Perakende mağazalarının başarısında müşteri memnuniyeti ön plandadır ve bunu sağlamak üzere müşterinin talep edeceğini düşündükleri ürünleri satışa hazır durumda bulundurmak, yani stokta tutmak isterler. Ancak bu durum, enerji, personel, finans, sigorta gibi maliyet unsurları nedeniyle belirli sınırlılıklar içinde gerçekleştirilir. Stokta tutma maliyetleri arasında en önemlileri şunlardır:
Yıpranma ve eskime maliyeti: Ürünün raf ömrü, modadaki değişmeler ve teknolojik gelişmeler stoktaki ürünün değerini etkiler.
Sermaye maliyeti: Stokta tutulan ürünler için ayrılacak parasal fonların bir maliyeti söz konusudur. Eğer fonlar dış kaynaklardan sağlanıyorsa katlanılacak risk ve maliyet daha yüksek olacaktır. Diğer taraftan, stoklara bağlanan sermayenin bir de alternatif maliyeti vardır ki bu da aynı fonların stokta ürün tutmak için kullanılmayıp başka bir yatırımda değerlendirilmiş olmasıyla elde edilecek gelirdir.
Depolama maliyeti: Stoklama için katlanılacak olan personel, ısıtma, soğutma ve aydınlatma için elektrik enerjisi, sigortalama maliyetleri bu grup içinde yer alır.
Taşıma maliyeti: Tedarikçilerden normal siparişler dışında yapılacak olan ilave ürün talepleri birtakım ekstra taşıma giderlerine sebep olabilir.
Satış için gerekli miktardan daha az ürünü stokta tutmak ise stokta bulundurmama maliyetlerinin ortaya çıkmasına yol açar. Stokta bulundurmama maliyetleri arasında en önemlileri satış fırsatının kaçırılması ve ihtiyacı karşılanamayan müşterinin kaybıdır. Bu maliyetin ölçümü zor olup, uzun vadede satış gelirleri veya pazar payının değişimi incelenerek saptanır. Perakende mağaza yöneticileri, stokta tutma maliyetleri ile stokta tutmama maliyetleri arasındaki hassas dengeyi gözetmeye yoğun çaba harcarlar. Diğer bir deyişle kâr ve maliyetleri optimize edecek bir stok politikası geliştirmeyi amaçlarlar.
Operasyonel anlamda stok yönetiminin üç aşaması vardır: perakendeciden tedarikçiye, tedarikçiden perakendeciye ve perakendeciden tüketiciye. Bu aşamalar Şekil 6.1′de yer almaktadır.
İlk olarak, perakendeci satış tahminlerine ve /veya müşterilerin gösterdiği davranışlara bağlı olarak belirlediği miktarda sipariş verir. Hem miktar hem de çeşitler (örneğin renkler ve materyal çeşitliliği) siparişte belirtilir. İkinci olarak, tedarikçi siparişi temin eder, perakendeci de eline geçen ürünleri kutusundan çıkartır, üzerine etiket yapıştırır ve satış yapılacak noktalara yerleştirir ve satış işlemini tamamlar. Bazı satış işlemleri satılan ürün müşteriye, evine ulaştırılmadan tamamlanmış olmaz. Örneğin, duvardan duvara halı alan bir müşteri için halının eve döşenmesi ile satış işlemi gerçekleşir. Operasyon bakış açısından stok yönetimiyle ilgili olarak perakendecinin göz önüne alması gereken bazı konular vardır.
Bunlar:
– Farklı perakendecilerden alınan siparişlerin koordinasyonu nasıl yapılabilir?
– Satış alanındaki stok miktarı ile depolardaki stok miktarı nasıl dengelenmelidir?
– Mallar satışların zayıf olduğu bölümlerden güçlü olduğu bölümlere hangi sıklıkla transfer edilmelidir?
– Çalışma saatleri içinde stoka yönelik neler yapılmalıdır? Çalışma saatleri dışında yapılması gerekenler nelerdir?
– Hızlı dağıtım ve teslim yapma ile yüksek maliyet ilişkisi nasıl dengelenebilir?
– Perakendeciden beklenilen sergileme ve depolama destekleri nelerdir?
– Mağaza içinde kırılmalar bozulmalar açısından kabul edilebilir miktar, düzey, oran nedir?
– Hangi kalemler müşteriye ürün teslimi gerektirir? Bu iş zamanlama ve sorumluluk açısından nasıl başarılabilir?
Stok yönetiminin performansını arttırmak için perakendeciler “hızlı tepki planlaması” olarak adlandırılan bir sistem kullanmaktadır. Bu sistem, perakendecinin nakliye faaliyetlerini koordine etmesini, stok düzeyini sıkı sıkıya takip etmesini, elektronik veri transferi gibi yöntemlerle tedarikçiler ile iyi ilişkiler ve düzenli iletişim kurmasını ifade eder. Hızlı tepki planlaması ile perakendeciler stokta tuttukları miktarı azaltırlar ve daha hızlı ve daha sık sipariş verirler. Hızlı tepki planlaması sistemi “rafa hazır ürün” sistemi ile birlikte çalıştırıldığında etkinlik daha da yükselmektedir. Rafa hazır ürün, perakendecinin üzerinde işlem yapma gereği duymadan sergilere, tezgâhlara, raflara yerleştirebildiği ürünleri anlatmaktadır. Bu sistemde, ürünler, tedarikçi tarafından etiketlenmiş, askılarına asılmış hatta raflarına yerleştirilmiş olarak gelir.
Bazı perakendecilerin hızlı tepki siteminin de ötesine gidip lojistik ile daha yakından ilgilendikleri de görülmektedir. Lojistik, ürünlerin üreticiden tüketiciye, maliyet ve zaman açısından en etkin şekilde ulaştırılmasında yaşanan sürecin tamamıdır. Stok yönetiminin diğer yöntemlerinden farklı olarak lojistikte nakliye, depolama, sipariş işleme, paketleme, satın alma ve müşteri hizmetleri birbiri ile bağıntılı olarak ele alınır.
Perakende Okulum Mağazacılığı Uzmanından Öğrenin

