Yeni Yazı >>
Home / Genel / Verimlilik Kavramı

Verimlilik Kavramı

Genel anlamda verimlilik, bir üretim ya da hizmet sisteminin ürettiği çıktı ile bu çıktıyı yaratmak için kullanılan girdi arasındaki ilişkidir. Eğer çıktılarla girdiler aynı biçimlerde ifade ediliyorsa, girdi/çıktı oranından elde edilecek birimsiz değer, verim olarak adlandırılır. Üretimde kullanılan kaynak sayısı birden fazla ise, her kaynak için tek tek verimlilik hesaplamaları yapılabileceği gibi (kısmi verimlilik), kaynakları ortak olarak ifade edebilecek bir ölçü (örneğin, parasal değer, ağırlık, uzunluk gibi) yoluyla toplam verimlilik hesaplamaları yapılabilir. Benzer şekilde, birden fazla çıktı söz konusu olduğunda, çıktıların ortak bir birimle ifade edilmesi gerekir. Kısmi ve toplam verimlilik göstergelerinin nasıl hesaplandığını Şekil 9.1’den inceleyebilirsiniz.

Verimliliğin tanımı, üretim tipinin farklı olmasına veya sistemin politik, ekonomik ya da sosyal sistem olmasına göre değişmez. Bu bağlamda bazen farklı kişiler için farklı anlamlar ifade etse de, verimlilik kavramı, daima üretilen mal ve hizmetin miktar ve kalitesiyle, bunları üretmek için kullanılan kaynaklar arasındaki ilişki olarak kalır. Ancak geçmişe göre önemli bir farklılık, verimlilik kavramının her gün artan bir şekilde kaliteyle ilişkilendirilmesidir. Günümüz verimlilik anlayışında çıktının, girdinin ve sürecin kalitesi önemlidir. Daha da önemlisi işgücünün, yönetimin ve çalışma koşullarının kalitesidir. Böyle olunca verimlilik karşımıza sosyal ve ekonomik kavramlarla birlikte ele alınması gereken oldukça geniş bir kavram olarak çıkmaktadır.

Genel anlamda verimlilik, bir örgütün bazı ölçütlere ne kadar yaklaşabildiğinin bir ölçüsüdür. Bu ölçütler etkililik, etkenlik ve doluluktur. Bir başka deyişle, bir verimlilik iyileştirme süreci, neyin üretileceğinin ya da neyin sağlanacağının (etkililik), nasıl ve ne biçimde sağlanacağının (etkenlik) ve bunun kesintiler ve duraklamalar olmadan gerçekleşmesi gerektiğinin (doluluk) anlaşılmasıyla başlar. Etkililik, örgütlü bir insan eylemidir; gerçek ihtiyaçlara yönelmeyi (doğru işlerin yapılmasını) gerektirir ve kalite kavramını da içerir. Etkenlik, örgütlü insan eylemidir; planlanan işlerin doğru yapılmasını gerektirir. Üretim eylemi kaliteli bir mal ya da hizmeti üretmeye yetecek miktarda kaynak kullanılarak gerçekleştirildiği zaman söz konusu olur. Doluluk, etkili ve etken insan eylemidir; üretim sürekli olarak ve kesintisiz biçimde gerçekleştirildiğinde ortaya çıkar.

Mutlaka Okumalısın!  Satış Gücünün Nicelik ve Nitelik Olarak Belirlenmesi

Verimliğin son derece teknik yönleri vardır; bunları anlayabilmek için konusunun uzmanı olmak gerekir. Ancak verimlilik aynı zamanda insanların günlük yaşantılarıyla iç içe olan, onları etkileyen ve onlardan da etkilenen bir olgudur; bu olguyu konuyla ilgili hiçbir uzmanlığı bulunmayan kişiler de anlayabilirler. Dolayısıyla verimlilik uğraşı, bir yandan çeşitli uzmanlık alanlarına ilişkin bilgiye sahip olmayı ve bunları geliştirmeyi; bu nedenle de farklı mesleklerde yetişmiş kişilerin işbirliği yapmasını ve birlikte çalışmasını gerektirir. Öte yandan da örgüt üyelerinin yaşına, cinsiyetine, bulunduğu konuma, yaptığı işe, eğitim düzeyine bakılmaksızın, onlarla ilişki kurmayı ve onları ortak verimlilik hedeflerine yöneltmeyi gerektirir. Bir başka deyişle, bir verimlilik kültürü yaratılıp yaygınlaştırılması için çaba göstermeyi zorunlu kılar.