Özürlü, eski hükümlü ve terör mağdurlarının çalışma yaşamında korunmasını öngören hukuki düzenlemeleri daha iyi kavrayabilmek için, önce iş ilişkisinin bu kişiler yönünden neden düzenlenmesi gerektiği üzerinde duralım. Özürlüleri, Eski Hükümlüleri ve Terör Mağdurlarını Koruma Gereği Anayasa’nın 48 inci maddesinde yer alan, “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir” hükmü uyarınca bir işveren bir iş sözleşmesi yapmaya zorlanamaz. Ancak; kanun …
Devamını Oku »1. A Merkez insan kaynakları yönetimi
İş İlişkisinin Kadınlar Yönünden Düzenlenmesi
Kadın işgücü tarihin hemen her döneminde, çeşitli statüler altında ekonomik faaliyetler içinde yer almıştır. Ancak kadınlar, Sanayi Devrimi’nin kendine özgü koşulları altında, çalışma yaşamına ilk kez işçi statüsü ile girmişlerdir. Sanayiin sürekli gelişip, yaygınlaşması ile XX. yüzyılda yaşanılan teknik, ekonomik, demografik, hukuki, kültürel, siyasal nitelikte pek çok oluşum ve değişim, kadın işgücünün çalışma yaşamı içindeki yerini pekiştirip, sayılarını çoğaltmıştır. Kadınların …
Devamını Oku »İş İlişkisinin Çocuk ve Genç İşçiler Yönünden Düzenlenmesi
İnsan yaşamında çocukluk ve gençlik dönemleri, fiziksel ve düşünsel gelişme sürecinin henüz tamamlanmadığı evreleri ifade eder. Bu nedenle çalışma yaşamının yetişkinler göz önünde tutularak düzenlenmiş olan koşulları, örneğin; bedensel güç ve üstünlüğe dayalı, çok yorucu, tek düze, hızlı tempolu çalışma ortamları bu sürecin sağlıklı biçimde tamamlanmasını engelleyebilir. Bazen çalışma koşulları, eğitim ve öğrenimlerini çalışarak sürdürmek durumunda olan çocukların eğitim sürecini …
Devamını Oku »İş İlişkisini Özel Olarak Düzenleme Gereği
Çalışma yaşamının olağan koşulları göz önünde bulundurularak hazırlanmış olan iş kanunlarının hükümleri, bazı kişilerin taşıdığı özellikler nedeniyle yetersiz kalır. Bu nedenle iş ilişkilerini, bu kişiler yönünden özel olarak düzenleme gereği doğar. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 50nci maddesinde yer alan “Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uygun olmayan işlerde çalıştırılamaz. Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel …
Devamını Oku »İş İlişkisinde Tatil ve İzinler
İşçinin dinlenmeksizin sürekli olarak çalışması halinde verimi düşecek, yorgunluk ortaya çıkacak ve buna bağlı olarak iş kazası ve meslek hastalığı riski artacaktır. İşçilerin dinlenmelerini sağlamak için Kanunlarda düzenlemeler yapılmıştır. Any. ‘de, dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu ifade edildikten sonra ücretli hafta ve bayram tatili ve yıllık ücretli izin haklarının ve şartlarının kanunla düzenleneceği belirtilmiştir (Any. m. 50/III, IV). İK. ‘da hafta …
Devamını Oku »İş İlişkisinde Fazla Çalışma
İşçinin, İK. ‘da düzenlenmiş süreler içinde çalıştırılması esastır. Ancak, bazı sebeplerle çalışma süreleri aşılabilir. Normal çalışma süresinin aşılması hali için Kanunda “fazla çalışma” kavramının kullanıldığı görülmektedir. Fazla çalışmayı, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırk beş saati aşan çalışma olarak ifade edebiliriz (İK. m. 41). Dolayısıyla, Kanunda belirtilen sebeplerle haftalık çalışma süresi olan kırk beş saatin üzerinde yapılan çalışmalar “fazla çalışma” …
Devamını Oku »İş İlişkisinde Çalışma Süresi
4857 sayılı İş Kanunu’nda “çalışma süresi”nden söz edilmekle birlikte, çalışma süresi kavramının içeriği Kanunda düzenlenmemiştir. İş Kanunu m. 63′e dayanılarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılan “İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği”nde (R. G. , T. 6. 4. 2004, S. 25425) çalışma süresi, işçinin çalıştırıldığı işte geçirdiği süre olarak ifade edilmiştir. Ayrıca, İK. m. 66/I’de yazılı sürelerin de çalışma …
Devamını Oku »Ücretin Korunması
Ücret, işçilerin tek geçim kaynağı olarak kabul edilmektedir. Bu sebeple, kanun koyucu ücreti güvence altına alan düzenlemeler yapmıştır. Ücretin Haczedilememesi, Devir ve Temlik Edilememesi İK. ‘da yer alan düzenlemeye göre, işçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik olunamaz. Ancak, işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hakim tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir. …
Devamını Oku »Ücret Hesap Pusulası ve Yüzdelerin Belgelenmesi
İşveren, işyerinde veya bankaya yaptığı ödemelerde işçiye ücret hesabını gösterir imzalı veya işyerinin özel işaretini taşıyan bir pusula vermek zorundadır (İK. m. 37/I). Ücret hesap pusulası denilen bu belgede, ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her çeşit eklemeler tutarının ve vergi, sigorta primi, avans mahsubu, nafaka …
Devamını Oku »Ücretin Belirlenmesi
İşçiye ödenecek ücret miktarı, taraflarca iş sözleşmesinde kararlaştırılır. Bu yapılmadığı zaman ücret geleneğe göre belirlenir (BK. m. 323/I). Ücretin belirlenmesinde, toplu iş sözleşmesi hükümlerinin de ihmal edilmemesi gerekir. Ücret miktarı, taraflar arasında belirlenirken bir taraftan BK. m. 19-21′de sözleşme serbestisine ilişkin hükümler, diğer taraftan da İK. m. 39′da düzenlenmiş olan asgari ücret hükümleri dikkate alınmalıdır. Ücretin belirlenmesinde, bir üst sınır …
Devamını Oku »
Perakende Okulum Mağazacılığı Uzmanından Öğrenin
