlaşma örneğidir. Birleşmiş Milletlerde süper devletlerin etrafında meydana gelen çöreklenmelerde çözülmeler olmuş, bu nedenle, adı geçen örgütün eski politik gücü ve önemi azalmıştır. Politik yönden meydana gelen çözülmeler karşısında günümüz Batı Avrupa ülkelerinin bazı Afrika ve Latin Amerika ülkeleriyle bilgisel, teknik ve ekonomik alanlarda yeniden işbirliği yapma çabası içinde olduklarını görmekteyiz.
Politik Eğilimler ve İşletmenin Stratejik Yönetimi
Globalleşme (Küreselleşme) eğilimlerinin doğurduğu sorunlar nedeniyle, ulusların birbirleriyle politik (ve ekonomik) yönden işbirliği içinde bulunması ya da bu yönde yakınlaşmaları işletmelerin yaşamı üzerinde büyük ölçüde etkin olmaktadır. Etkinlik özellikle, dış ticaret, (ham madde, enerji kaynakları, ürünlerin alım ve satımı) dış yatırımlar, dış finansal kaynaklar ve bunların sonuçları (kâr, faiz, komisyon, anapara aktarmaları) ile işgücü arz ve talebi yönündedir. Günden güne gelişen uluslararası, hatta denizaşırı rekabet, ulusların karşılıklı ya da gruplar halinde antlaşmalarından büyük ölçüde etkilenmektedir. Siyasi iktidarlar ya da hükümetler tarafından çıkarılan kanunlar, koruyucu önlemler ya da bu önlemlerin kaldırılması, mikro birimler olan işletmelerin yeni hammadde ve enerji kaynaklarıyla yönetsel, teknik ve fiziksel işgücü kaynakları bulmalarını, yeni pazar olanaklarına kavuşmalarını önemli ölçüde etkilemektedir. İşletmelerin planlama yönünden bu gelişmeleri zamanında ve doğru bir biçimde değerlenmesi, onlara maliyetlerini düşürme ve satış hacimlerini yükseltme bakımından yeni olanaklar hazırlayacaktır. Böylece, hem yeni fırsatlar ve kaynakları zamanında değerlendirerek, iç ve dış rekabet bakımından, rakiplerinden daha üstün duruma geçecekler ve hem de büyüme ve gelişme olanaklarına kavuşacaklardır.
Politik hipotezleri yurdumuz işletmeleri açısından nasıl değerlendirebiliriz?
Yurdumuz işletmeleri yönünden politik hipotezleri değerlendirecek olursak, Avrupa Birliği ülkeleri açısından politik yakınlaşma eğiliminde bulunan ülkemizin gümrük birliğiyle başlattığı girişimleri artırarak ileride, ekonomik ve teknik yönden daha etkin sayılabilecek bölgesel birtakım politik organizasyonlara gireceği olasılığını da dikkatten uzak tutmamamız gerekir. İş adamlarımızın ve işletmelerimizin şimdiden Balkan ülkeleri, orta ve yakın doğu ülkeleriyle işbirliği açısından soruna eğilmelerinde büyük yararlar vardır.
Perakende Okulum Mağazacılığı Uzmanından Öğrenin
