Ana Sayfa / + 1. Mağaza merkez Yönetimi / Mağazacılık ve Perakende de Çalışanların Hile ve Hırsızlık Psikolojisi …. Örnek Vaka

Mağazacılık ve Perakende de Çalışanların Hile ve Hırsızlık Psikolojisi …. Örnek Vaka

Toplumun davranış biçiminden ziyade toplumu oluşturan insanların davranış biçimleri ön plana çıkarılmaktadır. İnsanın ne yaptığı konusuna bakıldığında, bilim adamları kişinin düşündüklerini ve arzularını gözlemlemenin olanaksız olduğunu düşünmektedirler. Burada önemli olan düşünce ve arzuların sonuçlarını gözlemlemektir.

İnsan bir seçim yapmak durumunda kaldığı zaman, tercih ettiği hareket biçimine göre davranış göstermekte ve tercih ettiğini seçmektedir. İnsan davranışını sonuçlar tayin etmektedir. Dolayısıyla insan meydana gelecek sonuçları idrak ettiği veya düşünebildiği sürece tercih ettiği şeyleri yapmaktadır.

Teorik yaklaşımla, insanın yaşamında veya düşüncelerinde hile yapmayı pekiştirici veya güçlendirici etkenler bulunmaktadır. Bu etkenler insanın davranışlarına şekil vermektedir. Güçlendirici etkenler genelde iki kaynaktan beslenmektedir.

  • Doğuştan gelen güçlendirici dürtüler,
  • Öğrenmeyle ortaya çıkan güçlendirici dürtüler.

Örneğin açlık, cinsel arzu veya para güçlendirici ve uyarıcı dürtüler olarak sayılabilmektedir. Diğer taraftan dürtü, ‘ güçlendirici devre ‘ nin ilk aşaması olarak kabul edilmektedir. Dürtü organizmayı harekete zorlamaktadır. Organizmada bir şeylerin eksik olması, gereksinim ortaya çıkınca dürtüleri harekete geçirmektedir. Örneğin para eksikliği veya yokluğu, insan organizmasında uyaran etkisi yaparak, dürtüleri harekete geçirmektedir.

Azize isimli bir çalışan, işletmesinin kendine iç amaçlı kullanılmak üzere verdiği kredi kartını acil bir durum sonrasında kişisel olarak kullanmıştır. Yaptığı hilenin ortaya çıkmaması üzerine, kartal on bin liralık ikinci bir harcama daha yapmıştır.

Olayda yer alan acil durum, uyarıcı etki yapmıştır. Bu etkiye Azize’nin organizmasından bir karşılık gelmiştir. Azize davranış biçimi olarak bu olaya zorlanmıştır. Çünkü çaldığı para ile yaşadığı bir krize son vermiştir. Azize beyninde kredi kartına ve paraya koşullanmıştır.

Bu durum doğal olarak Azize’nin veya bir insanın her parası azaldığında kredi kartı ile hırsızlık yapacağı anlamına gelmemektedir. İnsan davranışları, bir işaret aldığında doğrudan yiyeceğe yönelen bir hayvanda olduğu gibi net değildir. İnsanların bulundukları ortamlar ve tercihleri çok çeşitli ve karmaşık olarak kabul edilmektedir.

Mutlaka Okumalısın!  Pazarlama Bilgi Sistemi

Azize’nin olayında uyarıcı etkinin oluşmasıyla buna bir davranış biçimi olarak karşılık gelmiştir. Doğal olarak bu bir kanıt olarak düşünülebilir. Ancak bu olayla Azize’nin geçmişi ve tutkuları da dikkate alınmalıdır. Kredi kartı Azize’ye yeni verilmemiştir, bir süredir kendisinde durmaktadır. Olay şimdiki anda gerçekleşmiş ve gelecek için dikkate alınması gereken bir unsur durumuna gelmiştir.

Azize ilk hilesini yaparken, bunun geçici bir olay olduğunu ve parayı geri ödeyeceğini düşünmektedir. Hile eylemine ilk defa başlayanlarda çoğunlukla bu düşünce hâkim olmaktadır. Ancak davranış bilimcilere davranışçılara ve hile araştırmacılarına gör, tekrar hile yapmama ve düzelme istekleri pek gerçekçi görülmemektedir. Düşünce ve niyet unsuru gözlenemediği gibi, genelde ilk hilesini yapan bir çalışan bunu sürdürmektedir.

Davranışçılara göre bu hile basit bir refleks olarak görülmemelidir. Azize’nin bu davranışını şekillendiren birden fazla unsur bulunmaktadır. Azize para bulma konusunda başka olanaklara sahipken, işletmenin kredi kartını kullanmıştır. Bu arada Azize’nin kim olduğu önemli değildir. Oluşan bir düşünce ile bu hile yapılmıştır. Bu aşamada aranması gereken iki tane yanıt bulunmaktadır:

  • Nasıl bir ortam bu eylemi tetiklemiştir?
  • Azize niçin başka bir seçenek aramadan veya kullanmadan hile yolunu seçmiştir?

Bir süre sonra Azize’nin tekrar paraya gereksinimi doğmuştur. Çocukların okul paralarının ödenmesi gerekmektedir. Kocası hala işsizdir. Bu durumda davranış süreci tekrar başlamıştır. Kart elinin altındadır. Koşullanma sürmektedir. İlk hilesi sonucu olumsuz bir durumla karşılaşmamıştır. Bu da güdüleyici bir etken olarak ortadadır. Bu sefer diğer para bulma olanaklarını kullanmıştır. İşyerinde fazla mesai bile yapmamıştır. Babasına gidip yardım istemiştir. Demek ki yaptığının suç olduğunu düşünmemekte veya alabileceği cezanın caydırıcı etkisi bulunmamaktadır.

Davranışçılara göre yukarıda sıralanan duygular, insanlarda doğal olarak ortaya çıkmamaktadır. İnsan bu duyguyla doğmamaktadır. Suç ve hile insan doğasına bir içgüdü olarak yerleşmemiştir. Suç, hile ve diğer ahlaki değerler çoğunlukla sosyal eğitim ile öğrenilmektedir. Yukarıdaki olayda yaşanan duygular, normal bir toplumda bireylere yasaklanan değerlerdir.

Mutlaka Okumalısın!  Pazarlama Stratejisinin Anlamı ve Ögeleri

Hile yapan insan yaptığını hırsızlık eyleminden farklı bir biçimde açıklayabildiği anda, suçluluk duygusunun üstesinden gelebilmektedir. Bu şekilde kişi kendisine bir çıkış noktası bulabilmektedir. Bu bölümde izleyen aşamalarda ‘Haklı gösterme’ olarak isimlendirilecek unsurla hilekâr kendisini rahatlatabilmektedir.

Davranış biçimlerine göre bir kişi belirli bir anda bir hile yapmak veya yapmamak arasında bir seçim yapabilmektedir. Bu seçim doğal olarak elde edilecek sonuçlar etkili olmaktadır. Bu konuda kişinin önünde bazı seçenekler bulunmaktadır.

Hile yapma ile elde edilecek ödülün etkisi, hile yapmama ile elde edilecek kazancı etkisinden fazla oldukça, hile yapma eğilim artmaktadır. Hile yapmama sonucunda aşağıda sıralanan kazançların elde edildiği kabul edilmektedir:

  • Yakalanmama ve cezadan kurtulma,
  • İtibarını kaybetme,
  • Rahatça iş bulma

Hile eylemi sonucunda ödüller anında elde edilebileceği halde, hile yapmama sonucunda elde edilecek kazançların etkisi belirsizdir veya hemen görülmemektedir. Kayıplar ise kesin değildir. Olayda cezaların durumu da belirsiz olduğundan dolayı, hile yapma eğilimi güçlenmektedir.

Hileye eğilimi ağırlıklı olmasını bir örnekle açıklayabiliriz. Sigara içmenin insanı kanser yapacağı ve öldüreceği, sürekli söylendiği halde, içme oranı azalmamaktadır. Ölüm olasılığının yıllar sonra gerçekleşecek olması, içme oranın azalmasını önlemektedir. Tersine sigara içen ertesi gün ölçek olsaydı, içenlerin sayısı büyük oranda azalacaktı. Bu durum hile eylemi içinde söylenebilir. Hile yapanlar, ertesi gün yakalanıp, büyük cezalara çarptırılsaydı, oran oldukça azalırdı. Tersine, hilede ceza tehdidinin az ve uzakta olması hile eğilimini artırmaktadır.

‘ İnsanlar, diğer canlıların tersine çoğunlukla kendilerini düşünürler’.

Kontrol Et

Girişimcinin İşlevleri

Girişimcinin işlevlerini belirlemek Girişimciler ekonomik ve sosyal açıdan birçok işlevi yerine getirmektedirler. Sürekli gelişen küresel …