Yeni Yazı >>
Home / Genel / Küçük Gruplarda Konuşma

Küçük Gruplarda Konuşma

İnsanların grup oluşturma konusunda doğal bir eğilimleri vardır. Çocuk sahibi olmak ve yetiştirmek için aile adı altında, öğrenmenin programlı bir şekilde sağlanması için okullar adı altında, inançların paylaşılması ve ibadet için cami, kilise adı altında vb. gruplar oluşturulur. Her bir grubun bir amacı vardır. Bazı gruplar amaç gerçekleştikten sonra, okullardaki sınıflar gibi varlıkları ortadan kalkarken, grup üyeliğinin hayat boyunca sürdüğü bir takım gruplar da söz konusudur. Her durumda gruplar bir ihtiyacı karşılar. Bireylerin tek başlarına yapabileceklerinden daha fazlası ve iyisi gruplarca yapılır.

Her birey birçok biçimsel olmayan (informal) grubun üyesidir. Arkadaş grupları, aile vb. hep bu tür gruplardır. Biçimsel olmayan gruplar ve üyelerinin mutlaka özel amaç ve hedefler doğrultusunda çalışmaları gerekmez. Arkadaşlık dayanışması, eğlence, aile sevgisi gibi nedenler böyle herhangi bir grupta bulunmayı berberinde getirir.

Bunun tersine biçimsel (formal) gruplar özel ve belli amaçları gerçekleştirmek üzere oluşur. Sınıfta belli bir projeyi gerçekleştirmek üzere, belediye meclisinde bütçe yapmak üzere, satış stratejisi belirlemek ve geliştirmek üzere ve benzeri nedenlerle biçimsel gruplar oluşur. Burada biçimsel grupların özel bir türü olan küçük gruplar üzerinde durulacaktır.

Küçük Grup Özellikleri

İletişim bilimi açısından bakıldığında birçok iletişim bilimci tarafından küçük grupların dört özelliği olduğu belirtilmektedir. Birinci özellik, küçük grupların en az üç üyesi olması gerekliliğidir (İki kişilik gruplara çift denir ve üç ya da daha çok üyeli gruplardan daha farklı çalışma üslup ve yöntemleri vardır). En çok üye sayısı ise 12 olarak kabul edilmektedir. Küçük grup iletişiminde bütün katılımcılar potansiyel olarak konuşmacı ve dinleyicidir.

İkinci özellik ise, küçük grup üyelerinin birbirine bağımlılığıdır. Bir üyenin herhangi bir şekilde etkilenmesi diğerlerini de etkiler. Küçük grup üyesi olmak bireysellikten uzaklaşmak anlamını taşımaz. Sadece grup sorumlulukları bireysel düşünce ve amaçların önünde gider. Grup üyesi olarak yapılan her şeyin olumlu ya da olumsuz olarak grubun diğer üyelerine belli bir etkisi olur.

Üçüncü olarak, grup üyelerinin etkileşimi iletişim yolunda gerçekleşir. Üyeler birbirleri ile, düşünce, bilgi, duygu, kanı, davranış biçimi ve inanç alış verişinde bulunur.

Mutlaka Okumalısın!  İhracatta Dağıtım Kanalı Stratejileri

Dördüncü ve son özellik olarak ortaya küçük grup üyelerinin belli bir amaç etrafında toplanmaları çıkmaktadır.

Küçük Grup Türü

Dört küçük grup türü vardır. Bunlar; deneysel gruplar, öğrenme grupları, bilgi toplama grupları ve problem çözme gruplarıdır.
Deneysel grup, kişisel görüş geliştirme, bireysel problemlerin üstesinden gelme ve diğerlerinin öğüt ve yansımaları ile büyüme amaçlarıyla bir araya gelen insanlardan oluşur. Yönetim, eğitim grupları, uyuşturucu ve alkol bağımlılarını iyileştirme grupları gibi gruplar bu türe girer.

Öğrenme gruplarının amacı ise üyelerin, belli bir konuda görüş ve bilgi paylaşımıyla eğitilmelerini sağlamaktır. Seminerler veya sınava hazırlanmak üzere bir araya gelen arkadaşların oluşturduğu gruplar bu tür içinde yer alır.

Bilgi toplama gruplarının temel amacı belli bir konuda araştırma yapmaktır. Bir işletmeye alınacak yeni bir makine konusunda araştırma yapmak üzere oluşturulan grup bu türün örneğidir.

Problem çözme grupları, belli bir problemin üstesinden gelmek üzere oluşturulur. Örneğin, giderek azalan satışların arttırılması için bir işletmede kurulan grup bu tür bir gruptur.

Küçük Gruplarda Liderlik

Küçük gruplarda liderlik, grup üyelerini grubun amaçlarına ulaşması doğrultusunda etkileyebilmekle ortaya çıkar. Liderliğin ortaya çıktığı ya da liderliği belirleyen durumlar şunlardır:
– Bir üyenin grup toplantısı yer ve zamanını belirlemesi
– Bir üyenin grup toplantısında gündemi belirlemesi
– Bir üyenin diğerlerini belli bir konu ve konum için ikna etmesi
– Bir üyenin gereksiz olabilecek yan konuları ortadan kaldırarak grubun amacından sapmasını önlemesi
– Bir üyenin grubun diğer üyeleri arasındaki görüş ayrılıklarını çözmesi
– Bir üyenin belli bir toplantıda ulaşılan sonuçları özetlemesi.

Küçük Gruplarda Sorumluluk

Küçük grup üyelerinin her biri, kendi içerisinde beş gruba ayrılan belli sorumlulukları üstlenmek durumundadır. Bu sorumluluklar şöyle sıralanabilir:
– Bireyin kendisi grubun amaçları konusunda taahhüt altında hissetmesi
– Bireysel görevlerin yerine getirilmesi
– Bireysel çatışmalardan kaçınılması
– Tam katılımın özendirilmesi
– Tartışmanın doğru yönde ilerlemesi

Bu sorumluluklardan bir kısmı liderlik rolleri ile ilintilidir. Ancak bu beş sorumluluk türü de her grup üyesinin bireysel zorunluluk olarak kabul etmesini gerektirecek kadar çok önemlidir. Bir grubun başarılı olabilmesi için grup üyeleri bireysel amaçlarını grubun amaçları ile uyumlaştırmalıdırlar. Bunun yanı sıra grup çalışmasının üstünlüğü yükün paylaşımı olgusudur. Bireylerin üstlerine düşen grup görevlerini yerine getirmeleri toplam yükün önemli bir parçasıdır. Eğer gruplar robotlardan oluşsa, bireyler arası çatışma sorunu söz konusu olmayacaktı. Oysa insanlar, beğenileri, önyargıları ve çok farklı değer yargıları ile varlıklarını sürdürürler. Bu nedenle çatışma kaçınılmazdır. Önemli olan bunu grup amacını zedelemeyecek düzeyde tutabilmektir. Bu üç sorumluluğun yanı sıra, eğer bir grubun etkin bir çalışma yapması bekleniyorsa, bütün grup üyelerinin tam katılımı ve düşüncelerini başkalarıyla paylaşması gerekir. Son olarak zaman zaman grupta tartışma gereksiz bir şekilde yön değiştirir. Bu da zaman ve işgünü kaybına yol açar. Tartışmanın gerekli yönde sürmesi her üyenin sorumluluğu olarak karşımıza çıkar.

Mutlaka Okumalısın!  İletişim

Yansıtıcı Düşünme Metodu

Herhangi problemle karşılaşılması durumunda grubun işlerinin daha kolaylaşması ve sonuca ulaşabilmesinde kullanılan yansıtıcı düşünce metodunun basamakları şunlardır:
– Problemi tanımlama
– Problemi analiz etme
– Problemi çözmede ölçütler oluşturma
– Olası çözümler üretme
– En iyi çözümü seçme

Bir problem çözme grubu, herhangi bir çalışmaya başlamadan önce çözülmeye çalışılan problemi tanımlamalıdır. Problem tanımlama kolay görünebilir, fakat durum her zaman böyle değildir. Bir bakıma grup tartışması için problem tanımlama, bir konuşma amacı saptamaya benzer. Eğer tanımlama iyi yapılamazsa, onu izleyen bütün aşamalarda aksama olması kaçınılmazdır.

Problem tanımlandıktan sonra grup onu analiz etmeye başlayacaktır. Genellikle bireyler gibi gruplar da, neyin yanlış olduğunu tam saptamadan çözümler ararlar. Bu bir doktorun hastayı muayene etmeden ilaç yazmasına benzer. Problem analizinde iki soru yardımcı olacaktır. Bunlardan ilki; problem ne kadar çetindir? sorusudur. İkinci soru ise problemin nedenleri neler olabilir? sorusudur. Bu bir anlamda sorunun tarihçesinin araştırılması anlamını taşır.

Grupta problem analizi yapıldıktan sonra doğrudan çözümlere atlanmaz. Bunun yerine olası çözümler için ölçütler geliştirmek yerinde olur. Çözümlerin başarı dereceleri belirlenir ve çözüm sayılarını sınıflandıran etmenler de belirlenir. Grup, çözüm ölçütlerini belirledikten sonra artık çözümlerin tartışılmasına geçilebilir. Bu aşamada çözümleri yargılamak yerine mümkün olduğunca çok olası çözüm üretilir. Grubun bir üyesi bunları mutlaka kaydetmelidir. Bu aşamada beyin fırtınası (brain storming) yöntemi yararlı bulunmaktadır. Bu yöntem, düşüncelerin birleştirilebilmesi ve eşit katılımın sağlanması açısından yararlıdır.

Bütün olası çözümlerin üretilmesinden sonra artık bunların değerlendirilip en iyi çözümün seçimine geçilir. Daha önce belirlenen ölçütler dahilinde belirlenen çözüm tartışılır. Sonra diğerlerine geçilir. Her olası çözüm tartışıldıktan sonra, uzlaşım sağlanmaya çalışılır. Uzlaşım her üyenin kabulüyle olmalıdır. Grup uzlaşıma ulaştığında bulgularını açıklamaya hazır demektir.

Mutlaka Okumalısın!  2 e-perakende İnternet Sitenizi Hazırlamak

 

Yansıtıcı düşünme metodunun basamaklarını sıralayabilir misiniz?

Grubun Önerilerinin Sunumu

Problem çözümü grubun çalışması, yansıtıcı düşünme metodunun son basamağına gelinmekle sona ermez. Grup üyeleri öneriler üzerinde anlaştığında, artık onları birilerine sunmak gerekir. Örneğin; sınıftaki grup raporlarının öğretmene veya sınıfın kalanına sunulması, bir meclis araştırma grubunun araştırma raporunu meclise sunması vb. Bu raporların amacı, grup önerilerinin açıkça ve ikna edici biçimde sunulmasıdır. Bazen grup resmi bir yazılı rapor hazırlar. Ancak çokluk bu yazılı rapor, bir sözlü raporla, sempozyumla veya panel tartışmaları ile desteklenebilir ya da yerini onlara bırakabilir.

Bir sözlü rapor, yazılı raporla aynı içeriğe sahip olmalıdır. Çokluk grup lideri ya da grubun belirlediği bir kişi tarafından bu sözlü rapor sunulur. Bu raporun sunumuna aynen bir konuşmaya hazırlanıldığı gibi hazırlanılmalıdır. Sözlü raporun da giriş, gelişme ve sonuç bölümleri olmalıdır. Ayrıca, raporun sunumunda izleyici daha önceki bölümlerde tartışıldığı biçimiyle dikkate alınmalıdır.

Sempozyumda bir yönetici ve birden çok konuşmacı olur. Eğer grup sempozyumda sunuş yapıyorsa, daha çok grup lideri oturum yöneticisi olur. Yöneticinin görevi konuyu ve konuşmacıları sunmaktır. Diğer konuşmacı başlığın değişik boyutlarını sıra ile dile getirir. Konuşmalardan sonra, izleyicilerle bir soru-cevap bölümü yer alır.

Panel tartışması temel olarak izleyici karşısında karşılıklı konuşmadır. Panelin de bir oturum yöneticisi olur. bu yönetici aynen sempozyumda olduğu gibi konu ve konuşmacıları sunar. Tartışma başladıktan sonra yönetici soru ve yorumlarla tartışmayı yönlendirir. Panelistler, birbirleriyle konuşmalarına rağmen izleyicilerin duyabileceği kadar yüksek sesle ve açık olarak konuşmalıdır. Panel, izleyicilerle yapılabilecek bir soru cevap oturumunu da kapsayabilir. Aslında panellerin kendiliğinden yapısı, katılımcılar ve izleyiciler için heyecan yaratırken grup raporu sunumunda pek yararlı olmaz. Bu nedenle paneller, grup raporu sunumunda pek kullanılmaz.