Yeni Yazı >>
Home / Genel / Türkiye’de Finansal Piyasalar

Türkiye’de Finansal Piyasalar

Ülkemizde 1980′li yıllara kadar bankalar sistemi ve diğer para piyasası kurumları önemli bir gelişme göstermişse de sermaye piyasasının gelişmesi sonraki yıllarda olmuştur. 1980-1981 yıllarında ülkemizde finansal piyasamızı sarsan bankerlik olayı ve 24 Ocak Ekonomik İstikrar Programı sonrasında 1 Şubat 1982 tarihinde Sermaye Piyasası Kanunu ve bu tarihten itibaren de mali piyasaların serbestleştirilmesi amacıyla yapısal değişiklikler uygulamaya konulmuştur. Bu tedbirler arasında mevduat ve kredi faizlerinin piyasa güçlerince belirlenmesi ve finans kesiminin kurumlarının oluşması yer almaktaydı.

Sermaye piyasalarında derinleşmeye ve mali araçlarda çeşitlenmeye yönelik liberalleşme çabalarının özel sektörden daha çok kamu sektörüne hizmet ettiği görülmektedir. Kamunun paraya olan ihtiyacının her yıl hızla artması, piyasadaki fonların önemli bir bölümünü kamuya yöneltirken, faiz oranlarının da artması neden olmaktadır. Piyasada oluşan yüksek faizler işletmeleri olumsuz yönde etkilemektedir. Yüksek faizler, işletmelerin para ve sermaye piyasasından faydalanmalarını kısıtlarken, yüksek oranda borçla çalışan işletmeleri zor durumda bırakmaktadır.

Çizelge 18. 4. Türkiye’de 1996-2001 döneminde ihraç edilen menkul değerleri göstermektedir. Görüldüğü gibi ihraç edilen menkul değerler içinde kamunun payı giderek artarak %96′lara ulaşırken, özel sektörün payı azalmaktadır. Olaya menkul değerler açısından bakıldığında özel sektörde hisse senetlerinin payı artarken, diğer menkul değerlerin payı azalmaktadır.

1989-1996 dönemi itibariyle İ.M.K.B. kayıtlı 145 imalat üretim işletmesinin finansman yapılarının incelendiği bir araştırmanın sonuçları aşağıdaki tabloda verilmektedir. Araştırmaya konu olan firmaların toplam kaynaklarının yaklaşık %50′nin öz sermayeleri ile, kalanın borçlarla finanse edildiği; borç kaynakları içinde kısa vadeli ticari borçlarla, kısa vadeli banka borçlarının ağırlıkta olduğu özellikle de orta büyük ölçekli firmaların finansmanda kısa vadeli banka borçlarının önemli oranda olduğu görülmektedir.

Görüldüğü üzere ülkemizde sermaye piyasası ancak 1980′den sonra kurumsal hale getirilmiştir. Özellikle kamu kesimi başta olmak üzere, özel kesim uzun vadeli fon ihtiyaçlarını bu piyasalardan sağlama yoluna gitmişlerdir. 1986 yılından itibaren İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının (İ.M.K.B) kurulmasıyla Türk sermaye piyasasının, Türk ekonomisindeki rolü artmaya başlamıştır.

Mutlaka Okumalısın!  Yazılı İletişim