Bazı Yakın Çevre Faktörlerinin Analizi ve Bunlara İlişkin Teşhisler

Devlet ve Yerel Yönetim Düzenlemelerine İlişkin Faktörler

Devlet ve yerel yönetimler işletmelerin faaliyetleri üzerine gittikçe artan bir biçimde etki yapmaktadırlar. Örneğin; devlet asgari ücretin belirlenmesini, yıllık ücret düzeylerinin düzenlenmesini ve fiyat kontrollerini çıkardığı yasalar ve kararnameler doğrultusunda belirler. Ayrıca, devlet ve yerel yönetimler, eşit istihdam koşulları sağlamak için kuruluş yeri tayini, organize sanayi bölgeleri ve teşvik tedbirleri, iş güvenliği, taksitli ya da indirimli satışlar, çevre bozulması ve kirlenmesi, gürültü kontrolüyle yapılacak reklam ve duyuruların cinsine kadar birçok konularda kanun, kararname ve yönetmelikler çıkarabilmektedirler. Bu yasa ve düzenleyici hükümler günden güne değişimler göstererek işletmenin faaliyetlerini etkilemektedir.

Hükümet ve devletin faaliyetleri, işletmenin stratejik seçimleri üzerinde etkili olmakta, işletmenin olanak ve fırsatlarını ya da tehlikelerini bazen her ikisini de artırıcı etki yapmaktadır. Örneğin; devlet ve yerel yönetimler işletmenin mallarının geniş ölçüde alıcısı olabilir. Hükümetler, bazı firmaların ve endüstrilerin yaşaması ve gelişmesi için parasal destekler ya da yardımlar yapabilir. Bu yardımlar, vergi indirimleri sağlamak, personel eğitim masraflarını kısmen ya da tamamen karşılamak, iflasa giden işletmelerin hisselerini almak ya da kredi sağlamak suretiyle kurtarma şeklinde olabilir. Devlet, yabancı malların rekabeti karşısında yerli üreticileri koruyabilir. Bu amaçla ithalat kısıtlamaları, gümrük vergileri ve anti damping tedbirleri getirebilir. Hükümet politikaları, işletmeler için yeni fırsatlar ve yeni işlerin artmasında önderlik edebilir. Devlet, tekelleri kaldırarak, tekelleşmeyi önleyerek ya da girilecek iş alanlarını kısıtlayarak, yeni iş alanlarına girmeyi teşvik ederek iş hayatına yeni iş imkân ve fırsatlar tanıyabilir.

Yukarıdaki paragrafta daha çok devletin işletmeler üzerinde yardım edici ve cesaretlendirici düzenlemelerinden söz ettik. Bunun yanında, yaşama ve gelişme gücünü tehlikeye düşürücü yasa ve düzenlemelerinin olduğu da bir gerçektir.

Devletin, işletmelerin stratejik tercihlerini sınırlayıcı ya da yasaklayıcı düzenlemeleri nelerdir?

Pazar Koşulları ve Müşterilerin Özelliklerine İlişkin Faktörler

İşletme stratejist ve planlamacıları, pazar çevresinde hangi faktörlerin işletmeyi ya da onun stratejik iş birimini etkileyeceğini belirlemek için yakın çevre analizine yöneleceklerdir. İşletmenin ürün ve hizmetleri için pazardan gelen bu etkilere, pazarlama uzmanları ve iktisatçılar, talebi etkileyen birincil faktörler adını vermektedirler. Şimdi bu faktörlerden en önemli olanlarını kısaca gözden geçirmeye çalışacağız.

Nüfus miktarında meydana gelen değişmeler, ürün ya da hizmetler için olan talebi de değiştirmektedir. Çünkü ürün ve hizmetleri satın alacak az sayıda insanın olması talebin de azalması anlamına gelecektir. Bilindiği üzere, dünyada ABD ile Batı Avrupa, Kanada ve Japonya’nın kısaca gelişmiş ülkelerin nüfus artışı durmuş, hatta azalma başlamıştır. Buna karşılık, gelişmekte olan ülkelerle üçüncü dünya ülkelerinde nüfus artışı, tüm çabalara rağmen durmamış devam etmektedir. Bu durum işletmenin yerleşim stratejisini etkilemektedir.

Daha sonra, buralara üretim üniteleri ya da fabrikalarını da kurarak toplam stratejilerini değiştirirler. Gelişmiş ülkelerin uluslararası alanlara açılarak gelişmekte olan üçüncü dünya ülkelerine girmek istemelerinin nedenini, faaliyetlerini genişletmek isteyen işletmelerin baskılarında aramak gerekir. Bu politika, önce gelişmekte olan ülkelerin liberal ekonomi politikası izlemeleri daha sonra da gelişmiş ülkelerin önce pazar faaliyetlerini, daha sonra da ülke riski düşükse üretim ünitelerini (fabrikalarını) bu ülkelere kurmaları sonucunu doğurmaktadır.

İkinci konu, nüfus piramidinin değişmesi, ölüm yaşının yükselmesidir. Doğum oranları azalırken, artan toplum sağlığı önlemleri nedeniyle yaşlıların oranları artıyorsa, bu takdirde, gençlere hitap eden endüstrilerin faaliyetleri azalan talep nedeniyle daralmakta ve işletmeler arasındaysa rekabet şiddetlenmektedir. Öte yandan, yaşlı nüfusa hitap eden endüstrilerin faaliyetlerinde canlanma göze çarpmaktadır. Şu halde, işletmenin faaliyetlerini etkileyen önemli demografik bir husussa, nüfus piramidindeki değişmelerdir.

Üçüncü konu, nüfusun gelir dağılımıyla ilgilidir. Bir ülkede ya da dünyanın bazı bölgelerinde toplam milli gelirin büyük bir kısmı az sayıda kalburüstü ve zengin insanların elindeyse ve nüfusun büyük bir çoğunluğu düşük gelir seviyesine sahipse, zenginlere hitap eden az sayıdaki endüstriler büyük gelişme potansiyeli gösterecekler, ancak orta ve düşük gelir gruplarının talepleri azalacağı için birçok endüstrinin faaliyetleri tehlikeye düşecektir. Sosyal huzursuzlukların artmaması, tüm endüstrilerin talep seviyesinin tehlikeye düşmemesi için alt, orta ve üst gelir grupları arasındaki farklılıkların çok yüksek olmaması gerekir.

Dördüncü konu ürün ya da hizmetlerin hayat eğrisinin bulunduğu dönemdir. Bu etken, talebin artma ya da azalma göstermesiyle ilgili bulunmaktadır. Ürün hayat eğrisinin başlangıç ve büyüme dönemlerinde talep sürekli ve hızla artarken yeni yatırım ve sermaye ihtiyaçları da fazla olmaktadır. Olgunluk dönemindeyse talep azalarak artmaya devam etmektedir. Bazı hallerde, bir endüstri önce düşüş, sonra tekrar bir yükseliş gösterebilir, bunun nedenini geçici çevresel bir etkide ya da bağlı endüstrilerde aramak gerekir. İşletmeler ürün hayat eğrisinin neresinde bulunduklarını anlayabilmek için büyük bir enerji ve çaba harcarlar ve buna göre yatırım faaliyetlerini sürdürürler.

Nihayet, beşinci ve sonuncu konuysa, müşteri özelliklerine ilişkindir. Aslında buraya kadar olan açıklamalarımızda müşteri, sayısı, yaşı, gelir seviyesi onun işletme tarafından üretilen mal ve hizmetleri talep etme bakımından özellikleri arasına girmektedir. Ancak sosyokültürel değişmelerle müşterilerin alım güdülerinde, örf, adet ya da alışkanlıklarında değişmelerin dikkate alınması da önemlidir. Müşteriler kültürel etkileşimi fazla olan çevrelerde yaşıyorlarsa alım güdüleri, zevkleri ve alışkanlıkları da o ölçüde değişecektir. Diğer bir konu, modanın endüstri üzerine ve işletmenin mallarına olan etki derecesinin tahmin edilmesidir. Moda üretilen malların cinsine göre, mevsimden mevsime, yıldan yıla, üç, beş ya da on yılda bir köklü değişimler göstermektedir. Bu değişimler sonucunda, üretilen malların ya da hizmetlerin cinsi, kalitesi, rengi, kokusu, kullanış biçimi ve yerleri değişmektedir.

Hiçbir işletme, müşterisi olmaksızın kar sağlayamayacağı için, incelemeye pazarlardan başlamak daha uygun olacaktır. Bu nedenle işletme dışı öğelerin değerlenmesinde şu sorulara cevap aramalıdır:
- İşletmemiz hangi pazarlara hizmet etmektedir?
- Bu pazarlar hangi büyüklüktedir, bizim bu pazarlardaki payımız ne kadardır?
- Pazar durumumuzu iyileştirmek için neler yapabiliriz?
- Hangi faktörler bizim pazar başarımız ya da başarısızlığımız üzerinde etki etmektedir?

Şu halde, işletme her temel ürünü için pazarın büyüklüğünü ve burada sahip olduğu pazar kısmını belirlemelidir. Bazı ürünlerde ya da zayıf nitelikteki bazı işletmelerde piyasadaki pazar yüzdesini tahmin etmek zor olabilir. Zaten dikkatli ve kesin bir tahmin çok ender olarak gereklidir. Asıl amaç firmanın ürettiği ve sattığı her ürün için sahiplere oranla elinde bulundurduğu pazar payı hakkında bir fikir elde etmektir. Ayrıca, söz konusu pazarın içerde, gelişme potansiyelini de değerlendirmeyi unutmamak gerekir. Bundan sonra, işletme her ürünü için söz konusu pazara nasıl (hangi güçlü tarafları ya da hangi zayıf yönleri) erişmiştir? Başarısını ya da başarısızlığını belirleyen etmenler nelerdir? Hangi özel imkân, fırsat ya da kozlara sahiptir? Müşterinin ürünü tercih etmesinin ya da etmemesinin temel öğeleri neler olabilir? gibi soru ve sorunlar üzerinde durmalıdırlar.

Satış sonrası hizmetler ve satış temsilcileri, bazıları asılsız dahi olsa, işletmeye bilgi sağlamakta ve müşteriyle onun arasında haber köprüsü olmaktadır. Bütün bu hususlar, işletmenin markasının müşteri üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdiği gibi, ürünleri sattığı pazar hakkında da bilgi sahibi olma imkânını sağlayacaktır. Küçük işletmeler pazar araştırmalarını çok pahalı bir faaliyet olarak görmemelidirler. Endüstri alanıyla ilgili olarak yayınlanmış olan istatistikler çok yararlı veriler olarak nitelendirilerek izlendiği takdirde, bu faaliyet yerine getirilmiş olacaktır. Ancak, Türkiye’de bu konudaki istatistiklerin yetersiz, çok güvenilir olmayan ve geç yayınlanan nitelikler taşıdığını da ifade etmek maalesef yanlış olmayacaktır. İstatistikî araştırmalara, kuşkusuz, ürünlerin kaliteyle ilgili analizlerinin yapılmasını da ilave etmek yerinde olacaktır. Böylece, sağlanacak kantitatif (istatistiksel) ve niteliksel bilgiler işletme değerlemesi ve stratejik analizler için çok başarılı olmasa bile yeterli bir inceleme sağlayacaktır.

Pazar araştırmaları ve müşteriler hakkında sağlanacak bilgilerden bir kısmı da işletmeyle müşteri arasındaki bağıntıyı sağlayan dağıtım kanallarıdır. İşletmenin müşteriye erişmesi için kullanmış olduğu kanallar dışında, başka kanal ya da yollar mevcutsa bunların neler olduğunu, seçildiği takdirde ne gibi yararlar sağlayacağını da çok iyi bir şekilde analiz etmelidir.

Satıcılara ve Satıcılar Pazarına İlişkin Faktörler

Etkili stratejistler, işletmeye mal, enerji ya da hizmet satanlarla ilgili olarak çevrede meydana gelen değişimlerle de yakından ilgilenirler. İşletmede hâlihazırda kullanılan tüm üretim faktörlerinin bulunabilir olmasıyla bu ürünlerin işletmeye maliyetleri önemlidir. Ayrıca, mevcut ürün ve hizmetlerimize ikame olabilecek yeni ürün ve hizmetlerin üretim faktörlerindeki ve teknolojilerindeki değişikliklerle de ilgilenecektir. Hammadde, yardımcı malzeme, yarı mamul temini ve tedarik imkânlarıyla maliyeti, işletmeyle satıcılar arasındaki güç ilişkilerine bağlıdır.

Burada, analizcinin araştıracağı konular: satıcılar pazarının ne ölçüde serbest rekabet halinde oldukları ya da bu rekabetten uzaklaşıp oligopol ya da monopol durumunda bulunduklarıdır. Birinci durumda, pazar kontrol gücü alıcı olan firmalarda, ikinci durumdaysa, pazar kontrol gücü satıcı firmaların elindedir. Endüstride alıcı firmaların sayıları azalmakta, serbest rekabet biçiminden uzaklaşarak oligopol ya da monopole doğru yaklaşmaktaysa, bu durum, onlara satıcılar karşısında pazar kontrol gücü vermektedir. Eğer, alıcılar serbest rekabet biçiminde bulunuyorlar ve sayıları da fazlaysa, bu kez, satıcı firmalar pazarın kontrolünü ellerine geçireceklerdir. Satıcı firmalar yukarıya doğru dikey entegrasyona gidiyorlarsa pazarı kontrol güçleri artıyor demektir. Aksine, alıcı firmalar geriye doğru dikey entegrasyona giderlerse, bu takdirde, pazarı kontrol gücü onların eline geçebilecektir. Bu nedenle, strateji uzmanları satıcılar pazarındaki gelişmelerle gelecekte muhtemel gelişmeleri analiz ederek işletmenin stratejik avantajlarını dikkatle belirlemelidir.

Alım yapanın gücü arttıkça tedarik maliyetleri düşmektedir. Bu nedenle, alıcı endüstrisi kendi arasında anlaşıp bir birlik kurmaları halinde ya da önemli bazı alıcıların geriye doğru entegrasyona gitmesi durumunda alış maliyetleri önemli oranda azalacaktır. Alıcıların endüstrisi çok rekabetli bir ortamda ve ikame bir alana geçme çok maliyetliyse satıcının malı üretim sürecinin temel önemli maddelerinden biriyse ve hatta satıcı için yukarıya doğru entegrasyon cazipse ve dilediği zamanda dikey entegrasyona geçebilecek imkânlara sahipse alıcıların gücü çok zayıftır. Alım maliyetleri, bu takdirde, oldukça yükselebilecektir.

Finansal Kurumlara İlişkin Faktörler

Bilindiği üzere, işletme, sadece çevreden hammadde, yardımcı malzeme ya dayarı mamuller tedarik etmez. Bunun yanında, işletme koşullar ve olanaklar elverdiği ölçüde faaliyetlerini genişletmek amacıyla yabancı sermaye kaynaklarına başvurarak borçlanmak da isteyecektir. Eğer, sermaye maliyetini oluşturan faiz haddi ve komisyonların oranları işletmenin karlılık oranının altındaysa işletme stratejik avantajları değerlendirmek için borçlanmaktan çekinmeyecektir. Piyasada tasarruf sahiplerine ödenen mevduat faizleri yüksekse bu konuda bankalar arasında da rekabet varsa toplanan fonların işletmelere kredi olarak kiralanması da daha maliyetli olmaktadır.

İşletmenin bulunduğu endüstrinin gelişmesi ve büyümesi arzu ediliyorsa, bu takdirde, piyasa koşullarının dışında özel borçlanma koşulları uygulanabilir, böylece, sermaye maliyeti önemli ölçüde azalabilir. Ayrıca, devlet vergi borçlarını geç tahsil etme, alacaklarını faizsiz erteleme yoluna giderek, bazı alanlarda, stratejik büyüme olanaklarını yükseltebilir.

Strateji uzmanlarının finansal kurumlarla ilgili olarak dikkat etmesi gereken konular nelerdir?

Sendikal Kurumlara İlişkin Faktörler

Sendikalar, özellikle işletmenin direkt işgücü maliyetleri üzerinde etkili olarak işletmenin rekabet avantajını önemli oranda etkileyebilmektedir. Ancak, işgücüne sağlanan güdüleyici faktörler verimliliği yükseltirse durum işletmenin lehine çevrilebilir.

Sendikayla işletme arasındaki ilişkiler çatışmalı bir şekilde kurulmuşsa işletme bu endüstride ve bu sendikal koşullar içinde büyüme ve gelişme stratejileri izlemek yerine, mevcut varlıkları çalıştırma ya da faaliyetlerini daraltma stratejileri izleyebilir. Sendikayla işletme arasındaki ilişkiler karşılıklı anlayış ve birbirlerinin haklarına saygı biçiminde kurulmuşsa, bu amaçla işgücü ve sendikalar yönetime katılma biçiminde işletmenin amaçlarına katkıda bulunacak şekilde işbirliğine aktif olarak katılıyorlarsa, işletme büyüme ve gelişme stratejilerini diğer stratejik seçimlere tercih edecektir.

 

Hakkında Perakende Okulum

Perakendede tesadüfler yoktur.. Perakende Bir bilimdir. Bu bilim,akademik temellere dayanır dünyanın kendi ve güneşin etrafında dönüşü gibi birbirini andıran tekrarların döngüsel hareketi olup bilimsel yaklaşımla açıklanabilir. bizden önce ve sonra yapılan araştırmalarla deneyler yapılarak vakit geçirilmeden uygulanmalıdır. her uygulama yeniden gözden geçirilerek eksiklikleri tamamlanmalıdır.perakende sürekli değişir döngüseldir. bunun farkında olarak oluşturulacak sistemlerle perakende biliminin daha ileriye taşınmasını sağlayacağız. ve buna gönüllüyüz kararlıyız MECHUL PERAKENDE GÖNÜLLÜLERİ HAREKETİ
Etiketlenmiş .Yer işareti koy permalink.